Mart ayı  bu fakir  için çok  kutsal bir aydır. Bir tarafta milli marşımız, bir tarafta Çanakkale Zaferi ve her ikisinin ortak kahramanı Mehmet Âkif birlikte zikrediliyor. Her tarafta bir nebze de olsa katkımızın olması bizi bahtiyar ediyor. Kiminde izleyici, kiminde konuşmacı olduk.

Önce 12 Mart İstiklâl Marşımızın Kabulü ve Mehmet Âkif’i Anma Gününü yaşadık. İlk program Şehit Samet Uslu Kız İmam Hatip Lisesindeydi. Okunan şiirler ve yapılan kareografiler muhteşemdi.18 Mart’ta bu defa Akçaabat Anadolu Lisesinin, Çanakkale Zaferinin 103.yılı programına iştirak ettik. Perdedeki Çanakkale savaşının görüntüleri,  öğrencilerin muhteşem gösterileriyle bütünleşti. Mustafa Kemal’in isabetli  tespitleri neticesinde ulaşılan başarı sahnelerinin öğrencilerimizin oratoryosuyla birebir örtüşmesi harikaydı. Her iki okulumuzun bu iki özverili faaliyetleri  için en güzel tespit, kendisine yürekten katıldığımız, Kaymakamımız Sayın Soner Şenel’in, “Görev emredildiği için değil, benimsendiği için yapılırsa başarı gelir.” sözleriydi.

Akçaabat Mesleki ve Anadolu Teknik Lisesi’nin  İstiklâl ruhunu yeniden yaşattığı programında ise öğrencilerin tümünün, izleyiciler arasına dağılıp ay yıldızlı tişörtlerle şanlı marşımızı söylemesi gözler yaşartıcıydı.

Yaylacık Ortaokulu yavrularımızın heyecanı bir  başkaydı. Şiirlerdeki vurguları, nesirdeki duyarlılıkları ağabey ve ablalarına taş çıkartıyordu. Orada adım anons edildiğinde sanırım onlardan çok ben heyecanlanmıştım. O ana kadar  kimse beni fark etmemişti. Ne söylemeliydim o genç dimağlara. Bir önceki okulda program çıkışında, bir delikanlı, Âkif’in, marşa  neden korkma diye başladığını sormuştu. Şöyle başladım söze, “Genç arkadaşlar, Milli şair, cennetmekân Mehmet Âkif, her şiirine olduğu gibi İstiklâl Marşı’na da Rabbinden aldığı  ilhamla başlamış ve öyle devam etmiştir. Zalimlerden kaçarken Hz. Muhammet(SAS)’le bir mağaraya sığındıklarında Ebu Bekir, arkadaşına  Müşriklerin zarar vereceği korkusuna kapılır. O anda  Allah(CC) Cebrail vasıtasıyla peygamberimize, ‘Söyle arkadaşına, Korkma, Allah bizimle beraberdir.’ ayetini gönderir. İşte çocuklar, marşımızdaki korkma kelimesi buradan gelmektedir. Allah bizimle olduğunu söylüyorsa bize, dünya bir araya gelse bir şey yapamaz.”  Güneş yakıyordu minik bedenleri, bir saattir de ayakta duruyorlardı; yorgundular ama alkışları çok canlıydı.

Aynı günün akşamı  Münür Özkurt Öğrenci Yurdu’ndaydık. Orada Âkif’in, Mustafa Kemal’in davetiyle Ankara’ya gelip, oradan Kuva-yı Milliye ruhunu diriltmek, halkı cepheye göndermek için il il, ilçe ilçe dolaşmalarını anlattık. Askerlik şubesi önü boşken, onun vaazıyla Çankırı askerlik şubesinin önünün nasıl dolduğunu ilettik. Genç kızlarımızın duyarlılığı, milli heyecanı  Seyyit Onbaşı ile  Mustafa Kemal’in karşılaşması olayında doruğa çıktı. Hatırlanacağı üzere Kemal Paşa, Seyyit Onbaşıdan aynı mermiyi tekrar kaldırmasını ister. Kahramanımızın gücü bu defa yetmez. Hayret içinde Paşa sorar nedenini. “O gün der Koca Seyyit, ezanın susmaması, bayrağın dalgalanması için Rabbime dua ettim. Bana bu an bir güç ver…O da verdi. Şu an öyle bir durum yok.”

Gururla idrâk ettiğimiz bu ayda, şanlı geçmişimizi   bize gururla   yaşatan Milli Eğitim Müdürlüğü nezdinde bütün okullarımıza ve Münür Özkurt Öğrenci Yurdu yönetimine teşekkür ediyoruz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89

banner37