Tarihte 16 imparatorluk kurmuş büyük ve kadim bir milletiz. Dünyanın gıpta ile baktığı, mazlum milletlerin hamisi bu süper devletleri birlik ve beraberlik ruhu üzerine bina etmişiz. Liderlerimizin şiarları, “dirlik, birlik, töre, bilgelik ve alplik” kavramlarıydı. Bu anlayışla sonuncu İmparatorluğumuz 20. yüzyıla kadar 600 küsur sene yaşadı.

Halen bir asra yaklaşan ömrüyle Cumhuriyetle yönetilen bir devletimiz var. Meclis’i Kur’an’la açılmış, milli benliğe bağlı, bilge ve dürüst vekilleri ile dünyaya merhaba demiş… 93 yaşında nazar değdi, yabancıların maşası olan bir örgüt bu güzide devleti temelinden sarsma ve yıkma yolunu denedi. Peygamberimizin en güzel örneklerini sunduğu istişare üzerine kurulu demokrasimizi zorla, hile ile yok etmeye teşebbüs ettiler. Oysa adına hareket ettiklerini (!) söyledikleri İslam, istişare ile gelenin yine istişare ile gitmesini öneriyordu. Şehadetleri dinin temeli olan ezanı Muhammedi’nin susmaması, uğruna can verilecek yegane değer bayrağın inmemesi; vatanı için kurban olan yüce milletin esarete düşmemesi için tarih boyu çarpışan ve her an çarpışmaya hazır olması gereken ordunun  içinden çıkan bir avuç hainin bu millete silah doğrultması çok acı olmuştur. Bu arada şu soruyu sormadan geçemeyeceğim. Neden Amerikalı, Rus, İngiliz, Alman ya da bir başka Batılı dış oyunlara gelmiyor da hep biz maşa oluyoruz. Nerde yanlış yapıyoruz. Bizim kaderimiz bu mu? Güçlendiğimiz her zaman yabancıların oyununa gelmek zorunda mıyız?... Şimdilik, Batılı ülkelerin her şeyin sahtesini yaparak onunla gerçeğini yok ettiğini söyleyerek konumuza devam edelim…

Bakın ne diyor milli şairimiz;

Sahipsiz vatanın batması haktır,

Sen sahip olursan bu vatan batmayacaktır.

Sahip olmak için savaşmak şart değil, bilime, adalete… Sarılırsan savaşmak zorunda kalmazsın. Bugün İstiklal Savaşı gazisi dedemin ölüm yıl dönümü. Şimdi bana hesap sorduğunu hissediyorum. “Biz aç susuz, çıplak, silahsız, cephanesiz olarak düşmanla savaştık, size bu güzelim memleketi bıraktık. Yedi düvelle canla başla mücadele ettik. Size kanlarımızı akıtarak bu cennet vatanı emanet ettik. İnsanca yaşamanız için Cumhuriyeti verdik…. Düşmanlar birlik olup saldırınca biz de birlik olduk. Cemiyetlerimiz vardı, ülkeyi bölge bölge savunmak için. Hepsi birleşti, Mustafa Kemal’in komutasında Kuvayı Milliye ruhu ile düşmanları sildik süpürdük. Neden siz hala birleşemediniz. Daha neyi bekliyorsunuz?” İstiklal savaşı gazileri adına konuşan dedem haklı değil mi? Irak’ta, Suriye’de vatanımızı bölmek isteyen YPG, içteki PKK ile birlik olmuş.Kıbrıs’ı istila ihaneti hızla devam ediyor… Ülke yanıyor ülke, biz hâlâ birbirimizle boğuşuyoruz…

Yeter artık!

15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nde kendimize gelelim; İktidarıyla muhalefeti ile birleşelim. Bu akşam cennet ülkenin meydanlarında demokrasi için nöbette buluşalım... Yarın da ülkemizin bekası için çalışmalarımıza azimle, gayretle ve inançla devam edelim… Lâ  tehzen innelllâhe meâna…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.