Kardeş, aynı annenin karnında yatanlara denir. Türkçe, karındaş sözcüğünden türetilmiştir. Karındaş’tan gardaş, gardaş’tan kardeş’e dönüşmüştür. Aynı anneden doğan ve kan bağı olanlar kardeştir. Kardeşliğin en belirgin göstergesi ise sırdaşlık, sadakat ve dayanışmadır.

Kan bağından kaynaklanan kardeşlikten daha önemli olan kardeşlik, İslam kardeşliğidir. Çünkü vahiy böyle emrediyor: “Mü’minler ancak kardeştir.” (Hucurat-10)“Bir mü’minin bütün mü’min kardeşlerine karşı görevi, birbirini destekleyen bir binanın yapı taşlarının görevi gibidir.” (Hz. Muhammet As.) Nasıl bir binanın taşları, tuğlaları üst üste geliyor, birbirine yaslanıyor, birbirine kuvvet veriyor ve bir bina meydana geliyorsa, mü’minler de bir binanın taşları gibi birbirine güç, kuvvet ve destek vermektedirler; vermeleri gerekir.

Günlük hayatta dava kardeşliği; yoldaşlık, ülküdaşlık, vatandaşlık gibi aynı davaya inanmış insanların amaç ve mefküre birlikteliğinden kaynaklanan dayanışma örnekleri de vardır. Sadakat ve bağlılık açısından bunlar da önemli modeller olarak gösterilebilir.

Sıradan bir yol arkadaşlığı yani yoldaşlık (ayakdaşlık), sağ selim hedefe birlikte varmak için sadakat, güven, dayanışma ve yeri geldiğinde hiç tereddüt etmeden rol değişimi yapmayı gerektirir.

Kardeşlik duygularını öldüren “benlik” tir,  “bencillik” tir, “ego”dur. Öne geçme, önde olma, üstün olma, daha değerli olduğunu düşünme duygusudur. Davayı, ülküyü değil, kendini merkeze alma fikridir. İnsanda gizlenmiş böyle bir zafiyet varsa ebediyen saklanamamakta, çevrenin ya da özel kuryelerin pohpohlaması ile bu zafiyet aktive olmakta, açığa çıkmakta, harekete geçmektedir. Böylece bütün değerler ölmekte, kardeşlik duyguları yok olmaktadır.

Bir de kardeş olmadığı halde, birlikteliğin ve sürecin içinde bulunma; gidişatı kontrol etme, izleme ve gözleme amacına uygun davranmak için “kardeş görüntüsü verme” şekli vardır ki en kötüsü de budur.Aynı davaya inanmış kardeşler arasında benlik yoktur, bayrak değişimi yaparak hedefe yürüyüş vardır. Yorulan veya sırası gelen bayrağı diğerine verir. Milletin bekası yolunda, var olma-yok olma mücadelesi verildiği süreçte üstlenilen sorumluluktan daha büyüğü, daha önemlisi ne olabilir?

Atalarımız “kardeşler küsmüş, ahmaklar inanmış!” demiştir. Küs kardeşler ormanda yürürken öndekinin karşısına çıkan ayı nedeniyle çaresizlik içinde geri dönerek arkasına bakınca arkadaki kardeşi; “Ne bakıyorsun? Kardeşimi bırakıp da ayıdan tarafa olamam ya!” demiştir.

Gün kardeşlik ve dayanışma günüdür: El ele verme günüdür. İhanet hariç her türlü görüş ayrılığı, vatan ve millet kavramları yanında ayrıntıdır, teferruattır. İhanet ise bir görüş ayrılığı değil, bilerek ya da bilmeyerek düşman oluşumlar içinde yer almaktır; onlara hizmet etmektir. Affedilemez, hoş görülemez!

Bana birisi “kardeşim” diyorsa gerçekçi ve samimi ise o benim kardeşimdir. Ya da ben birisine içtenlikle “kardeşim” diyorsam o da beni böyle kabul etmelidir. Bayrak bende olduğu kadar onda da olabilir. Aksi davranışlar “nefis”tir, “ego”dur, “ben”dir.

Vatan ve millet yolunda benliğini aşanlar, kefen giyebilir, kendini ülkesine ve milletine feda edebilir ve milleti arkasından yürütebilir!  Benlik duygusu ile hareket edenlerin millet nezdinde karşılığı yoktur.  Daha ne diyeyim? Bu kadar yeter. Anlaşılması gerekenler sanırım anlaşılmıştır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Osman BAYRAKTAR 7 ay önce

ağzına yüreği̇ne sağlık

Avatar
Hasan gülay hg 7 ay önce

Hocam, samimi bir şekilde, birlik beraberlik ve kardeşlik çağrısı yapanların elini öpüyorum.

banner89