Isı aniden yükselince düşünce… Hazırlıksız yakalanıyoruz doğal olarak.

Soğuk algınlığı, nezle, grip kırıp geçiriyor.

Havalara aldanıyoruz. Evden çıkarken günlük güneşlik…

Fakat gün içinde bazen dört mevsimi yaşıyoruz.

***

Mevsim geçişlerine dikkat… Vücut direnci düşünce vay halimize…

İyi beslenin, bol su tüketin” diyor uzmanlar.

Düzenli ve kaliteli uyku da çok önemli… Giyecek seçimi ile sporu da unutmadan…

Yalnızca fiziğimizi değil kimyamızı da etkiliyor mevsim geçişleri… Psikolojimizi bozuyor.

Bir canlılık yerine… Baharda bir yorgunluk hissi, uyuma isteği, enerji azlığı varsa…

Ve hiçbir şeyden zevk almıyorsak doktora görünmekte yarar var.

***

Sonbahardan kışa geçerken daha bir hazır gibiyken… Kıştan bahara sürekli bir yanılgı içindeyiz. Büyük usta Orhan Veli’nin dediği gibi… “Beni bu güzel havalar mahvetti”.

Sizi mahvetmesin bu güzel havalar.

Henüz baharın ilk günleri, ince giyerseniz yandığınızın resmidir.

Ülkemizde en sık görülen hastalıklardan birinin üst solunum yolu enfeksiyonu olması boşuna değil. Daha çok sonbahar ve kış mevsimlerinde ortaya çıksa da…

Söz dinlemiyoruz, “gençlik, güzellik ve bahar” diyoruz, bildiğimizi okuyoruz.

Ne yapıp edip, hastalığı güzel havalara denk getiriyoruz.

***

Bazen işi gücü bırakıp, hastalıkları teşhis etmeye bayılıyoruz.

Biri hapşırdı, mendilini çıkardı mı? “Grip olmuşsun…”

Bu kadar basit (!) işte… Alternatif tıp uzmanı kesiliyor, karışımlar filan öneriyoruz.

Hâlbuki her soğuk algınlığı grip değil. Virüsleri farklı farklı…

Ve en tuhafı da biz doktor değiliz.

***

Kuzey ve güney yarım kürede, mevsimleri bıçak gibi kesiyor Ekvator.

Biz, kuzeyde yaşayanlar ilkbahara merhaba derken, güney sonbaharı karşılıyor.

Tüm bunlar, dünyanın eksen eğikliğinden kaynaklanıyor. Güneş çevresindeki dönüşünden… Yani dört mevsimi 23 derece, 27 dakikalık açıya borçluyuz.

Dünya biraz bükmüş boynunu, dik dursa biliyor başına gelecekleri…

***

Mevsim, Arapçadan dilimize yerleşmiş. Belirleyici işaret anlamındaki ‘wasm’ sözcüğünden türetilmiş. Özelliği olan, belli bir iş için ayrılmış zaman anlamında kullanılıyor. Hac mevsimi var, yağmur mevsimi, fırtına mevsimi… Ve aşk mevsimi de…

***

Kıymetini bilelim, aslında çok şanslı bir coğrafyada sınırlarımız çizili…

Kıyılarda denize girdikten sonra tepelerdeki buzul vadilerine tırmanabiliriz.

Alışmışız bir kere... Dört mevsimin yaşanmadığı bir ülkeyi düşünmek bile istemiyoruz.

Kışın ısınmak ve yazın serinlemek bütçemizi ne kadar zorlasa da…

Toprak gibi, çayır çimen gibi, börtü böcek gibi… Dört gözle bekliyoruz mevsimleri…

Unutmayalım, hem kışlık hem de yazlık giysiler giydiğimiz bir dönemdeyiz.

Tüm giysi, ayakkabı ve aksesuarlarımıza bir göz atma zamanı…

Bu problemi, dört mevsimde dört işlem gibi dört bölümde çözmemiz öneriliyor.

Kullanacaklarımız, satacaklarımız, vereceklerimiz ve atacaklarımız

Bazılarına veda etme zamanı gelmiş. Bazılarını da terziye, tamirciye vermenin…

Bir modacı hassasiyetiyle fakat ihtiyacımızı da bilerek…

Mevsim geçişleri, gardırop gibi kendimize de çeki düzen vermek için bir fırsat aslında.

Beslenmemize dikkat etmek, spora yönelmek, sanatla ruhumuzu dinlendirmek…

Cemre; havaya, suya ve toprağa çoktan düştü.

Keşke bu mevsim geçişinde dördüncü bir cemre daha olsa ve tüm insanların kalbine düşse…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner108