Anavatan Partisini tarihin çöplüğüne yollayan eski başbakan Mesut Yılmaz 28 Şubat post modern darbesinin davasında tanıklık yapmaktan utanmış. Demokrat paşaların yargılandığı bir davada tanıklık yapmaktan hicap duymuş!..

Mesut Yılmaz utanmakta biraz haklı!.. Zira darbe yöntemiyle iktidarı kendine generaller verdi. Şimdi onları suçlamak Mesut Yılmaz’a yakışmazdı!.. Zira Mesut Bey’in ‘demokrasi’ diye bir derdi hiç olmadı. Halkoyu ile iktidar göremeyen Mesut Yılmaz, Tansu Çiller’in deyimiyle darbenin onbaşısıydı. Bugüne kadar 28 Şubat darbesiyle ilgili olarak “Biz hükümeti kurup 8 yıllık kesintisizi çıkarmasak ve YÖK başörtüsünü yasaklamasaydı askerler idareye el koyup darbe yapacaktı. Biz ülkeyi darbeden kurtardık.” diyerek kendini savunuyordu.

Hâkim karşısında ise askerlerin hiçbir baskı yapmadığını… 8 yıllık kesintisiz yasağını kendilerinin çıkardığını… Başörtüsü yasağını ise YÖK’ün koyduğunu söyleyebiliyor. Hâlbuki o yılları acı ve kayıp içinde yaşayan herkes biliyor ki kesintisiz yasası bir darbe tehdidi karşısında bakanlar evlerinden çağrılarak sabaha karşı imzalatıldı. Bakanlara “Ya bu sabah hazır olsun ya darbe olur.” denilerek… Bunu biz dönemin bakanlarından M. Oltan Sungurlu’dan dinledik. Aynı zamanda imam hatiplerin kapatılması kararı anlamına gelen bakanların imzaları arasında Oltan Bey’in de imzası vardı ve içi yanarak imza atmak mecburiyetinde kalmıştı. 

Aynı süreçte ANAP bu eylemini Anadolu’da savunamıyordu. Dönemin Trabzon milletvekillerinden Ali Kemal Başaran’ın Akçaabat’ta partisinin bir toplantısında Tatvan İmam Hatip Lisesinde yaşanan bir olayı örnek vererek “Askerler kapatın bunları.” dedi. ‘Biz de kapattık.’ diyecekti. Bu sözlerini yayımlayıp kendisini eleştirdiğimizde ise mahkemelik olmuştuk.

***

Dönemin Başbakanı veya ara rejimin başbakanı şimdi kalkmış BÇG için askerlerle kavga ettiğini söyleyebiliyor. Neyse ki başbakanlığı döneminde BÇG’nin çok sayıda kararı avukatları tarafından önüne kondu da yalanlarını daha ileriye taşıyamadı.

Bizim esas garipsediğimiz, Mesut Yılmaz’ın bir ara rejim başbakanı olarak niçin ve neye tanıklık yapacağı!.. Mahkeme Mesut Yılmaz’dan ne bekliyordu?..

 

“Evet, askerler Refahyol’u yıkarak hükümeti bize verdi. Ben de seve seve aldım. Ama peşimi bırakmadılar. Bana zorla ve bir gece yarısı tehdidi ile ‘8 yıllık kesintisiz’i imzalattılar. Sonra bakanlıklarımı sıkı takibe aldılar. Vaziyeti idare etmeye çalışıyordum. Ama baskıyı gittikçe artırdılar. BÇG üzerinden olmayacak işler yaptılar. Bazı bakanlarımla doğrudan temas halindeydiler. Anadolu’da bütün teşkilatlarım ara rejim hükümeti olduğumuz için kan ağlıyordu. Ama ne yapalım. Başka türlü de doğrudan darbe olacaktı!.. 8 yıllık kesintisiz karşıtı eylemler vardı. İktidarda kalabilmek için çıkartmak zorundaydım. Zira Araklı’da yol inşaatı temel atma töreninde yine eylem yapan gruba kızarak ‘Siyasi hayatıma da mal olsa bu yasayı çıkartacağım’ dedim. Bunu mecburen söyledim. Nitekim bir gün sabaha karşı bakanları yataklarından aldırtarak imzalattım. Buna mecbur kaldım. Böylece siyasi hayatımı noktaladım.”

Yılmaz böyle mi konuşacaktı? Böyle mi tanıklık yapacaktı?

***

28 Şubat Mesut Yılmaz’ı yalnız Allah indinde değil, kullar nezdinde de rezil etti. Yalnız bu dünyası değil, inşallah öbür dünyası da gitti. Şimdi böylesi bir ahval içinde kime kızacak? Askerlere kızamayacağına göre merhum Erbakan Hoca’ya kızacak. Kendisini bu duruma Hoca’nın düşürdüğüne inanarak!.. Dolayısıyla öfke büyük. Neredeyse ‘Kaldırın mezarından ve O’nu yargılayın’ diyecekti. Ara rejimin başbakanı!..

***

 

İmam Hatipleri kapattığı günün ertesinde Gökkuşağı Televizyonu’nda ‘Okullarımızı kapattın. Benden önce ölürsen cenazene katılıp hakkımı helâl etmeyeceğimi söyleyeceğim.’ diye yorum yapmıştık. Yapmıştık da ANAP’ın yıllar süren sosyal ve ekonomik baskısına maruz kalmıştık. İlerleyen yıllarda RTÜK baskısı… Askerin haber yollayarak yürüttüğü tehdit vs. Gökkuşağı TV’yi satmamızı zaruri hale getirmişti. 28 Şubat’ı yaşayanlar bilir. Mesut Yılmaz yaşamadı, yaşattı. Onun için tanık değil, Sayın Şeref Malkoç’un tespitiyle sanık olmalıydı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.