Kerkük...

Öz vatanımızdan bildiğimiz Kerkük…

Tıpkı Bursa, Ankara, Trabzon, Diyarbakır gibi vatanımızdan olan Kerkük…

***

Kamuoyundan ne kadar takip edildiğini bilmiyoruz ama Kerkük’te büyük bir oyun oynanıyor. Kadim Türk kenti birtakım hesaplara kurban edilmeye çalışılıyor.

Sömürgeci güçlerin müdahalesiyle bölgede yapılmak istenenlere önce Erbil’in sözde yönetime başkent yapılmasıyla başlandı. Şimdi de resmî daireler kelimenin tam anlamıyla işgal ediliyor.

Kentte bir oldu-bitti yapılmak isteniyor. Yaşananlar artık bardağı taşıracak son damla olmuştur.  

Kerkük’e Karabağ’ın kaderi yaşatılmak isteniyor.

***

Kerküklü KTÜ Öğretim Görevlisi Arsen Taher’den genel bir bilgilendirme istedik. Sağ olsun kırmayarak bu köşeye taşımamız için bize bilgi verdi. Taher’den Kerkük’le ilgili ayrıntılar şöyle:

2003 yaşananların başlangıç tarihi. Kerkük meselesi önce bir sorun şeklinde ifade edildi.

2004’te anayasa yazıldı. Bu anayasaya göre Irak’ta, Türk bölgeleri ihtilaflı bölgeler olarak nitelendirildi. Kerkük dâhil olmak üzere Türk(men)eli’nin birçok noktası bu şekilde kabul edildi.

2005’te halk oylamasına sunuldu. Türk(men) partileri bunu kabul etmedi.

Yeni anayasanın 140. maddesinde “Bu bölgelerin nereye bağlı olacağını kesinleştirmek için halk oylaması yapılması gerekir.” denmişti.

Bölgede nüfus değişimi olduğundan Türk(men)ler bunu kabul etmedi. Bilinçli olarak uygulanan politikanın ardından halk oylamasının hiçbir meşruiyeti yoktu!

Türk(men)lerin siyasî kurumlarının baskısıyla 24. madde, 140. maddeyi askıya aldı.

Sonrasında geçici olarak iş askıya alındı ve günümüze kadar geldi.

Daha sonrasında Kürt partiler IŞİD'in işgalinden kendilerine fırsat çıkararak zorla bu işi yasa dışı olarak uygulamaya koydular.

Son olarak şimdi de Kerkük Valisi kentteki tüm resmî dairelere bezlerini asmaya başladı!

***

Bölgede Türk(men)ler direniyor. Hepsi ayakta…

Biz de buradan Türkiye Cumhuriyeti devletini göreve davet ediyoruz. Hatta bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak üzerimize düşen ne ise bunu yerine getirmeye de hazır olduğumuzu ifade etmek istiyoruz.

Kerkük Türk’ten gayrısına bırakılacak kadar önemsiz bir toprak değildir!

Karabağ’da olanları Türkiye “ne yazık ki” izlemiştir! Ancak Kerkük izlenmemelidir!

Bölgede güçlü, etkin bir devlet olma iddiasındaki Türkiye Cumhuriyeti Kerkük için gerekeni yapmalıdır.

Yoksa Allah korusun... Karabağ’dakilerin bir benzerinin yaşanmayacağı ne malûm?

Unutulmamalıdır ki Türk(men)ler o bölgenin azınlığı değil aslî unsurlarıdır.

Saygılarımla…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.