1 Ocak gecesinde tercihimizi Anadolu Gençlik Derneği’nin (AGD) gerçekleştirdiği ‘Mekke’nin Fethi’ programından yana kullandık.

19 Mayıs Spor Salonu’ndaki geceye ilginin yoğun olduğunu söyleyebiliriz. Özellikle kadınların bulunduğu tribün adeta tıklım tıklımdı. Şehirde kar yağarken ve kentin yüksek kesimleri ulaşım sıkıntısı çekerken programa gösterilen ilgi önemliydi.

Şehrin üst düzey yöneticileri pek ilgi göstermediler. Belediyelerin ve siyasi partilerin yetkilileri yok gibiydi. AGD’nin organizasyonuna rağmen Saadet Partisi de katılmadı diyebiliriz. Halisane, samimiyet yüklü bir gece oldu. Emeği geçenlere teşekkür ederiz.

***

Mekke’nin Fethi Gecesi’nde genç arkadaşların keyfiyet üzerinden değil, kemiyet üzerinden yaptıkları yorumlara üzüldük. Geleceği şekillendirecek ocaklardan biri olarak değerlendirilen AGD’nin hüznü bizi ziyadesiyle üzdü. Biraz geri giderek… 35-40 yıl geri giderek mukayese yapmak istiyoruz.

1970’li yılların ortalarında meydan yerine çıkan Akıncılar/MTTB gibi gençlik teşkilatları dönemin her alandaki fakirliğine rağmen bir dirilişi, yeniden doğuşu ve aksiyonu başarıyla temsil ettiler. Bugünkü tabloda onların büyük emeği mevcuttur. İki büyük şair bu neslin mayasında hep var olageldiler. Mehmet Akif ile Necip Fazıl… Mehmet Akif’le çöküşün hüznünü içselleştiren Asım’ın nesli, Necip Fazıl’la bu çöküşü aksiyona dönüştüren Sakarya oldu. Akif ne kadar hüzün şairi idi ise Necip Fazıl o kadar aksiyon adamıydı. Akif bir türlü kabullenemediği hazin çöküş karşısında ağıt yakarken, Necip Fazıl hep o çöküşten yepyeni bir neslin doğacağını müjdeledi. Asım’ın nesli, Sakarya olarak nehirlere dönüştü. Suları yokuşa akan nehirler!..

***

Mekke’nin Fethi programında genç arkadaşların çizdiği hüzün tablosu Akif’in şiirleriyle süslenirken gecede Necip Fazıl’ın çağrıları hiç yoktu. Hüzün ağır biçimde içselleştirilmişti. Bir de çizilen karamsar tablo için özür dilenmesi… Adeta çaresizlik içinde bir nesil havası estirdi. Hâlbuki şartlar çaresizliği çağrıştıracak kadar kötü değildi. Anadolu Gençlik Derneği mensuplarının bu kadar karamsar olmaya hakları yok.

Evet… AK Parti iktidarıyla ‘Önce maneviyat’ diyen bir neslin maddiyatta nasıl boğulduğu hüzün verici… İnandığı gibi yaşamayınca yaşadığı gibi inanmaya başlayan bir toplumla karşı karşıyayız. Lâkin bu tablo bile dün gelinen noktadan daha kötü değil. Yeter ki samimiyet öne çıksın.

Anadolu Gençlik Derneği mensubu kardeşlerime birkaç tavsiye sıralamak istiyoruz. Saadet Partisi’nin aldığı oy oranına bakarak yeise kapılmamalılar. Particiliği itikadî bir keyfiyet değil, araçlardan biri olarak görmeliler. Kendilerini bu kemiyet hesabının dışında tutarak sırtladıkları dava yüküyle gurur duymalılar. Kendilerine olan ihtiyacın 1970-80-90’lı yıllardan çok daha fazla olduğunu… Nefeslerle eritilen buzdağının oluşturduğu bataklıkta kendilerini bekleyen milyonların bulunduğunu bilmeliler.

Ne şu partinin ne bu partinin gençlik kolları… Ve ne de gelecek kaygısıyla kurulmuş yeni gençlik teşkilatları… Vakıflar üzerinden yürütülen çalışmalar… Bunların tamamıyla bir hizmet yarışı içinde ve farklılığı ortaya koymalılar. Hiçbir gelecek kaygısı duymadan ve yalnızca Allah rızası için… Her şeyi yalnızca Allah’tan bekleyerek… Dilenme pahasına halktan yardım toplayan… Dışlanma pahasına hakikati savunan… Kendisini yetiştirirken, yetiştirdiklerinin geleceği kuşatacak ruh ve aksiyonuna inanan bir hal. AGD’nin bu ruhu temsiline saymalılar.

Yaptıkları ve yapacakları programlar en iyisi olmalı… Ekonomik zorluklara sığınmadan, kendilerini destekleyecek onlarca bataklık Müslümanının varlığına inanmaları… Birşeyi… Yeisi tüm hafızalarından silerek yol almalılar.

Geçmişe göre daha zor ama yerine göre daha kolay bir mücadele dünyası AGD’yi bekliyor. Önce bu gerçeğe ruhen inanmalılar.

 

Bize yaşattıkları gece için teşekkürler…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.