Karadeniz, önceleri kendi halinde bir iç denizken...

Bundan tam yedi bin yıl önce yine İstanbul yüzünden…

Sen, sallan, alçal, eğil bükül, bir vadiye dönüş ve diğer sularla buluştur Karadeniz’i.

Biz “Boğaziçi” diyoruz ama mitoloji,  “Öküz Geçidi” anlamında “Bosphorus” diyor.

İyi de olmuş hani. Yoksa Hazar, Aral, Baykal gibi kendimizle baş başa kalacaktık.

İşte “bizi dünyaya açan İstanbul, şimdi dünyayı bize dar etmenin peşinde”.

Konumuz spor olunca, özellikle de futbol… Ayak topu ya da ayak oyunları…

İstanbul ve Futbol” mu dediniz, ürkütüyor insanı. Güçlü olduğu kadar saldırgan, sahibini korumak için her şeyi yapabilen… Kendisinden başkasına tahammül edemeyen…

İstanbul değil de “Pitbull” gibi bir şey çıkıyor karşımıza…

Yıllar önce olduğu gibi yeniden mi kurulsa “İstanbul Ligi”.

Vefa, Feriköy ve Süleymaniye’yle birlikte Adalet de lige geri mi gelse ne?”

***

Nasılsa bin beş yüz yıl önce de en pahalı yarışçılar, dövüşçüler oradaydı.

Porphyrius gibi heykelleri dikilenler bile var. Kırmızılar ve Beyazlardan da bahsediyor kaynaklar ama sonunda Ayvansaray tarafındaki ‘Maviler’le  Kadıköy’deki ‘Yeşiller’e kalmış şehir. İki yanı keskin bıçaklarını gündüzleri pelerinlerinin altında saklayan, geceleri ise açıkta taşıyan bu silahlı adamlar adeta birer çete gibi örgütlenirler. Halk, çaresiz ve korumasızdır. Ya soylu sınıfını temsil eden ‘Maviler’in ya da orta ve alt sınıfları temsil eden ‘Yeşiller’in taraftarı olacaklardı. Yoksa ne hipodromlara girebilir ne de sokakta dolaşabilirlerdi.

Devlet ve kilise politikasını destekledikleri için ‘Maviler’i himayesine alan, onlardan yana bir tavır takınan İmparator Jüstinyen’i bile çileden çıkarır bu fanatikler.

Soylular ve yöneticiler gece sokağa çıkamaz olur, saraylarına kapanırlar.

Birbirlerine düşman olan iki taraftar grubu beklenmedik şekilde birleşir ve Nika Nika (Zafer) diye bağırarak başlattıkları isyanda önlerine gelen her yere saldırır, yağmalayıp ateşe verirler. Eski İmparator Anastasios’un yeğeni Hypatios’u imparator ilan ederler.

Bu sırada oyunlar da devam etmektedir. Jüstinyen’in komutanlarından Belisarios, askerleri ile birlikte hipodromun iki ana kapısını tutar ve elli bin kişi oldukları tahmin edilen isyancıları kılıçtan geçirir. Katliam bittiğinde hipodromun kumları kızıla boyanmıştır.

Sıkı taraftarı olduğu ‘Maviler’i de yok ederek isyanı bastıran Jüstinyen’in, İmparatoriçe Teodora’ya “İmparator, taraf tutmaz” dediği rivayet olunur.

***

Sevmişiz futbolu, “kalbimiz bordo mavi ile 61 kere”. Lokomotifi olmuşuz bölgenin, ülkenin. Boşuna “Dördüncü Büyük” olmamış adımız. Ne kupalar kaldırmışız, uçtan uca koca memlekette ne fırtınalar koparmışız. Daha önceleri olsa anlardık. Hani ‘VAR’ yok… Sürüsüne bereket bir yorumcu ordusu yok. Şimdi öyle mi? Her şey göz önünde… Hakemin mimiklerine bakarak  “bak, birazdan gösterecek sarıyı kırmızıyı, çalacak faulü” diyorsunuz.

Bizimkilerin hiç mi suçu yok? Yöneticilere ve antrenörlere;  odalarının duvarlarına, salonlara, statlara assınlar diye de bir çift sözümüz olacak. 1. Altyapı olmazsa olmaz.   

2. 1. Maddeyi yüksek sesle yeniden oku.

***

Bizans’ın hipodromları vardı, Osmanlı’nın meydanları… Günümüzün stadyumları…

Rekabet, yine acımasızca sürüp gidiyor. Spor, bir cin gibi şişesinden çıkınca tanınmaz hale geliyor, uygarlık göstergelerini paramparça ediyor. Bambaşka bir kimliğe, yedikçe acıkan bir canavara dönüşüyor. Öyle ki zaman zaman çılgın kalabalıkların uğultusunu duyabilir, isyancılarla karşılaşabilir, kan ve gözyaşında boğulabilirsiniz.

Bir döneme damgasını vurduktan sonra yerin yedi kat altına saklanan canavarı uyandırmanın kime ne yararı olabilir? Hem de uzayın derinliklerini keşfettiğimiz günlerde…

Jüstinyen’in, İmparatoriçe Teodora’ya söylediği rivayet olunan “İmparator taraf tutmaz” sözü kulaklara küpe olsun. ‘Mavi ve Yeşil’ benzeri yaklaşımlar birer kara leke olarak tarihin tozlu sayfalarında öncekiler gibi yerini alacaklar.

Sahadakilerin alın terini, yöneticilerin enerjisini ve seyircinin spor keyfini umursamayanlar da

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89

banner108