banner114

Yıldızlar şuracıkta

Elini uzatırsın tutamazsın

Böyle başlıyordu şiir.

Oysa bizimkisi yıldız bile değil, gezegen.

Hem yakın(!) duruyor hem de benziyor.

Ortalama 225 milyon kilometre uzaklıkta olsa da…

2018’de 55,6 milyon kilometreye kadar yaklaşmış(!).

2003’te ise son 60 bin yılın rekorunu kırmış, 55,6 milyon kilometre…

***

Karşılara pek bakmamaya çalışarak…

Ne varsa, gözümüzü yerden ayırmadan yaşayıp gidiyoruz.

Bazen gözlerimizi kapadığımız da oluyor.

Şöyle bir başımızı kaldırıp, gökyüzüne baksak...

Bir uzay aracı gibi hareket edemesek de…

Derinliklerde “ne var, ne yok” merak etsek.

Dünya, güneş sistemi, galaksiler derken…

Kâinatta ne denli küçücük bir yer kapladığımızı anlasak.

Hacmimiz ne ki, sesimiz soluğumuz?

***

Çimenlere sırt üstü uzandığımızda…

Gözümüzü gökyüzüne diktiğimizde…

Zorluk derecesi tam ölçülemeyen bir yarışta buluyoruz kendimizi.

Kolayına kaçmak varken…

Yan gelip yatmak, işin edebiyatını yapmak…

Dirsek çürüteceksin, çene patlatacaksın, yazacaksın çizeceksin…

Yorulacaksın yorulacaksın…

Tüm bunları kendine dert etmeye değer mi?”

Ekranlara hapsol, cep telefonlarına… AVM’lere taşın, vitrinleri seyret.

Bugün kendin için ne yaptın” diye sormazlar mı?

Beden ve ruh sağlığın için, insanlık için?

***

Nasılsa başkaları yapıyor.

O zaman ‘pazar’ olmaya devam.

İleri ülkelerde 3 Doların üzerinde olan ihracat kilogram değeri…

Bizde 1,3 Dolar civarında...

Aslında her şey başımızı yerden kaldırmamıza bağlı…

Bir hayal denizinde yüzmememize…

Kendimize çekidüzen vermemize…

Son bir haftayı düşünelim.

Neler konuşmuşuz, nelerle meşgul olmuşuz?

Karadeniz’de yaşıyorsak, Trabzon’da…

Tüm bahçelerde elmalar yerlerde…

Kimse yüzüne bile bakmıyor.

Kekikler çiçeğe durmuş kırlarda, kimsenin umurunda değil.

Fındıklıkların budama zamanı gelmiş, seyrekleştirme…

Köylü, işçi, memur, emekli…

Yapacak ne kadar işimiz var?

Görecek, öğrenecek…

***

Mars, boşuna Romalıların savaş tanrısı değil.

Nikola Tesla, Marslılarla iletişime geçtiğini iddia etmişti.

Orson Welles de Dünyalar Savaşı’nı yazdı.

Dünyamızın Marslılar tarafından işgal edildiğini… ABD radyolarından tiyatroyu dinleyenler de duyduklarının gerçek sanıp, büyük panik yaşadılar.

Ve Tesla'nın kurucusu Elon Musk“Yalnızca tarihte bir iz bırakmak için çalışmıyorum, Mars'ta ölmek istiyorum” diyecek kadar Mars’a kafayı takmış dahi girişimci.

Görüldüğü gibi bizler, Mars’ı bir tavla terimi sanmaya devam ederken…

Mars olmayı, “söz söyleyemeyecek duruma gelmek”le açıklarken…

Mars’ı konuşalım” diyenlere “şimdi Mars’ın zamanı mı” derken…

Batı, “Mars’a bir iki” diye uzay dolmuşlarını başlatmak üzere…

Zavallı Dünya…

Venüs’le Mars arasında…

Bir yanda aşk, diğer yanda savaş…

Bu gidişle, pek yakında…

Mars uzaydan baktırır, dünyayı savaştırır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner108