Trabzonspor Kongresi’ni yazacağız. Önce gazete başlıklarına bakıyoruz.

Milliyet: Önce kavga, sonra ibra

Hürriyet: Kavga, Dövüş ve ibra

Vatan: Divan Başkanlığı’na daha çok oy alan Ali Sürmen yerine Sabri Sadıklar getirilince kavga çıktı. Kavgalı kongreden ibra çıktı.

Akşam: Yumruklu ibra mahkemelik

(Yandaş medya olayları görmediği için onların başlıkları yok)

Günebakış: Hukuksuz kongre

Taka: Kara leke.. Rezil ettiniz.. işte eseriniz..

Ekspres: Trabzonspor’da çoğunluk kaybetti. Azınlık kazandı.

Karadeniz’in Sesi: Hukuk yok, kavga var

Karadeniz: Özak artık benim düşmanım

Son nokta: Olaylı başladı, huzurlu bitti

***

Gazeteler Trabzonspor Kongresi’ni böyle gördü. Hukukun yerini ‘zor’ un ve kavganın aldığı bir kongre… Trabzonspor böyle yönetilebilir mi? Kesinlikle yönetilemez. Yönetme iddiasıyla bu yolu seçenler, yönettiklerinin Trabzonspor olmadığını, kulübü uçuruma yuvarladıklarında anlayacaklar. Trabzonspor Erzurumspor/ Malatyaspor akıbetine doğru hızla yuvarlanıyor.  Trabzonspor tarihinde yer almaya hazırlansınlar!...

***

Hafta sonu yapılan kongrede Başkan İbrahim Hacıosmanoğlu galip geldiğini zannedebilir. Daha çok oy alan divan başkanı yapmak yerine az oy alanı zor ve güç yöntemiyle divan başkanı yaparak Trabzonspor gibi  bir kulübü nasıl yönettiğini farketmeyebilir. Kavga, darp ve tehditle kongreyi geçtiğini de sanabilir. Üzgünüz ama Trabzonspor’u böyle kavgayla yöneterek, hukuku güçle ezerek başarılı olamaz. Bir gün o hukuk kendisine de lazım olabilir.  

***

Mali Genel Kurulu göstermiştir ki Trabzonspor yönetimi seçim istemiyor. Daha az oy alan bir ismi divan başkanlığına getirdiklerine göre bu yönetim artık meşruiyeti de önemsemiyor. Muhalefet salonu boşaltmamış olsaydı ve ibra etmeyenler çoğunlukta olsaydı bile ibra edilmiş sayacaklardı. Hukuku yok sayarak zaman kazanmak ve kendi yaptıkları üyelerle bir seçimli kongreye ulaşmak!… Trabzonspor bu yükü nasıl taşıyabilir?

***

Hacıosmanoğlu kendisini eleştiren yöneticileri tehdit ediyor, küfrediyor. (Önder Karaduman’ın açıklamaları) Eski başkanları ya azılı düşman ilan ediyor veya şikecilikle itham ediyor. Seçimli bir kongreye de gitmiyor. Böyle bir yol haritasının Trabzonspor adına meşruiyetinden bahsedilebilir mi? Biz Hacıosmanoğlu’nun en azılı düşmanının Aziz Yıldırım olduğunu zannediyorduk. Öfke ve kin kendi camiasına ve Trabzonspor’un eski başkanlarına yöneldiğine göre artık şike de, saha başarıları da önemsiz hale gelmiştir. Halbuki Trabzonspor bir spor kulübü değil midir?

***

Son birkaç cümle de Sabri Sadıklar Bey’e…

Gençlik yıllarımızdan beri sporun içinde ‘dik duran’ bir spor adamı olarak tanıdık. Milletvekilliğindeki sıralamasını yadırgadık. Bir misyon adamı olduğuna inandık. Kendisinin seçilmediği bir divan başkanlığına oturmak bu kadar mı önemliydi? ‘Ben saymadım. Davete icabet ettim’ demek şu tabloyu ortadan kaldırır mı?

 

Kürsüye davet edildiğinde ‘Hayır ben seçilmedim. Seçilen arkadaşı çağırın’ diyemez miydi? Bunu kürsüde öğrendikten sonra ‘Ben bu ithamları kabul etmem. Sayımı başkası yaptı. Yeni bir sayım yaptırıyorum’ deyip gerçeği göremez miydi? Onca karizma ve yüksek intibaı bir kongre ile çizmeye gerçekten değer miydi? Merak ettiğimiz bir diğer konu da Ortahisar Belediye Başkanımız Ahmet Metin Genç’in bugün ne düşündüğü!.. Kolay yetişmeyen insanlar toplumun böyle gönül koymasına onlar adına üzülmemek elde değil..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89

banner108