Tarihi şerefle dolu aziz milletimizin anılmaya ve kutlanmaya değer sayısız zaferlerinden biri de  yeni bir dönemin başlangıcı olan 26 Ağustos 1071 Malazgirt zaferidir.

Bu zaferle milletimiz  yeni ve ebedî bir vatana kavuşmuş ve bu vatan toprakları üzerinde dönemlerinin en büyük devletlerini kurmuştur. 600 yıllık cihan devleti, süper gücü, Osmanlı İmparatorluğunu  Türkiye Cumhuriyeti ile taçlandırmıştır.

Türklere Anadolu'nun kapılarında kesin zafer sağlayan  Malazgirt’le, bu toprakları yeniden kazanan, sonsuza kadar yurt edindiğini ilan eden 1922 zaferinin ortak noktası,  “Gevşeklik göstermeyin. Üzüntüye kapılmayın. Eğer inanmışsanız üstün gelecek olanlar sizlersiniz”  “  ayet-i kerimesine bütün benliğiyle sarılmaktı.   

Büyük Selçuklu Sultanı Alp Arslan’ın, 26 Ağustos 1071 günü cuma  namazı çıkışı, atının kuyruğunu bağlayarak, kefeniyle ordusuna yaptığı konuşmanın kaynağı da mesajı da Kur’an’dı, Kur’an’a olan inançtı. Nitekim İstiklâl Harbinde  askerlere ve halka cesaret veren onları cepheye koşturan manevi önder Mehmet Âkif de aynı Kur’an’dan ilham alıyordu. Mustafa Kemal Paşa, bu kaynaktan beslenerek 30 Ağustos zaferine ulaşmıştı

Bugün evlat acısını, eş acısını, baba acısını,kardeş acısını velhasıl yurttaş acısını bu millete hissettirmeyen, bu acıyı yüreğine gömdüren yine bu Kur’an’dır. Şehit cenazelerinde , “Şehitler ölmez vatan bölünmez”  nidaları, bu kutsal kitabın mesajının birlikte seslendirilmesidir. Mesele  budur…

Esir İmparator Romen Diyojen, Alp Arslan'ın huzuruna çıkarıldığında, Sultanın, "Eğer ben senin önüne esir olarak getirilseydim ne yapardın?" sorusuna Romanos’un, "Ya öldürürdüm ya da zincire vurup Konstantinopolis sokaklarında gezdirtirdim." cevabına  Selçuklu Sultanının, "Benim vereceğim ceza çok daha ağır. Seni affediyorum  ve serbest bırakıyorum."  şeklinde cevap vermesi de yine aynı inancın bir tezahürüdür.

Bu zaferde ilginç bir nokta daha var ki o da bize aynı şeyleri söyler: Alp Aslan, kendisine saldıran kale komutanını engellemek isteyenlere “durun, gelsin bakalım” der. Komutan Yusuf,  ani saldırışla onu yaralar. Adamı bertaraf ederler   ama Sultan ağır yaralıdır. Birkaç gün sonra şöyle seslenir koca Sultan: “Ben, savaş öncesi ‘   Ya Rabbi! Sen’i kendime vekil yapıyor, azametin karşısında yüzümü yere sürüyor ve Sen’in uğrunda cihad ediyorum. Ey Allah’ım! Niyetim hâlistir, bana yardım et, sözlerimde hilâf varsa beni kahret!” şeklinde Rabbimden yardım istemiştim o da bana zaferi tattırmıştı. Ama zaferden sonra bir gün, yüksek bir tepeden baktım, ‘Ne büyük bir komutanım dedim. İşte bu sözün kurbanı oldum…”  

Bize Anadolu’nun tapusunu veren bu büyük Zaferi kutluyor, onun  yüce komutanına Rabbimizden rahmet diliyoruz.    



 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
baha 3 ay önce

cumhurbaşkanlığı yayınladı 2-3 gün önce malazgirt klipi

banner89