Warning: getimagesize(/home/gunebakiscom/public_html/images/banner/aaa.jpg): failed to open stream: No such file or directory in /home/gunebakiscom/public_html/amp/functions.php on line 0
Seçim öncesinde kararname şartmış

Seçim öncesinde kararname şartmış

Bugün gazetemde misafir yazar olarak iki bürokratik olayı sizlere aktaracağım. Olayların biri Hakkâri’de diğeri ise Artvin’

Seçim öncesinde kararname şartmış

de geçiyor.

Kardeşlik Projesi kapsamında İçişleri Bakanlığının misafiri olarak bir grup gazeteciyle birlikte gittiğim Hakkâri’de yaşananlara üzüldüm. Makamına girerken herkes cep telefonu bıraksın talimatı, halkına güvenmeyen bir vali portesi çizdi, bende. Bizlere güvenmeyen valiyi ziyaret etmektense, halkla konuşmayı tercih ettim. Yaptığım görüşmeler çerçevesinde bölge halkında hükümete olan inanç artmış, durumda. Belli ki, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, büyük işler başarmış.

Hele hele emniyet müdürünün yaptıklarına inanamadım. Kentteki her evi ele geçirmiş. Kurduğu spor kulüplerine her evden bir çocuk kayıt ettirmiş. Yeni nesli polis dostu yapmış. Beklenen özlenen bu bürokratın aksine, karşıma polisi sürgün eden vali portresi çıkıyor. Vatandaşla dertleşirken yanıma yaklaşan polislerin çoğu yaka silkiyor. Kimden mi, tabi ki vali beyden…. Hele hele gazetecilere benden önceki valilerin giremediği yerlere Türk Bayrağı ile girdim sözleri, beni deliye döndürdü! Vali bey sanki İran’a, Irak’a girmiş. Tabi ki, gireceksin. Senin gittiğin yerin adı Türkiye, Türkiye…

Villasından 6 tonluk aracıyla 100 metre uzaktaki makamına geçerken iki özel hareket polisinin kendisine selam vermemesi, vali beyi çileden çıkarmış. Polisler ne kadar görmedik deseler de, açığa alınmaktan kurtulamadılar.  Polise bu davranış, kamu personeli üzerinde valiye güveni bitirmiş, durumda…

Gelelim Artvin’de yaşananlara…

Şavşat’tan yol kenarında duran bir kişiye, Ardahan yolunda olup olmadığımı sordum. Doğru yolda olduğumu öğrendiğim anda, jandarmanın siren sesiyle irkildim. Araç komutanı uzman çavuşa, siren sesi hamile bir kadına çocuk düşürtür dedim. Bayram günü hoşgörüden uzak, sabırsız uzman çavuş, sinirlendi. Aracımın plakasının fotosunu cep telefonuyla çekti. Kendi sorumluluk sahası dışında görev aşkıyla yanan bu uzman çavuşla konuşmak üzere araçtan indim. Ama bana eliyle bak işine der gibi bir hareket çekerek, olay yerinden uzaklaştı. İlçedeki jandarma komutanlığına gittim, komutanı bulamadım. Bunun üzerine il jandarma komutanını aradım. Habercisine ulaşabildim. Müsait olmadığını söyledi. Cep telefonundan aradım, fakat yine ulaşamadım.

Şunu anladım ki bu halk bu bürokratların umurunda bile değil. Herkes kendine bir saltanat kurmuş, o saltanı sürüyor. Fakat şunu söylemeden de geçmeyeceğim. Yaşadığım kentte sorumluluğunu bilen bürokratlar bulunduğu için,  bu davranışlar beni hayrete düşürdü, o nedenle yazıya dökmeye karar verdim. Biz yazabiliyoruz, sizler yazamıyorsunuz. Ama sizler için kurulmuş, BİMER ve CİMER var. Onları yazın ki, Cumhurbaşkanı Erdoğan bunları bilsin, öğrensin.

İşte gelinen bu noktada, keşke hükümet seçim öncesinde bir dizi kararname çıkarsaydı, düşüncesine kapıldım. Biz iki kentte yaşananlara şahit olduk. Bazılarını da uzaktan duydum. Örneğin Siirt’te yaşananlara üzüldüm.

Yaptıklarıyla tüm kesimlerin büyük bir beğenisini toplayan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, yeni dönemde de bu görevine devam edecektir. Yeni dönemde koltuğunu hak etmeyen,  vatandaşından uzaklaşan bürokratlarla yollarını ayıracağı kanaatindeyim. 

Gelelim aracımın fotosunu çeken uzman çavuşa… Ben tüm ilçedeki çift sıra halinde yollara park edilen araçları görüntüledim. Şimdi bende senin hakkında suç duyurusunda mı bulunayım? Ne dersin.