Warning: getimagesize(/home/gunebakiscom/public_html/images/banner/aaa.jpg): failed to open stream: No such file or directory in /home/gunebakiscom/public_html/amp/functions.php on line 0
Eğitimcilerin Stresi Azaltılmalıdır-1

Eğitimcilerin Stresi Azaltılmalıdır-1

Eğitimcinin stresini öğrencilerine, arkadaşlarına; eğitim yöneticilerinin ise bütün çalışanlarına yansıtmadan hep güler yüzlü olma sorumluluğuna uygun davranma çabası, her türlü taktirin üzerindedir. Ancak onların da biyolojik ve psikolojik birer varlık oldukları gerçeğinden hareketle, zaman zaman basına yansıyan eğitimdeki şiddet ve buna benzer üzücü olayların üzerinden, eğitimcilere haksızlık etmenin, eğitim sorunlarının çözümüne katkı sağlamayacağı da açıktır.                      

Ülkenin en ücra köylerine kadar gökteki yıldızlar gibi dağılan, oralara bilgi ışığını götüren, bu uğurda her türlü fedakârlığı yapan ve çeşitli zorluklara göğüs geren öğretmenlerdir, eğitim çalışanlarıdır. Durum böyle iken teröristler tarafından bayrak direklerine asılan, öğrencileri tarafından dövülen, bıçaklanan, hatta ateşli silahlarla öldürülen eğitimcilerin yaşadığı mağduriyetler eğitim camiasını derinden üzmektedir. Bütün bunlara rağmen eğitimciler, affedici olabilmektedirler.

Bugün okullarda, eğitim kurumlarında eğitim öğretim alanında görev yapan öğretmen ve yöneticilerin içinde bulunduğu şartları daha sorunsuz düzeye çekmek çocuklarımızın, dolayısıyla geleceğimizin sorunsuz hale dönüştürülmesi demektir. Buna ciddi ihtiyaç vardır. Çare üretmek ve çözüm getirmek için saha analizi yapmak, sorunları yerinde tespit etmek gerekir. Ama öncelikle eğitimcilerin yaşadığı stresi eğitim sorunlarının bir parçası olarak kabul etmek ve çözüm arayışına girmek gerekir.

Öğretmenlerin ve eğitim yöneticilerinin, çağın ihtiyaçlarından kaynaklanan kendini yenileme, mesleki bilgilerini güncelleme, yöntemleri geliştirme mecburiyetine ilave olarak sık sık yapılan mevzuat ve uygulama değişikliği nedeniyle oluşan yeni yüklere, son yıllarda hafta sonu destekleme ve yetiştirme kursları ve hafta içi etütleri de eklenmiş, bu nedenle eğitimcilerin ve eğitim yöneticilerinin yükleri, görevleri ve sorumlulukları daha da ağırlaşmıştır.

Bu nedenle özellikle merkezi okullarda görev yapan eğitimcilerin bu yoğun çalışma temposundan dolayı sosyal işlere, komşuluk ilişkilerine ve görevlerine, özel hayatlarına, ailelerine ayrılabilecekleri zamanları kalmamıştır. Hatta aynı kurumda çalıştıkları halde hafta sonu veya akşamları personel aileleri arasında tanışma, kaynaşma ve sosyal bağ oluşturma imkânları yok denecek kadar azalmıştır. Hiç ara vermeden çalıştıkları için, bunun bir sonucu olarak hafta içi normal ders görevini yerine getirirken yaşadıkları stres, bezginlik, bıkkınlık, yorgunluk ve isteksizlik kaçınılmaz olmuştur. Bu durumun çocuklarımızın ve gençlerimizin eğitim ve öğretimine olumsuz yansımaları olacağı aşikârdır..

Eğitim öğretimde hedeflenen kazanımlara ulaşmak için çalışanlarının sorunlarına çözüm üretmek gerekir. Huzurlu ve mutlu olan, gelecek kaygısından soyutlanan eğitimciler güler yüzleriyle, çocukların ve gençlerin ruhuna dokunacak, bu mutluluk öğrencilerin yüzüne de yansıyacaktır.

 “Gelecek gençlerin, gençler de öğretmenlerin eseri” olacağına göre mutlu gelecek mutlu öğretmenler eliyle gerçekleşecektir. Öğretmenlerin mutluluğu için ne kadar fedakârlık yapılsa yine de  az gelir.