Warning: getimagesize(/home/gunebakiscom/public_html/images/banner/aaa.jpg): failed to open stream: No such file or directory in /home/gunebakiscom/public_html/amp/functions.php on line 0
Bize Ömer lazım…

Bize Ömer lazım…

Geçen haftaki yazımda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı mücadelede yalnız bırakıldığını kaleme almıştım. Yazımın gazetede yer almasının hemen ardından AK Parti İl Başkanı Haydar Revi’nin kadınların da olduğu yönetim kurulu üyelerinin bulunduğu WhatsApp grubuna gönderdiği bir görüntü bana ulaştı. Ben de gazeteci olarak gereğini yerine getirdim. 

Türk Ordusu’nun Afrin’de tarihî bir mücadele sergilediği gün…

Şehit sayısının 30’a yükseldiği gün…

FETÖ/PDY üyelerine yönelik operasyonların sürdüğü gün…

PKK’ya yönelik operasyonların tüm ülkede devam ettiği gün…

Bunların hepsinin yaşandığı gün, Haydar Revi’nin aklına muziplik yapmak gelmiş! Karadeniz şiveli bir hostesin fotomontajlı uçak içerisinde konuşmalarını arkadaşlarıyla paylaşmak istemiş. Revi, bölge halkının şivesiyle dalga geçen, müstehcen şekilde el ve kol hareketlerinin bol olduğu görüntüyü WhatsApp üzerinden yönetim kurulunda görev yapan arkadaşlarına göndermiş. Yaptığı paylaşım haber olarak medyaya düşünce de hatayı kendinde aramak yerine sızdıranda aramakta bulmuş. Kendini de “Ne var bunda!” diye savunarak su yüzüne çıkmaya çalıştı.  

Yönetiminde görevli hemen herkesin normal gördüğü (!) bu görüntüler üzerine birkaç kelime yazmak istedim. Haydar Revi’nin yaptığı bu paylaşımın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın önünde olacağını düşünüyorum. Cumhurbaşkanı Erdoğan, mart ayında yapılacak il başkanlığı seçiminde bu paylaşımı dikkate alacağını düşünüyorum. Ateş çemberindeki bir ülkenin iktidardaki il başkanının bu işlerle uğraşmasını hiç hoş bulmadım. O yüzden Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da bunu hoş bulmayacağını biliyorum. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yol arkadaşı Süleyman Soylu’dan da yapılacak mücadelede yeni Ömerler bulmasını isteyeceğini düşünüyorum.

GÖRDÜN MÜ HOCAM!..

Anayasa Mahkemesi üyelerinin tahliye istediği Mehmet Altan, ağılaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Anayasa Mahkemesi, Altan’ın yaptıklarını gazetecilik faaliyeti olarak kabul etti. İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi ise bu faaliyetleri  ‘Anayasayı ihlal’  suçu olarak görüp ceza verdi. Bu ceza sadece Mehmet Altan’a verilmedi… Nazlı Ilıcak, Ahmet Altan, Fevzi Yazıcı, Yakup Şimşek ve Şükrü Tuğrul Özşengül’e de ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi. Tabii suçsuz olan Tibet Murat Sanlıman ise beraat etti.

“TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme”, “Türkiye Cumhuriyeti hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme” ve “Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme” suçlarından yargılanan sanıklardan Mehmet Altan’a tahliye istemek hangi akla hizmettir ya da bu bir suça girer mi? Bunu biraz düşünmek lazım.

Bu arada unutmadan sizlerle paylaşmak istiyorum. Ankara’da FETÖ/PDY üyesi gazetecilerden çok var. Yani ceza yiyenlerin arkadaşları hâlâ sokaklarda geziyor. Onlara da sıra gelmesini bekliyorum. Ülkesini seven herkes gibi…