Warning: getimagesize(/home/gunebakiscom/public_html/images/banner/aaa.jpg): failed to open stream: No such file or directory in /home/gunebakiscom/public_html/amp/functions.php on line 0
Bütün mesele samimi olabilmek

Bütün mesele samimi olabilmek

   “Bana sor sevgili kaari, sana ben söyliyeyim,

    Ne hüviyyette şu karşında duran eş’ârım.

    Bir yığın söz ki, samimiyeti ancak hüneri;

    Ne tasannu’ bilirim, çünkü ne sanatkârım.” 

Üstat, Mehmet Âkif, eserlerinin tek kaynağının ve mahiyetinin samimiyet olduğunu tevazuyla dile getiriyor. Esas olan samimiyettir; din de ahlak da samimiyettir. Doğru dediğini yaşamında uygulamaktır, yanlışını kabullenmektir samimiyet.Bugün en çok ihtiyaç duyduğumuz kavram, meziyet budur. Samimi olursak her şey halledilecektir.

Rabbimizin, ‘Bana kul hakkıyla gelme, onu affedemem.’”  buyruğunu dile getiren  din görevlisi, halkın inancıyla ilgili sorularını samimiyetle cevaplıyor mu?  İki kere iki dört eder gibi katı bilimsel cevap değildir mesele. Yıllardır kulaktan kulağa gelen yarım ya-malak bilgileri vermek de değildir görev. Gözler  kızarıncaya, kafa ağrıncaya kadar araştırılan  bilgi ve deneyleri , ruhla, kalbin sesiyle vermektir amaç. Ayet okurken, herhangi bir düşünürün sözünü verir gibi korkunç bir duruma düşmeden, okuduğunun Allah kelamı olduğunun farkına vararak,onu  seslendirmektir samimilik.

“Haktan yanayım, kul hakkıdır  benim  anlattığım, savunduğum.” diyen siyasetçi, telefon görüşmelerini, mesajlarını devlete ödettiriyorsa samimiyet nerede? Önerge ver Meclis’e vatandaşın sorunlarını çözmenin dışında, özel görüşmeler, mesajlar vekillerin kendilerine  fatura edilsin diye.

Kaç keredir şampiyon olamayan takımın başkanı, hâlâ kem küm ediyorsa kendisini sorgulamada çok geç kaldı demek. Başarısızlığı itiraf etmektir en büyük meziyet.

Samimi ol  yazarlığa öykünen arkadaş,yazamıyorsun, vazgeç; belli ki okumadan yazmaya geçmişsin, oku canım biraz daha,  ne Türkçeyi katlet ne de okuyucunun okuma sevgisini.

Fındık budamayı vatandaşa öğretmek için köye giden arkadaş, takım elbiseyle bahçeye girme, hemi de ceketinin düğmeleri sıkı sıkıya bağlı iken.

Ey tabip, habire sanatla iştigal ettiğini ballandıra ballandıra anlatma, bir kere de katıldığın konferanstan bahset…

Sunucu hanım, Nuray Hafiftaş’ı  anıyorsun. Sesini veriyorsun, hüzünleniyoruz. Birden kesiyorsun, yandaşlarınla  cırlarcasına şarkı söylüyorsun...

Din, samimiyetten ibaretse ondan uzak olan toplumun hâli nice olur…