Warning: getimagesize(/home/gunebakiscom/public_html/images/banner/aaa.jpg): failed to open stream: No such file or directory in /home/gunebakiscom/public_html/amp/functions.php on line 0
“Halkımız belediyesine sahip çıktı” öyle mi?

“Halkımız belediyesine sahip çıktı” öyle mi?

TRABZON Büyükşehir Belediyesi otobüslerinde kullanılan kart ve bilet uygulamasıyla ilgili ortaya feci bir rapor çıktı. Görünen ve bilineni 2 milyon liralık bir zarar... Bilinmeyeni ve denetime tabi tutulamayan ikinci hesap istisna!.. Zira tam 6 yıl süreyle hesap kitaplar, indi-bindiler tamamen firmanın uhdesine bırakılmış!.. Sadece firma biliyor. Büyükşehir sadece seyretmiş. Üstelik kabullenip seyrediş. Ortada Türkiye Cumhuriyeti’nin en üst düzey malî denetim organı olan Sayıştayın raporu var ve raporlar sosyal medyada dolaşıyor. Yani herkese açık...

Olay yalnızca günebakış gazetesinde yer aldı. Trabzon yerel basınında  bir haber önce bir gazetede çıkmışsa diğer gazetelerin bunu görmemek gibi kötü bir adeti var. Lâkin buradaki durum farklı. Ortadaki bir iddia değil somut tespitler. Yani Sayıştay raporlarıyla kesinleşen belge ve bilgiler. Buna rağmen yerel basının görmek istemediğini söylemeliyiz. Kötü bir gelenek de olsa ne yazık ki Trabzon yerel medyasında habercilik böyle işliyor.

Lâkin habercilikte bazı haberler bir kere ile bitmiyor. Haberin bazen toplumsal tesiri nedeniyle sürekliliği gerekiyor. Bu haberde olduğu gibi... Hal böyle olunca haberi görmeyen daha sonraki haberlerde ters yüz oluyor. Okuyucu ayıplıyor. Kaldı ki gazeteler yanlış bir gelenekle görmese bile haber ajansları dürüst davranıp haberi servis etmek zorunda. Yoksa haberciliğe ihanet etmiş oluyorlar. Nitekim ve ne yazıkki bu haberi, haber ajansları da görmezden geldi. İHA, DHA, AA... Haber bir seferlik olmayınca ve topluma mal olunca haberi görmeyenler, yani haberi gizleyenler haberle ilgili gelişmelerde utanılacak bir duruma düştü. Evet, gazetecilik adına utanç verici bir durum oluştu. Özellikle  bir ajans ve bir gazete bakın nasıl pozisyona savruldu? Şimdi onu analiz edelim.

İHA yani İhlas Haber Ajansı fakir fukaranın otobüs kartı paraları veya bilet paraları iç edilirken ve bu tespit Sayıştay raporuna yansımışken görmemeyi tercih etti. İsteseydi Sayıştay raporlarına anında ulaşabilirdi. Ama gözlerini yummaları gerekti! Bugüne kadar gözlerini yuman ve susan İHA, Halkevi mensubu öğrenciler belediye önünde eylem yapıp bilet paralarını iç eden Büyükşehiri protesto edince haberi “Belediye önünde açıklama yapan Halkevi üyelerine vatandaş tepki gösterdi” başlığıyla servis etti. Ne utanç verici bir durum.

İHA bugüne kadar haberi görmüş olsaydı, bugün bu  haberi böyle bir başlık aytında servis etme hakkı olabilirdi. Lâkin bugüne kadar rapora karşı gözlerini yumup görmezden geleceksiniz!.. Olay toplumsal tepkiye dönüşünce de manüpilasyona soyunup haberi ters düz edeceksiniz. Bunun adı okuyucuyu aldatmaktır. Ayıptır ve günahtır. 

Peki yerel bir gazeteye ne demeli? Başında Gazeteciler Cemiyetinin zavallı bir başkanının bulunduğu yerel gazeteye... Gazetecilik namusunu ayaklar altına alan cemiyet başkanının yönettiği gazeteye... Haberi “Halkımız belediyesine sahip çıktı” başlığıyla manipüle ediyor. Haberi bugüne kadar hiç görmemiş... Tek kelime yazmamış... Şimdi ise “Sayıştay tarafından rapora bağlanıp hukuka intikal etmiş, iç edilmiş bir para için tepki gösteren ve hak arayan Halkevi grubuna vatandaş tepki göstermiş.” diye yazıyor. Okuyucu sormaz mı!.. Vatandaş Halkevi grubuna belediyeyi protesto ettikleri için tepki gösterdi. İyi ama Halkevi grubu niçin eylem yaptı? Bunu neden yazmıyorsun?

Vatandaşlar olayı bilmiyor. Gazeteler yazmadığı için, siteler gizlediği için vatandaş haberdar olamadı. Vatandaş haberdar olsa o çocuklara tepki göstermezdi. Çünkü o çocuklar yalnız kendi haklarını değil vatandaşın hukukunu da savunmak adına oradaydı. Hâl böyle iken kaybolan paralar için tek kelime etmeyip  vatandaş tepkisini öne çıkarıp böylesi bir olayı tersyüz etmek ibretlik bir ayıptır. Gazetecilik adına utanılacak bir olaydır. Kayıt altına alınması gerektiği için yazıyoruz. Ve tekrar ediyoruz...

Bu haber bizim iddiamız değildir. Sayıştayın tespitidir ve hukuka intikal etmiştir. Doğruluğundan ve gerçekliğinden şüphe edilecek bir haber değildir. Bir iddia hiç değildir.

Öyleyse sormak ve kaydetmek gerekir. Bu nasıl haber ajanslığı, bu nasıl bir gazeteciliktir? İnsan bazen başkalarının yaptığından da utanır!... “Halkımız belediyesine sahip çıktı” öyle mi?