Warning: getimagesize(/home/gunebakiscom/public_html/images/banner/aaa.jpg): failed to open stream: No such file or directory in /home/gunebakiscom/public_html/amp/functions.php on line 0
Pekşen Tehdit Ediyor

Pekşen Tehdit Ediyor

Geçen hafta, Trabzon’da yaşanan uçak kazasının ardından yaptığı açıklama ile şehre zarar veren CHP Trabzon Milletvekili Haluk Pekşen’i kaleme almıştım.  “Havacılık güvenliği siyasî yandaşlara teslim edildi.” diyen Haluk Pekşen’in şehri sahiplenmediğini ve şehre zarar verdiğini dile getirdim. Bir turist getirmek için insanların çabasını görmezden gelen Haluk Pekşen’in siyasî rant uğruna şehri harcadığını ve turizmi baltaladığını anlatmaya çalıştım.

Yazımın ardından Haluk Pekşen beni aramak yerine eski gazeteci Bülent Deveci’yi aramış. Telefonda açmış ağzını yummuş gözünü. Sonunda, “Ona göstereceğim!’ diyerek telefonu kapatmış. Bülent Deveci de bunları benim yüzüme söylemesini istemiş. Ama nerede...

Sonra da Bülent Deveci, Haluk Pekşen ile arasında geçen konuşmaları birebir bana aktardı. Söylemde bulunanın Haluk Pekşen olması beni çok da üzmedi hani.

Ama merak ettiğim bir konu var: Haluk Pekşen bana ne gösterecek! Hukuk adamı olmakla övünen, her daim özgürlüklerden dem vuran, insan haklarına saygılı olduğunu açıklayan Haluk Pekşen, aslında beni dolaylı olarak tehdit ediyor. Yani Bülent Deveci’ye diyor ki: “Söyle ona yazmasın. Yoksa…”  Beyin okuyamadığımız için noktalı yerleri dolduramıyorum. Ama her ne olursa olsun, söylemlerinin altında küçük de olsa bir tehdit yattığı apaçık ortada.

Elinde belge olmadan uzmanların konuşmalarının aksine yaptığı açıklama ile şehre zarar verdiğini anlatmaya çalıştım. Maalesef anlamadı. İsim vermeden bir siyasî partiyi rantla suçlamasına anlam veremedim. Kendisinden isim istedim. Onu da yapamadı. Ya korktu ya da elinde herhangi bir belge ve bilgi yoktu. Ben de bunun üzerine AK Parti döneminde Kızılay’dan aldığı maaşı sordum. Onlara da cevap veremedi.

Şimdi tekrar yazıyorum. Siz bu iktidar döneminde, bundan tam 10 yıl önce Kızılay’dan 57 bin TL maaş almanızı nasıl yorumlayacaksınız? Size o maaşı verenlere nasıl bir gözle bakıyorsunuz. Söyleyin biz de o gözle bakalım…

KÜFÜR VE HAKARET SERBEST

“CHP talep etti, PKK ayaklandı” başlıklı bir haber kaleme almıştım. Haberi anlamayanlar ya da birilerinin gazına gelip hakaret edenlere son kez anlatıyorum: Referandum sonrası CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu halkı sokağa davet etmişti. Bunun üzerine istihbarat birimleri, bu eylemler sırasında PKK terör örgütü üyelerinin eylemciler arasına sızacağını ve eylemleri Gezi eylemlerine dönüştüreceğini rapor etti. Hattâ Kılıçdaroğlu uyarıldı ve bu eylemlerden vazgeçildi.

Bu bağlamda kaleme aldığım haberin ardından CHP yönetiminden bazı isimler haberimi paylaşarak şahsıma yönelik ağır hakarette bulundular, hedef gösterip hakaret ettirdiler. Düne kadar sağ partilerde at koşturanlardan biri kendisinin arandığını ve yorum yapmasının istendiğini söyledi. Hattâ içlerinden biri beni FETÖ’cü ilan etti. Terbiyesiz adam! CHP İzmir Milletvekili’nin söylemlerini unutmuş olsa gerek.  Yetmedi, hakaretleri bitmedi. Gidip suç duyurusu yaptılar. Delillerimizi ortaya koyduk. Savcıya yazdığımız haberi anlattık. O da bana hak vermiş olacak ki hakkımda takipsizlik kararı verdi. Bunun üzerine ben de avukatımla konuştum ve hakaret edenlerin tespitini istedim. 67 kişi buldu. Hepsi hakkında suç duyurusunda bulundum. Ama dün gördüm ki CHP yine aynı noktada. İl Başkanı, parti internet sitesinden şahsıma yönelik hakaret edenleri savunuyor. Beni tehdit edenlere, terör örgütü üyesi ilan edenlere sahip çıkıyor. Diktatörlük suçlamalarında bulunanlar başımıza diktatör kesilip suçluyken hesap sormaya kalkıyor.

İşte gelinen bu noktada CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun önünde iki yol görünüyor: Partinin ya sol marjinal örgütlerin eline geçmesine seyirci kalacak, siyasî hayatını tamamlayacak ya da köklü bir değişime giderek, Trabzon ve İstanbul gibi illerde temizlik harekâtı başlatacak.