Warning: getimagesize(/home/gunebakiscom/public_html/images/banner/aaa.jpg): failed to open stream: No such file or directory in /home/gunebakiscom/public_html/amp/functions.php on line 0
7 Çok geç

7 Çok geç

Liseye yeni atanan resim öğretmeni ilk derste şaşırtmıştı…

Herkes istediği resmi çizebilir.”

Nereye?

Herhangi bir kâğıda, deftere…”

Ne yapmaya çalıştığını merak ettiler ama biraz daha beklemeleri gerekiyordu.

Tamam” dedikten sonra resimlerin bazılarına gözlerini kısarak, bazılarına da dudak bükerek baktı. Masasına geçti, öğrenciler, hareketlerinden ve mimiklerinden öğretmenlerinin pek de mutlu olmadığını anlayabiliyorlardı.

Resim yapmayacağız çünkü hiçbirinizde o yetenek yok.”

Şaşkınlıkları daha da büyüdü gençlerin, lise son sınıfta okuyorlardı ve böyle bir durumla karşılaşacaklarını asla düşünemezlerdi.

Ne yapacağız?

Hani sizde o yetenek yok dedim ya… Ben de ünlü ressamların hayat hikâyelerini, resim akımlarını anlatırım. Nasıl?

***

Öğrenciler resim derslerini iple çekmeye başlamışlardı adeta…

Bu derste kimi anlatacak acaba?

Picasso, Salvador Dali, Van Gogh ve daha nicelerinin maceralarla örülü hayatlarını…

Empresyonizm, Futurizm, Kübizm ve Realizm gibi akımları…

***

Liseli gençler yarım asır sonra ‘Pilav Günü’nde buluştuklarında konu resim öğretmeniydi. Aralarından resimle ilgilenen bir kişi bile çıkmamıştı ama ressamların hayat hikâyeleriyle resim akımları dün gibi akıllarındaydı. Anlatmaya başladıklarında kendileri bile şaşırdılar.

Severek dinlersen unutmuyorsun.”

Sevdirerek anlatırsan unutulmuyorsun.”

***

AÇEV’in (Anne Çocuk Eğitimi Vakfı) hazırladığı ‘7 Çok Geç’ adlı kitabı yeniden elime aldığımda çocuklar ve gençler için ne kadar da geciktiğimizi düşündüm.

Okul öncesi ve ilkokulda yeterince yanlarında olamadığımız, destek sunamadığımız çocuklar liseye geldiklerinde işimiz daha da zorlaşıyor, “derste ders yapmama” gibi bir durumla karşılaşıyoruz.

Bilim, sanat ve spor emek ister.”

Eğitimciler ve eğitim yöneticileri yalnızca duyarlı olmakla kalmayıp, işbirliği yapacakları kişi ve kurumlarla da iletişime geçmeliler. Yoksa bizler çok daha resim dersinde fizik, müzik dersinde de kimya için izin veririz öğrencilerimize…

***                                                                                     

Kalkınmanın lokomotifi olacak bir şey lazım.

Yurttaşları derinden etkileyecek, memleket haritasında uçtan uca heyecan uyandıracak.

Grigory Petrov’un ‘Beyaz Zambaklar Ülkesinde’ anlattığı Finlandiya’nın küllerinden yeniden dirilmesi gibi… Cumhuriyet Döneminde en çok okunan kitap olması tesadüf değil.

Mustafa Kemal Atatürk’ün de hayran olduğu ve tüm okulların, özellikle de askeri okulların programına dahil edilmesini emrettiği bir kitap.

Aslına bakılırsa fiziği düzelttik ama kimyada durum o kadar iyi değil.

Yeni sınav sistemi, çocuklarımıza biraz nefes aldıracak gibi…                                                           

 Yarış çılgınlığı, yerini bilim, sanat ve spora bırakmalı…

***

Ana caddelerdeki dükkân görüntüleri bizi endişelendirmeye devam ediyor çünkü sürekli tüketiyoruz.

Yiyoruz, giyiyoruz ve konuşuyoruz.”

“Eğitim için 7 Çok Geç” diyenlere kulak verelim.

Gözlerimizi ‘Beyaz Zambaklar Ülkesine’ çevirelim.

Ve bir kez program yaptık mı ‘demir senaryo’ gibi olsun, değiştirmeyelim.