Warning: getimagesize(/home/gunebakiscom/public_html/images/banner/aaa.jpg): failed to open stream: No such file or directory in /home/gunebakiscom/public_html/amp/functions.php on line 0
Hatadan dönmek de fazilettir

Hatadan dönmek de fazilettir

Yanılmıyorsam birkaç yıl önce Trabzon’da referandum öncesi STÖ iştiraki ile bir sempozyum düzenlenmiş ve katılımcılara bir anket düzenlenerek “ yeni anayasa için görüşler” sorulmuştu. Guruplar halinde masalara dağılmıştık. Bir ara yanımıza eski anayasa raportörlerinden biri geldi. Çalışmalarımıza göz attıktan sonra bir ara kendileri ile sohbet etmek fırsatını bulmuştum. Ben kendilerine: “Anayasayı hukukçular hazırlasın ama yazılımını edebiyatçı bir gurup yapsın.” Deyince onu özel notuna aldı. Bu önemli bunu ilgili mercilere mutlaka ileteceğim demişti. İletip iletmediğini bilmiyorum ama hala kanunlar lastikli, esnek ve muğlak olan tarafları var. Çünkü Türkçeyi iyi bilmeyen vekiller de olabiliyor. Ne anlama geldiğini anlamak için ya niyet okuyucu olmak lazım ya da yazı tura atmak gerekir. Mecliste kanun hazırlanır. Resmi gazetede yayımlanır. Ama kanun metnine baktığınızda bir netlik göremezsiniz. Ne tarafından çekseniz o tarafa gider. Maalesef günümüzde hala bu hatadan kurtulmuş değiliz. Siyaset geçmiş dönemlerde bürokratik vesayet ile şimdi de siyasi parti veya vekilleri eliyle açıkça kirletiliyor. Hükümetçe çıkarılan 696 Sayılı KHK. İle 15 Temmuz darbe girişimine katılan darbecileri etkisiz hale getiren sivil vatandaşların gelecekte bir sorun yaşanmaması için onları koruma altına alan 37. Madde aynen şöyle diyor: “Resmi bir sıfat taşıyıp taşımadığına veya resmi bir görevi yerine getirip getirmediğine bakılmaksızın,15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve terör eylemleri ile BUNLARIN DEVAMI NİTELİĞİNDEKİ EYLEMLERİN BASTIRILMASI KAPSAMINDA HAREKET EDEN KİŞİLER HAKKINDA HERHANGİ BİR YARGILAMA YAPILMAZ. Büyük temel harflerle belirtilen bu cümle işin maksat ve amacını saptırmıştır. Bunu ya birçok bilmiş ilave etmiş veya maksadını aşmış olabilir. Hükümetin bu kanunu hazırlamasında zerre kadar kötü niyeti olmadığı aşikâr. Ama kanun metni açık seçik ortada dururken “onu şunu için bunun için yazdık demek havada kalır. Devletin emniyet, jandarma ve asayiş sağlama birimleri varken bu görevi sivil vatandaşlara havale ederseniz şimdiki İran’ın durumuna düşmek mukadder olur. İran sokaklarında pahalılık ve ekonomik kriz bahanesi ile sokaklara dökülenlere karşı rejim güçlerinin karşı gösteriye geçmesi ile aynı ülkenin insanları karşı karşıya gelir. Böylece ülkeleri karıştırmak ve menfur emellerini gerçekleştirmek isteyenlerin ekmeğine yağ sürülür. Bu konuda elbette İran ile mukayese edilemeyiz. İran kendine has kapalı bir rejimle idare ediliyor. Yönetimin en yetkilileri “MOLLALAR”dır. Bizde ise halkın hür idaresine dayanan demokratik bir rejim vardır. Bu sayede Ak Parti hükümetine yapılan menfur girişimler önlenebilmiştir. Elbette ki hatayı kanunda yazılı olmasına rağmen savunacak yerde düzeltmek bir fazilettir. Ama yanlışta ısrar etmek işi daha büyük hatalara yol açar. Bu milletin evlatlarının böyle anlarda müdahale için ayrı bir kanun korumasına ihtiyacı da yoktur.