Warning: getimagesize(/home/gunebakiscom/public_html/images/banner/aaa.jpg): failed to open stream: No such file or directory in /home/gunebakiscom/public_html/amp/functions.php on line 0
İran'da Bahar Olmaz

İran'da Bahar Olmaz


 

ABD ve Siyonizm'in İsrail çıkarları ve gelecek hesapları için planladığı Arap Baharı'nın son dönemeci İran oldu.

2018'e Arap Baharı programının İran ayağı ile girmiş bulunmaktayız.

ABD ve İsrail Birleşmiş Milletler tarihinin  en büyük yenilgisini Kudüs oylaması ile  aldı. Özellikle Türkiye'nin ve Cumhurbaşkanımız R.Tayyip Erdoğan'ın  büyük gayreti bu yenilginin ortaya çıkmasında çok etkili olmuştur.

Arap Baharı planında İran'dan önce kilit ülke Türkiye vardı. Gezi olayları ile başlayıp, 17/25 Aralık ile devam eden ve 15 Temmuz ile zirve yapan Türkiye'yi dize getirme planı, Büyük Türk Milleti hesap edilmediği için başarıya ulaşamamıştır.

İran halkının ekonomik ve demokratik talepleri sürekli batılı ajanlar tarafından provoke edilerek bugünkü duruma gelinmiştir.

Dünyanın en zengin petrol ve gaz rezervlerine sahip İran halkı ne yazık ki bu zenginlikten faydalanamamaktadır. İran'da mevcut rejim ve yandaşları bu zenginliği kendi keselerine aktarmaları isyanın ateşlenmesine sebep olmuştur.

İran’ın kültürü İslâm dini ve geleneksel Türk, Fars ve Arap kültürü etrafında biçimlenmiştir. Buna karşın, İran’ın çeşitlilikler içinde yüksek bir kozmopolit toplum ve canlı bir kültüre sahiptir. İslâm etkisi Türk, Fars ve Arap kültürünün müzik, giyim, mutfak ve yaşam tarzında görülebilmektedir. İran etnik ve mezhepsel acıdan da çok farklılık göstermektedir. Batının böl parçala ve yönet stratejisine uygun bir etnik yapısı olan İran'da  cereyan eden olayların yatıştırılması Türkiye'den daha zor olacaktır.

Yapılan araştırmalara göre İran nüfusunun: %46'ini Farslar, %33'ünü Azeriler (Türkler), %7'sini Kürtler, 6%'ini Gilekler ve Mazendaranlılar, %3'ünü Araplar, %2'sini Lurlar, %2'sini Beluciler, %2'sini Türkmenler ve %1'ini Kaşkay Türkleri ve diğer etnik gruplar oluşturur.

Böyle bir etnik yapının para, siyaset ve istihbarat ajanları kullanarak rejime karşı ayaklandırılması Türkiye'den daha kolaydır. Ancak idam cezasının olması ve rejimin orantısız güç kullanması olayın netleşmesini engellemektedir. İran ordusu ve güvenlik güçlerinin batı ile bağının olmaması da rejimin lehine bir durumdur.

Olayların tırmanmasında dış güçlerin büyük bir etkisi görülmektedir. Fakat ABD ve İsrail başkanlarının yaptığı açıklamalar bu isyanı geriletecektir.

“Arap Baharı” diye anılan ve Tunus’tan başlayarak Kuzey Afrika’da yönetimleri art arda deviren, sonunda Suriye’yi de iç savaşa sürükleyen sokak hareketlerinin bir yenisi olan İran'da yönetim değiştirildikten sonra sıranın Türkiye'de olduğu kesindir.

Şah'ı deviren İran halkı Mollaları devirebilecek mi?

1979 Yılı şartları bu dönemde devreye girer mi?

Bu hareket sadece İran'ı ilgilendirmemektedir. İran halkının haklı talepleri göz ardı edilemez. İran halkı Dimyat'a pirince giderken evdeki bulgurdan olabilir.  Bu talepler geçmişte Irak halkı, yakın geçmişte Suriye halkı için geçerliydi. Şimdi Irak ve Suriye halklarından bahsetmek çok zor. Sadece o halklara ait olan doğal zenginlikleri sömüren batı ve Siyonizm, doymak için Iran halkının zenginliklerine gözünü dikmiştir.

İsyan mekanizması ABD ve İsrail tarafından kurulduğu sürece asla halk lehine bir sonuç çıkmayacaktır. Geçmişte onlarca örnek vardır.

Beklentimiz İran yönetiminin halkının taleplerine cevap vererek, ABD ve İsrail'in mekanizmalarını bozup  yeniden yapılanmasıdır. ABD İsrail işbirliği ve Suudi Arabistan'ın da bu işbirliğine mecburen destek olması İran'ı zor duruma düşürecektir.

 İran halkı inşallah kendini bu sırtlanlara parçalatmaz...