Warning: getimagesize(/home/gunebakiscom/public_html/images/banner/aaa.jpg): failed to open stream: No such file or directory in /home/gunebakiscom/public_html/amp/functions.php on line 0
Soylu’ya kefil olmak…

Soylu’ya kefil olmak…

CHP’nin hedefi İçişleri Bakanı Süleyman Soylu... Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yanında ve her şeyi ile güven veren bir mücadele adamı. Geldiği yere tepeden inmelerle değil siyasetin bütün basamaklarını tırmanarak geldi. AK Parti’ye gelişi de bu çerçevede ele alınmalıdır. Zira davet üzerine icabet etmiş ve AK Parti ihtiyaç duyduğu için katılmıştır. Aldığı görevlerin hepsini hakkıyla yerine getirdi. Nitekim daha önceleri defalarca yazdığımız aynı tezimizi tekrarlıyoruz. “Türkiye Cumhuriyeti bugüne kadar böyle bir İçişleri Bakanı görmedi.” Siyasi mücadelesini AK Parti saflarında sürdürmek sadece ve sadece ülke millet sevdasından ötürüdür. Yoksa Süleyman Soylu ne Bakanlık ne de Başbakanlık peşindedir. Bunu milletvekili adayı olarak geldiği Trabzon’da defalarca dillendirmiştir. Hani bugün “Erdoğan’dan sonra yokum” diyor ya... Bu kararını 2015 seçimlerinde de ilan etmiştir.

****

TBMM’de bütçe görüşmeleri yapılırken CHP hedefine Soylu’yu oturttu. Yalnız İçişleri Bakanlığı’nın değil Kültür ve Çalışma Bakanlıklarının bütçelerinde de CHP’nin 4 sözcüsü Soylu’yu hedef aldı. Dışarıdan toslayarak Soylu’yu deviremeyeceğini anlayanlar, içeriden fitne yoluyla sonuç almaya kalktılar. Süleyman Bey’i, Yeni Asya cematine mensup olan ve 2013 sonrası FETÖ’ye evrilen Vedat Demir isimli eski bir partili arkadaşı üzerinden vurarak AK Parti’nin içinde fitne üretip Soylu’yu Tayyip Bey’den uzaklaştırmak istiyorlar. Bunun için tam da FETÖ’nün üretebileceği tipte bir proje ürettiler. Hani diyorlar ya “Soylu, 2008’den bu yana FETÖ’nün projesidir” diye... Tam tersine bu iddia, bu fitne bir FETÖ projesidir.

****

Süleyman Soylu’yu Demokrat Parti’deki mücadelesinden bu yana takip eden bir gazeteciyiz. Yani 2007 yılından bu yana Soylu’nun mücadelelerini izleyenlerdeniz. Süleyman Bey’i hiçbir zaman bir cemaat çizgisine sempatiyle bakan bir siyasetçi olarak tanımadık. Kendileri hep, bütün cemaatlere eşit bakan ama demokrasiyi ve özgürlüğü özümsemiş bir vatanperver kimliği ile öne çıktı. Süleyman Soylu’yu öğrencilik yıllarından itibaren takip eden ve irtibatını hiç kesmeyen Milli Görüş düşüncesinden nice dostları ve arkadaşları bizim de dostlarımız. Bunların en başında Müsteşar Yardımcısı Mazhar Yıldırımhan gelir. Yolu Yavuz Selim Vakfı’ndan geçen Süleyman Soylu ile irtibatı hiçbir zaman kesilmemiştir. Soylu’nun AK Parti’ye gelişine de gelmesi için uğraş vermesine de tanıklık edenlerdeniz. Şimdi kalkıp Soylu’yu FETÖ ile irtibatlandırmak AK Parti’nin içine fitne sokmakla eş değerdedir. Buna kim inanıyorsa bunun üzerinden hesap yapıyorsa FETÖ projesi işte bu kafaları kafalamak içindir. Biz PKK ile olduğu kadar FETÖ ile mücadelede de kendini ortaya koyan Soylu’nun iradesine zerre kadar gölge düşürülmesinden yana değiliz. Zira Efkan Ala’nın FETÖ ile mücadelede yetersiz kalışının ardından Soylu’nun amansız mücadelesi FETÖ’yü bitme noktasına getirmiştir. Soylu, FETÖ ile yalnız asayiş üzerinden mücadele etmiyor. Psikolojik olarak da mücadelesini sürdürüyor. FETÖ’cülerin mağduriyet edebiyatları ve acınma hisleri öne çıkartıldığında “Hayır. Acımak yok. Yoksa bir gün ülkemiz ve biz acınacak hale geliriz” diyerek en üst perdeden tepki göstermiştir. Tekrar ediyoruz... Soylu’yu FETÖ ile yan yana getirmek bize göre bir FETÖ projesidir. Yine bize göre; “FETÖ adına Erdoğan’a uzanabilmek için önce Erdoğan’ın etrafı temizlenmelidir. Birinci direk de Süleyman Soylu’dur.”

Dün AK Parti binasındaki basın toplantısını izledik. Harika bir bildiri hazırlanamalarına rağmen yazının heyecanı sözlere yansımadı. Yazıdaki heyecan ne yazık ki hissedilmedi... Şimdi ikinci aşamada  Soylu’yu partisi kadar Trabzon’daki STK’ların da savunması gerekir. Zira Süleyman Bey, ülke için olduğu kadar Trabzon için de çok önemlidir. Yine bize göre Trabzon’daki STK’lardan da önce İslamcı yapıda mücadele veren Sivil Toplum Örgütü ve gönüllü kuruluşların bir araya gelerek Süleyman Bey’e sahip çıkmaları çok önemlidir. Bu STK’lar Ankara’ya “Kefili biziz” mesajı vermelidir.

Not: Projeyi daha net anlamak için 11. sayfada yayınladığımız Kurtuluş Tayiz’in yazısını mutlaka okuyun.