Warning: getimagesize(/home/gunebakiscom/public_html/images/banner/aaa.jpg): failed to open stream: No such file or directory in /home/gunebakiscom/public_html/amp/functions.php on line 0
Muhalefet yanlış yolda

Muhalefet yanlış yolda

Sanıyorlar ki yalan-dolan, iftira atmakla oylarımızı artıracağız. Bu mümkün değil. Yalancının evi yanmış da kimse inanmamış. Bu iktidarın hiç mi doğrusu yok? Ben eğriye eğri, doğruya doğru denildiğini hiç duymadım.

Eğer öyle yapsa, belki oyları bir nebze artar. Ama sanki inat edercesine devamlı olumsuzluklardan söz etmesi inandırıcı olmuyor.

Hem sonra bu sözlere bakınca, Türkiye’yi yıpratmak isteyen dış güçlerin söylemleriyle aynı doğrultuda!

Şimdi ben senin hangi sözüne inanayım? Partim iktidar olsun diye, ülke elden gitse kılın kıpırdanmayacak.

Oysa bizim birlik ve beraberliğe ihtiyacımız var. Bunu halkımız 15 Temmuz’da göstermiştir. Devam etmesini istiyoruz. Partilerin de buna katkısı olsun diyoruz.

Şimdi bakıyorum da, kişilerin yapmış olduğu hizmetler değil de, giyim kuşamları eleştiriliyor. Şenol Güneş’e de aynısı yapıldı ve şimdi Milli  Takım’a gelmesi isteniyor!

Kimileri de çekememezliğinden olacak, Sayın Erdoğan’a neredeyse düşman gözüyle bakıyor! Biz bunların hepsini anlayışla karşılıyoruz, ama bu ülkeyi bölmek isteyen ve sonra da yutmak sevdasında olan dış güçlerin maşası olmalarını asla kabul edemeyiz! İnsan şöyle bir düşünecek olsa, neden Sayın Erdoğan’a düşmanlık beslediğini meseleyi anlayacak ama buna sahip olduğu ideoloji müsaade etmiyor. Oysa ülke elden gidecek, bunu düşünemiyor bile.

Türkiye bu haliyle dış güçlerin korkulu rüyası haline geldi. Bildiğimiz kadarıyla sadece insansız hava aracı üreten Türkiye nesine güvenerek böyle yüksekten atıp tutuyor?

Belki zamanla çok daha büyük silahlara sahip olacak ve belki de atomu var ki böyle konuşuyor. Biz bunarı bilemiyoruz, bildiğimiz tek şey, bu milletin birlik ve beraberliği var. Ki,  bu kadarı bile dış güçlerin korkulu rüyası olmaya yetiyor!

Tabii bunu partiler suçlamalarla bozmak istiyorlarsa da buna fırsat vermemeliyiz. Partiler gelip geçicidir, ama bu vatan ebediyen kalacaktır. Ki, ona göre davranmak gerekir. Bir kişinin düşman bellediği kişiyi ona sevdiremezsiniz. Ama ne var ki, düşmanlık yapanların da düşünmesi gereken, söylemleri dış güçlerin işine yarayıp yaramayacağı olmalıdır. Sonra pişmanlık fayda vermez.

Sevgili Peygamberimiz buyuruyorlar ki, “Bir kişinin sadece duyduklarını söylemesi, ona yalan olarak yeter!”

Şimdi sen ne gördün ki, adamları suçluyorsun? MİT tırları davası göstermiştir ki, kolluk kuvvetlerine bile düşman sızmıştır. Birlik ve beraberlikle buna karşı durabilirsin ancak. Bir parti uğruna bu ülkeyi tehlikeye atmanın anlamı yok.

Muhalefet elbette gereklidir. Ama muhalefet iktidarı çalıştırmak için olmalıdır. Yanlışlarını söylemelidir. Ama iftira atarak değil!

Önce beni içinde hiçbir kinin olmadığına, sadece bu ülkeyi düşündüğünden doğruları söyleyerek kendine inandıracaksın... Sonrası çorap söküğü gibi gelir!..

Dolayısıyla birlik ve beraberliği devam ettirmek mecburiyetindeyiz. Bir partinin bunu bozması halinde, o partiyi basiretsiz olarak ilan etmek en tabii hakkımız olsa gerek.

Onun için daha çok siyasi partilerin buna dikkat etmesi gerekmektedir. İktidar iktidarlığını, muhalefet de muhalefetlik etmesini bilecek!