Warning: getimagesize(/home/gunebakiscom/public_html/images/banner/aaa.jpg): failed to open stream: No such file or directory in /home/gunebakiscom/public_html/amp/functions.php on line 0
Gelin tanış olalım

Gelin tanış olalım

Vicdanların sızlamadığı, insanların boğazlandığı, kanların oluk oluk aktığı çağımızda ne kadar susamışız yukarıdaki sözlere. Söylenişleri gibi anlamları da çok güzel söz-cükler… Ama bir yerlere sıkışıp kalmışlar; biri, birileri çıkarsa onları gün yüzüne; tanı-şabilsek onlarla, tadabilsek tatlarını.

Birilerini beklemek uzun sürebilir bizim için, belki de çok geç kalabiliriz. Çareyi biz a-rasak bulamaz mıyız dersiniz? Peki  hiç denediniz mi?Sevgiyi denesek öncelikle. De-ğil mi ki Rabbimiz, “Ben sevilmek  istedim ve kâinatı yarattım.” diye buyurarak kayna-ğı gösteriyor. Öyleyse sevgiye gitmekten başka çare yok. Sevginin yolu da şüphesiz hoşgörüden geçer. Birbirimize katlanamıyor, birbirimizin kusurunu araştırıyor, en kü-çük olayda bile karşımızdakini  kırıyorsak, sevgiye nasıl ulaşabiliriz? Öyleyse dönüş yapmalı, Hacı Bektaşi Veli’nin,Niyetin temiz, özün berrak olsun /   Gördüğünü ört, görmediğini söyleme” şeklindeki formülünü hayatımıza geçirelim. Öte yandan bu ko-nuda nice insanları bağrından çıkaran ve sözlerin en iyisini bulup davranışlara yön vermeyi bilen atalarımızın da söyleyecekleri vardır elbet:: “ İyiliğe iyilik her kişinin kârı/ Kötülüğe iyilik er kişinin kârı”

İşte, erdemli insanın en büyük niteliği bağışlayıcı olmasıdır. Başka bir deyişle sevenin ötesinde, sevmeyeni de sevmektir asıl mesele: “Adımız miskindir bizim/ Düşmanımız kindir bizim/ Biz kimseye kin tutmayız/ Kamu âlem birdir bize”

Tarihte din kavgalarının milletler arasında ne denli büyük ve acı olaylar doğur-duğu malûmdur. Kaldı ki aynı dinin içindeki mezheplerin aralarındaki kavgalar, dinler arasındaki kavgaları gölgede bırakmıştır. Aynı olaylar, maalesef günümüz-de de yaşanmaktadır. Bu bağlamda öyle bir dünya kurmalıyız ki orada bütün kültür-ler ve dinler birleşmeli, her şey yalnız ve yalnız  âlemlerin rabbının en çok tecelli ettiği insanın hayrına göre olmalı.

İşte bu insanın yaşadığı dünyada kavgalar, savaşlar olmayacak; dudaklar yaradılışı-nın en güzel biçimiyle, tebessümle aralanacak ve, “Gelin tanış olalım/ İşi kolay kı-lalım / Sevelim sevilelim/ Dünya kimseye kalmaz” mısralarıyla bütün dünyaya sesle-necek. Temel ortak nitelikleri “Yaratıcı’ya teslim olmak olan bütün dinlerde yumuşak-lık, sevgi ve  hoşgörü ortak değerler olduğuna göre bunu başarmak mesele değil.

Kur’an ve sünnette kendisinden sitayişle bahsedilen Hz. İsa ( a.s.) etrafındaki insan-larla sohbet ederken öncelikle yumuşaklığın, alçakgönüllülüğün savunucusu olarak, “Yanağının birine vuran olursa, ötekini de çevir.” diyordu. İşte bu, sertliğin, aşırılığın karşısında dengeli ve sabırlı olmanın özümlenmesine çalışılmasıdır.

Âlemlere rahmet olarak gönderilen Hz. Muhammed (s.a.s) “Ben güzel ahlâkı tamam-lamak için görevlendirildim.” derken, Yaradan’ımız, Kur’an-ı Kerim’de, “(Ey Muham-med)  kullarıma benim çok bağışlayıcı ve pek esirgeyici olduğumu haber ver.” şeklin-de kutsal buyruğunu iletiyor.

Sevgiyi özümseyerek hoşgörüye, oradan da barışı soluklayan berrak bir dünyaya ulaşmak dileğiyle sözü ustasına bırakalım:

“Ben gelmedim davi için / Benim işim sevi için

Dostun evi gönüllerdir/ Gönüller yapmaya geldim”