Warning: getimagesize(/home/gunebakiscom/public_html/images/banner/aaa.jpg): failed to open stream: No such file or directory in /home/gunebakiscom/public_html/amp/functions.php on line 0
Bir yanlış adım

Bir yanlış adım

Rusya ile Osmanlı döneminde zaman zaman savaşlar yaşanmıştır. Bu Osmanlı Devletinin nispeten güçlü, Rusya’nın zayıf olduğu dönemlere rastlar. İkinci Dünya harbinden sonra yenik ve zayıf düşen Türkiye’nin Rusya ile arasının iyice açılması Kars ve Ardahan’ı geri istemesiyle başlar. Rusya’nın bu yanlış adımından sonra ABD devreye girer. Türkiye’nin bu zayıf durumundan yararlanır. Siyasi ve ekonomik ittifaklar oluşturulur. Türkiye’ye arka çıkıp Rusya’nın Güneye doğru yayılmasının önlenmesi amaçlanır. Bilahare Marşal Yardımı ile Türkiye’ye ekonomik ve askeri destekler sağlar. Böylece güçlü ABD’ye karşı Türkiye’ye saldırma heveslerinden Rusya ara verir. Demir Perde dönemlerinde Rusya bir öcü gibi gösterilmesi çeşitli propagandalarla sağlanır. O günleri yaşayan yaşlı insanlarımızın düşmanlığı hala devam eder.

Bilahare Kurtuluş Savaşı sırasında özellikle Çanakkale Savaşı süresince Rusya’nın Türkiye’ye silah ve mühimmat yardımı ile destek vermesi bu düşmanlık duygularını azaltır. Görülüyor ki kötülük de iyilikte unutulmuyor. Hele başın darda iken yapılanlar kolay kolay unutulmuyor. Gorbaçov döneminden sonra başlayan yumuşama hareket ve bilahare dağılma dönemlerinden sonra Rusya ile ilişkilerimiz iyice normalleşti. Artık Rusya öcü olmaktan çıktı. Rusya’dan ayrılan Türki devletlerle her türlü siyasi ekonomik bağlantılarımız arttı.

ABD saflarında yer alan tüm ülkeler kazığı yiyip zararını çekmiştir. İttifak halinde olduğu tüm ülkeleri hayal kırıklığına uğratmıştır. Güvenilir olmadığı kanıtlanmıştır.1950’li yıllarda NATO ittifakı sebebiyle Kore’ye asker gönderdik. Bir hiç uğruna bize şimdilerde olduğu gibi vekâlet savaşı yaptırdılar. 850 askerimiz binlerce kilometre uzaklarda o topraklarda şehit oldular. Bir o kadar da gazimiz oldu. Attığımız adım ürküttüğümüz kurbağaya değmedi. ABD güvenilir bir dost olmaktan artık çıkmıştır. Bu gün Ortadoğu’da Suriye, Irak Savaşlarında Türkiye’ye karşı Terör örgütleri ile işbirliği yapıyor. Onlara en modern silahlarını verip Türk askerinin ölümüne sebep oluyor. Bunu bir defa olsa hata sayabiliriz. Ama kırk yıldır bize dost görünüp düşmanlık yapıyor. Artık şapka düştü. Kel iyice göründü. Şimdi ABD de bunu gizlemiyor. Bu nasıl müttefiklik, nasıl stratejik ortaklık? Müttefiklik dediğimiz Rusya gibi olur. Tüm dünyanın üzerine çullandığı Suriye’ye sahip çıktı. Korudu. Hâlâ ayakta durabiliyor. Dostluğunu kara gününde Suriye’ye ve dünyaya gösterdi. Bizim müttefikimiz 15 Temmuzda darbeye yardımcı oldu. FETÖ liderinin himayesini kendi topraklarında sağlıyor. Anlaşılmayan ne kaldı?

Şimdi Başbakan ABD’ye gitti. Tüm konuları başkan yardımcısı görüşecek. Değişen bir şey mi olacak? Hayır. Görüşüp, klasik göstermelik beyanlar verilip ayrılacaklar. El altından, hatta el altı kalmadı. Açıktan düşmanlığına devam edecek. Artık bu gidişe dur demeliyiz. Türk halkının ABD düşmanlığı gırtlağına dayanmıştır. Nereden inceyse oradan kesilsin. Dökülen her şehidin kanının sorumlusu ABD’dir.