Warning: getimagesize(/home/gunebakiscom/public_html/images/banner/aaa.jpg): failed to open stream: No such file or directory in /home/gunebakiscom/public_html/amp/functions.php on line 0
Avrasya ve yeni yatırımları…

Avrasya ve yeni yatırımları…

Dedi: Trabzon’un son 10 yılda kazandığı ve marka değer oluşturan yatırımı size göre hangisi?

Dedim: Avrasya Üniversitesi… 3 kampüsü, 500 civarında akademik ve idari kadrosuyla Avrasya Üniversitesi…

Dedi: Hakikaten bir marka değeri mi? Toplum yeterince farkında mı?

Dedim: Türkiye’de 80 civarında vakıf üniversitesi var. 6 vakıf üniversitesinin sahibi Trabzonlu… Ama hiçbiri Trabzon’a bir özel üniversite açmayı düşünmedi. Hepsi İstanbul, Ankara ve İzmir’i hedefledi. Hatta birisi Gaziantep’te kurdu. Trabzon’un nüfusu belli... Kurmadılar çünkü elde edecekleri rant/kazanç açısından yetersizdi. Geriye Trabzon’u önemsemek kaldı. O da umurlarında değildi. Şehri yine kentte yaşayanlar önemsedi. Elini taşın altına Ömer Yıldız koydu. Ama inanmadılar. Bugün 3 kampüs, 5 bini aşkın öğrenci ve Trabzon’a yıllık 80 milyon liralık ilave girdisiyle bir marka değerin temsilcisi.

Dedi: Marka değer anlamda başka söyleyecek sözünüz var mı?

Dedim: Siyasilerimiz konuşmalarında Trabzon’u anlatırken hep iki üniversite ile övünüyorlar. “Özel üniversitemiz var” diyerek övünüyorlar. Türkiye’de nüfusu 750 bin civarında hiçbir kentte özel üniversite yok. Bu bakımdan Avrasya Üniversitesi her türlü övgüyü hak ediyor.

Dedi: Toplum yeterince farkında mı? Bu sorum cevapsız kaldı.

Dedim: Ne yazık ki değil. Toplum üniversitenin farkında ama katkısının değil.

Dedi: O zaman üniversiteyi yeterince tanımıyorlar. Sizce nereden kaynaklanıyor?

Dedim: Bana göre STK’lardan kaynaklanıyor. Sivil Toplum Kuruluşları şehir öncelikli keyfiyetten uzak çalışıyor. Aslında KTÜ’nün de farkında değiller. Halbuki üniversitelerle şehir bütünleşmesini STK’lar sağlar. Ancak bunun için STK’ların farkında olmaları gerekir. STK’lar bu bağlamda üniversitelerle sağlıklı ve yeterli ilişki geliştirebilse, topluma da yansır. Ancak bu ilişki kurulamayınca toplumda da farkındalık oluşmuyor.

Dedi: Avrasya’nın bu konuda hatası yok mu? Sadece STK’lar mı?

Dedim: Elbette Avrasya’nın da eksiği var. Lakin Avrasya kurulurken çok acı cekti. STK’lardan beklediği desteği göremedi. Hal böyle olunca da geçen süreçte bir türlü olması gereken ilişki kurulamadı. Halbuki üniversitenin gelişimi ve şehre daha çok katkısı bağlamında STK’Lara ihtiyacı var. Sorunlarını STK’lar paylaşıp topluma aktarmalı.

Dedi: Avrasya büyüme istidadını sürdürebiliyormu?

Dedim: Yapılan AR-GE çalışmalarıyla Avrasya’nın 30 bin öğrenci seviyelerine ulaşabileceği, bu potansiyeli taşıyabileceği kaydediliyor.

Dedi: Bunun için bir çalışma içinde mi?

Dedim: Evet içinde… Önümüzdeki süreçte 3 önemli atılım söz konusu. 1- Bilim Köyü Projesi. 2- Üniversite Hastanesi. 3- Avrasya Kültür Merkezi.

Dedi: Bu projeler uzun vadeli hedefler mi?

Dedim: Kısa ve orta vadede hedeflenen projeler… Yaklaşık 350 milyon liralık yatırım projeleri… Bilim Köyü Projesi başlı başına yatırım. Üniversite Hastanesi iddialı bir yatırım. Avrasya Kültür Merkezi de özel ve özgün bir proje iddiası taşıyor.

Dedi: Buna rağmen hakkı yeterince teslim edilmiyor.

Dedim: Zaten kendisi de dert etmiyor. ‘Balık bilmezse Halik bilir’ deyip geçiyor. Herkes parasını inşaatlara, yap-satlara yatırıp para kazanırken... Kazandığı paralarla Ankara ve İstanbul’lara kaçarken Avrasya Trabzon’a ve Trabzon insanına yatırıma devam ediyor. ‘İnsan ölür eseri kalır’ sözünü rozet yapmış yakasında gezdiriyor. Avrasya gerçeğini bugün yaşayarak izleyenler takdir etmese de gelecekte bu gerçeği görenler adını hep yaşatacak. Kendileri için kazananlar değil şehir ve insana yatırım yapanlar hatırlanacak.