Warning: getimagesize(/home/gunebakiscom/public_html/images/banner/aaa.jpg): failed to open stream: No such file or directory in /home/gunebakiscom/public_html/amp/functions.php on line 0
Evet, derin Trabzonspor yok artık!

Evet, derin Trabzonspor yok artık!

Keşke sular durulmasa da biraz daha karışsa ortalık!

Keşke şu Galatasaray’dan da kötü bir sonuç çıksaydı da fişi çekseydik!

Keşke, keşke, keşke!

Bu takım kötü değil, kadro çok iyi, toparlanır, ligin henüz başı sayılır.

Bu takıma güvenmek zorundayız, çünkü en kötü devre arasına kadar bu kadroyla gidilecek.

Ne olursa olsun, biz bu takımı iyi günde sevmedik, kötü günde de yanındayız!

İşte iki farklı düşünce ve bu iki düşüncenin fiiliyata geçirilmesini yaşıyor Trabzonspor…

Son Divan Toplantısı zaten anlatılacak gibi değil!

Ne kadar da mutluydular, gözleri pırıl pırıl, eleştirileri peşi sıra yaparken. Hatta ve hatta aba altından sopa göstererek bunu yaparken bile ne kadar da özgüven patlaması yaşıyorlardı!

Öyle ya acımasızca kafalarında hazırladıkları o cümleleri dökmek için ağızlarından haftalardır Divan Toplantısını bekliyorlardı. Çok da sabırsızdılar.
Konuşma sırasına baktığımızda, sahaya çıkan takımın 11’i gibiydi. Yani kare as önden gidiyordu konuşma sırasında.

Ve hiç birinin birbirinden farklı niyetle çıkmadığına şahit olduk o kürsüye.

Hani Divan üyesi olabilmek için 25 yıllık üye olmanız gerekiyor. Yani oradaki insanlar en az 25 yıllık kulüp üyesi. Biz onlardan sağduyulu, ılımlı ve yapıcı bir yaklaşım beklerken, tamamen ‘yıkmak’ üzerine bir tarz sergilendiğine şahit olduk. Yani kötü giden Trabzonspor’u psikolojik açıdan biraz daha kötü duruma taşıma gayretiydi bu bize göre. Bütün bunların üzerine çıkıp, ‘Derin Trabzon, Trabzonspor yok’ söylemlerine ise tamamen katılıyoruz.

Niye mi? Çünkü başta bu takıma gönül vermiş milyonlarca taraftar olmak üzere kimse sizi yani kendisini Trabzonspor’un sahibi addedenleri istemiyor.

Çünkü bu takımın sahibi cefakar taraftarı, ona gönül vermiş uzaktan da olsa kalbi onun için atan milyonlar.

Bir galibiyetten ötesi…

Galatasaray galibiyeti çok şey anlamına geldi Trabzonspor’da.

Bir kere Rıza Hoca Trabzon’da göreve geldikten sonra taraftarın önünde ilk maçını kazanarak belki de en önemli sınavı vermiş oldu.

Son haftalarda yaşanan kötü gidişat ve her şeye rağmen taraftarın takımını sahiplenmesi adına önemli bir gündü. Taraftar da gereğini yaparak o günü takımının yanında olarak onlar da önemli bir sınav vermiş oldu.

Diğer taraftan baktığımızda kulübün kasasına uzun aradan sonra para girmesi demekti bu galibiyet.

Takımdaki özgüven ve motivasyonun yeniden geri kazanılması demekti bu galibiyet.

Sadece takım değil bütün bir şehrin ve ülkenin her tarafında yaşanan, yüreği bordo-mavi atan herkesin yeniden hayata dönüşü gibiydi bu galibiyet.

Gelecek maçlar açısından umut vericiydi bu galibiyet. Çünkü sadece galibiyet değil oynanan futbol da herkesi umutlandırdı.

Uğur aynı Uğur, değişen ne?

Ne yapsalar olmuyor, ne yapsalar yaranamıyorlar’ misali.

2015-16 sezonunda Süper Lig’de oynanan Trabzonspor-Fenerbahçe maçında bir taraftarın hakeme saldırması sonrası Kulüpler Birliği’nin, ‘2 Dakika Düşün’ eylemi başlatılmış ve Trabzonspor cephesi bu olaya karşı çıkmıştı.

Yine aynı dönem Osmanlıspor’da kiralık oynayan Uğur Demirok, takımının Kasımpaşa ile karşı karşıya kaldığı mücadelede bu eylemi protesto ederek arkasını dönmüş ve ülke gündemine de bu haliyle yansımıştı.

O dönem Trabzonspor taraftarları adeta kahraman ilan ederek Uğur Demiroka’a övgüler yağdırmıştı.

Bugün gelinen noktada nedense zayıf bir nokta bulunduğu an eleştirilecek isimlerde liste başına koyuldu.

Ne oldu, ne değişti de bugün Uğur eleştiriliyor.

Futbolunu, maç sırasındaki hatalarını elbette eleştireceksiniz. Ancak iş oradan öteye gidince, ‘Ayıp oluyor’ derler adama.

Uğur dünkü Uğur, yani Osmanlıspor formasını giyerken tepkisini koyan Uğur. Üstelik bugün o çok sevdiği bordo-mavi formayı giyerek hizmet vermeye çalışıyor.

Uğur Demirok’u yeniden sevmek için başka bir takıma gönderip, orada Trabzonspor’a olan sevgisini ifade etmesi mi gerekiyor?

Çok çabuk kırıp döküyor, çok çabuk kaybediyoruz.

Sevmemiz saman alevi gibi anında sönüveriyor.

N.G