Warning: getimagesize(/home/gunebakiscom/public_html/images/banner/aaa.jpg): failed to open stream: No such file or directory in /home/gunebakiscom/public_html/amp/functions.php on line 0
Sosyal medya ve küfrün geldiği son nokta

Sosyal medya ve küfrün geldiği son nokta

Trabzonspor nasıl kurtulur, ne olacak bu Trabzonspor’un hali? Bugün kime rastlasanız, kiminle konuşsanız hep aynı şeyi soruyor, hep aynı şeyleri konuşuyorsunuz.

Ligde 9 hafta geride kalırken alınan 2 galibiyet, 3 beraberlik ve 4 mağlubiyet sadece takımı dip yaptırmadı koskoca bir şehri, bir camiayı adeta yerle bir etti. Belki ‘Henüz 9. Hafta, bu ligde daha çok şey olur’ denilebilir. Ancak saha sonuçları olumsuzsa hiçbir şey yolunda gitmiyor. Ne yaparsanız, ne yapmaya niyetlenirseniz niyetlenin. Her şey o saha sonucuna endeksli. Hele ki Trabzonspor ise söz konusu olan.

Zaman zaman eleştiriler gelmiyor da değil. Ne istiyor bir kısım taraftar? Tıpkı sosyal medyada yapılanlar gibi, ‘kırın, yıkın, dökün’ hatta daha ileriye gidin, ‘Hakaret edin, insanlara kişisel olarak saldırın’.

Olacak şey mi bu? Akıl karı mı, mantıkla izah edilebilir mi?

Gazeteler ne için vardır, yazılmak, bilgilendirmek, haberi vermek için. Köşe yazarı yazısını, kişisel görüş ve düşüncelerini de kendisine ayrılmış köşeden yazar, okuyucularıyla paylaşır.

Ancak son yıllarda ülkemizi ve şehrimizi de saran sosyal medya furyası şimdilerde bu mecrayı çok da amacına uygun kullanmıyor. Özellikle Trabzonspor’un aldığı başarısız sonuçlardan sonra kullanılan dil yadırganacak cinsten. Artık bu o kadar aşırı bir boyuta vardı ki ulusal kanallarda da olayın vahametine sıkça değinilmeye başlandı. Dedik ya sosyal medyada kaba tabirle sahte hesap açıp, üzerine bir de internetten yine başkasına ait bir fotoğrafla hesap açıp insanlara sinkaflı küfürler etmek büyük maharet sayılır oldu.

Son dönemlerde özellikle Trabzonspor üzerinden bu küfür olayı inanılmaz bir şekilde almış başını gidiyor. Edilen küfürlere şöyle bir baktığınızda, ‘Kendilerine yada yakınlarına bu küfür yapılsa cinayet sebebidir’ diyorsunuz. Trafikte, yolda az mı örneğine rastlanıyor, yan baktı, küfür etti, yol vermedi… gerekçeleriyle işlenen suçlara.

Sosyal medya üzerinden nedense herkese bir cesaret geliyor ki sormayın. O klavyenin başına geçince sanki bir dokunulmazlık zırhına bürünüyorlar, çoğu da henüz 16-20 yaş grubu. Ne yazık ki spor üzerinden ve sosyal medya aracılığıyla küfrün geldiği son nokta bunun adı.

Oysa bir büyüğümüzün söylediği gibi, Trabzon insanı, Trabzonsporlu küfürbaz değil, iyi bir öğretmen ve örnek olmalı. Kendisine yapılsa bile o davranışıyla, sözüyle, özüyle örnek olmalı. Çünkü Trabzon insanının da şehrinin de böyle bir geçmişi yok. Bu şehrin böyle anılmasına vesile olmak da kimsenin hakkı değil.

*************

İ-NAN-MA-YIN

Sosyal medya hesapları üzerinden takipçi satın alıp kendisini, gazeteci, yayın yönetmeni, koordinatör diye tanıtanlara;

Trabzon’un yerel medyası diye kendilerine paye verenlere;

Trabzonspor’u, satın aldıkları takipçileri ile idare etmeye çalışanlara,

Trabzon şehrinin imajını kullandıkları küfürlü sözlerle zedeleyenlere,

Güvenmeyin, inanmayın, en önemlisi de prim vermeyin.

ÇÜNKÜ

Hiçbirisi Trabzon’da gazeteci olarak tanınmıyor.

Hiçbirisi bir basın toplantısına gelmiyor

Hiç birisi Trabzonspor’un bir idmanına dahi gelmiyor

En önemlisi Trabzonspor’un maçlarında basın tribününde akredite olup maç izleyemiyor, sahada görev yapamıyor. Çünkü gazeteci kimlikleri yok…

Çünkü onlar gazeteci değil

Onlar kim mi?

Onlar duyumcu, dedikoducu, fitne-fesat için fırsat kollayan bazı kesimlerin tetikçileri.

Onlar sosyal medyanın türettiği vasıfsız bazı isimler.

(N.G)

***************

Rıza Hoca’ya güvenmeli

Zor bir dönemde göreve gelen Rıza Çalımbay deyim yerindeyse ateşten gömleği giymeyi de göze aldı. Büyük bir camia ancak bir o kadar da zor bir camia Trabzonspor. Çünkü burada herkes futbolu bilir, hem de çok iyi bilir. Ancak Rıza Hoca önceki akşam idman öncesi basına yaptığı değerlendirmede aslında önemli mesajlar da verdi. “Bu tip kriz dönemlerinde çok takım aldım ve başarıyla dipten çıkmayı da başardım” diyerek bir anlamda mesaj gönderdi camiaya.

Yapı itibariyle Rıza Hoca’ya baktığınızda sakin, kendine güvenen ve kendinden emin bir görüntü sergiliyor. Bu sakin yapısı karakteristik olarak bizim tam tersimiz belki de en büyük avantajı o Rıza Hoca’nın. Biz çok tezcanlıyız, hemen olsun bitsin istiyoruz. Ancak ne olursa olsun biraz sakin olmalı ve mantıklı düşünmeli. Bunun için de Rıza Hoca’ya güvenmeliyiz.

Rıza Hoca sadece karakter olarak değil hoca olarak da bize göre güven veren bir isim.

(N.G)