Warning: getimagesize(/home/gunebakiscom/public_html/images/banner/aaa.jpg): failed to open stream: No such file or directory in /home/gunebakiscom/public_html/amp/functions.php on line 0
Hakkını helal et ağabey…

Hakkını helal et ağabey…

Bir insan düşünün;

Hayatı evi ve işi arasında geçen,

Mesleğine sevdalı,

Fotoğraf çekmeyi seven,

Doğanın en büyük hayranı,

Yalan konuşmayan,

Dedikodudan uzak duran,

İkiyüzlü olmayan,

Kendi dünyasında yaşayan…

Bu özellikleri taşıyan insanlara artık nesli tükenen insanlar diyoruz. Aramızda bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar az kaldı. Bin bir türlü ayak oyunlarının sergilendiği bu camiada adam bulmak artık çok zor olmaya başladı. Meslektaşının arkasından başkalarını doldurarak küfür ettirmenin moda olduğu bu dünyada, çalıştığı maaşla yetinmeyerek haksız kazanç sağlayanlar maalesef itibar görmeye başladı.

Başladı başlamasına da itibar gördüğü insanların da en az kendileri kadar karaktersiz olduğunu biliyoruz hattâ şahit oluyoruz. İyi, dürüst ve karakterli insanın az bulunduğu bu dünyadan geçen hafta bir insan göçtü gitti. 7 ay birlikte çalışmanın tadına vardığım bu kişi, bir kez daha bana “maalesef iyiler fazla yaşamıyor” sözünü hatırlattı. Hastanede ilk ameliyatının ardından kendisini arayıp ziyaret etmek istediğimi söyledim. Kabul etmedi. Galiba kendisini ameliyatlı görmemi istemedi. Kısacası ziyaretçi kabul etmiyordu. Aradan kısa bir süre geçti, beni aradı. “Ziyaretime niye gelmiyorsun?” diye sordu ve sitem etti. Ziyaretçi kabul etmediğini hatırlatınca, “Sen gel.” dedi.

Tekin Atay’ı aradım, beraber gittik. Yarım saat süren ziyaretin ardından bizi servisin kapısına kadar yürüyerek uğurladı. Sanki veda ediyordu. Silah ruhsatını eşine devretmek istediğini söyledi. Hâlledeceğimi belirterek hastaneden ayrıldık. Hastane dönüşünde Tekin Atay ile sohbet sırasında ikimiz de üzüntümüzü dile getirdik. Bir efsanenin bu dünyadan göç edeceğini düşündük, fikirlerimizi paylaştık. İnanmak, ikimiz için de çok güçtü. Bir hafta geçmeden acı haberi geldi. Tekin’i aradım, hemen evine gittik. Eşi gözyaşları içerisinde karışladı bizi. İçimizdeki acı gözlerimizden aktı. Evin her tarafında onun eserleri vardı. Dayanamadık, evden çıkıp bahçeye geçtik. Ziyarete gelenler oldu. Bir gün sonra da toprağa verdik.

Trabzon basınında duruşuyla örnek alınacak bir adamı kaybetmenin üzüntüsünü yaşadım. Bu üzüntüyü yaşarken, dün arkasından türlü türlü sözler söyleyenleri timsah gözyaşları dökerken gördüm. Sosyal medya hesabından üzüntülerini dile getirenleri gördükçe, insanların ne kadar ikiyüzlü olduğuna bir kez daha şahit oldum. Hele hele ölüm döşeğindeyken yerine atama yapılması, vefasızlığı bir kez daha bizlere hatırlattı.

Sizlere anlatmaya çalıştığım bu insan, Türk basınının beyefendisi Turgay Murtezaoğlu’ndan başkası değildir. Yarım asra yakın süre basın içerisinde bu kadar saygın kalabilmek hiç de kolay olmamıştır. Arkasında kendisi kadar onurlu bir kadın bırakan Turgay ağabeye Allah’tan rahmet, Evşen ablaya ise Allah’tan sabır diliyorum. Hakkını helal et ağabey…