Warning: getimagesize(/home/gunebakiscom/public_html/images/banner/aaa.jpg): failed to open stream: No such file or directory in /home/gunebakiscom/public_html/amp/functions.php on line 0
Tarih yazdılar

Tarih yazdılar

Trabzonspor, kelimenin tam anlamıyla tarih yazdı!

İlk 30 dakikada 3-0 öne geçen bordo-mavili takım, bırakın Alanyaspor’u, Liverpool veya Arsenal önünde bile olsa, maçı 4-3 kaybetmez. Kaybediyorsa da bu tarihe geçecek bir nottur.

Bordo-mavili takımın 3-0 öne geçene kadar ki oyununda Alanyaspor diziliş ve savunma kurgusunun nedenli hatalı olduğunu net şekilde gördük. Nitekim bizim gördüğümüzü Saffet Susic de gördü ve oyuna 38. dakikada iki değişiklik ile müdahale etti. İşte ne olduysa ondan sonra oldu.

3-0 önde olan Trabzonspor, öyle entresan pozisyonlar verdi ki, şaşırmamak elde değil. Söz gelimi V.Love’nin attığı birinci gol. Durica’nın yanından öyle bir hızla geçti ki Slovak oyuncu neredeyse zatürre olacaktı. Böyle bir çalımı yiyen oyuncuya halı saha maçı olsa ‘bir daha gelme’ derler. Gelelim Esteban’a… Kaleci hatalı gol yer. Bu pozisyonda hatalı golü yedi. Devre arasında sağlık sorunu nedeniyle oyundan çıktıysa ona söylenecek sözümüz yok. Ancak iddia edildiği gibi ‘psikolojim bozuldu’ diye oyundan çıkmak ne demek? Birisi O’na mutlaka profesyonel bir iş yaptığını hatırlatması gerekiyor.

Esteban’ın çıkışı ile oyuna giren Uğurcan, ilk golde hatalıydı. Ancak O’nu suçlamadan önce, savunma kurgusunu tahlil etmek lazım. Ben Pereira’yı ilk kez bu kadar çok hata yaparken gördüm. Fernandes’in yükselişine tepki vermedi ve Uğurcan da doğru yerde durmayınca Alanyaspor maça ortak oldu. Hemen şunu da belirteyim; Pereira Alanyaspor’un kazandığı ikinci penaltının baş aktörüydü.

Peki Trabzonspor, neden bu kadar çok savunma hatası yaptı?

Öncelikle bu soruya yanıt vermek için, Trabzonspor’un kadrosuna bir göz atmak lazım. Sahada ön liberodan devşirme stoper Okay, kenarda Uğur Demirok, Hubocan ve stoper oynayabilen M.Akbaş var. Sanıyorum bu tercih ile ilgili Ersun hocanın bir açıklama yapması lazım. Tabii ki başka bir nokta var ki, maç 3-0 gelmişken, oyunun kontrolünü elden tutma adına bir savunma oyuncusu sahaya sürmek daha doğru olmazmıydı?