Warning: getimagesize(/home/gunebakiscom/public_html/images/banner/aaa.jpg): failed to open stream: No such file or directory in /home/gunebakiscom/public_html/amp/functions.php on line 0
Nasıl bir teşkilât?

Nasıl bir teşkilât?

Devlet Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, halk oylamasından hak ettiği sonucu alamayınca eksikliklerin tespiti konusunu gündeme getirmiş, bunun için gerekli adımları atmıştır. Öncelikle, Bakanlardan altı aylık yol haritası istedi. Bakan değişimleri bunun neticesi olsa gerek. Et ithalatı yapacağız diyenin yerine, “Gıda ithalâtı benim içimi acıtıyor.” diyen Sayın Ahmet Eşref Fakıbaba geldi…

Sayın Erdoğan’ın, en son dile getirdiği, “milletin adamı olan, onun değerlerine bağlı, sorunlarını çözen isimler kalacak diğerleri gidecek .” ifadesinden yola çıkarak nasıl bir teşkilat yapısı olması gerektiğini birlikte ortaya koyalım. Yıllar önce AK Parti Akçaabat yöneticilerinin de bulunduğu, dönemin vekiliyle yaptığımız bir sohbette her köyün ekonomik, sosyal ve kültürel yapısını içeren bir dosyası olması gereğini; hizmetlerin ihtiyaçların öncelik sırasına göre yerine getirilmeye çalışılmasını önermiştik. Başkan Ahmet Ziya Öztürk de bu öneriyi olumlu bulmuştu.  Bu dosyanın önemini tanık olduğumuz bir olayla sunalım.1973 seçimlerinde Arpacılı köyü çay ocağında konuşma yapan bir partili "Sizin hakkınızda her şeyi biliyoruz,  ahırınızdaki ineklerinizin hatta buzağılarınızın sayısını bile.” açıklamasını yapar. Halk heyecanlanır kendilerine duyulan yakınlıktan.  Ancak kalkacakları zaman, muhtarın kulağına eğilerek, “bu köyde kaç seçmen var?” sorusu güveni, sahiplenişi sıfırlar…

Teşkilat yöneticilerinin Sayın Erdoğan’ın dediği gibi, halk arasında sevilir olması şarttır. Milli ve manevi değerlere göre yaşamını düzenlemesi bu konuda örnek olması elzemdir. Nitekim merhum Erbakan, “Millî görüşçülerin en önemli görevi barış, kardeşlik, hak ve özgürlükler, adalet, refah ve saygınlık alanında vatanımızı yaşanılabilir hale getirmektir.” diyordu.

Bu arada teşkilat yapısında Milli Eğitim’den sorumlu ekibin sürekli sahada olması gerek. Eğitim diyoruz çünkü eğitim bizim her şeyimiz, eğitimin güçlü ise sosyal alanda da ekonomik alanda da, siyasi alanda da, dini alanda da sağlamsın demek. Bizim eğitimizi güçlü olsaydı, FETÖ ne Millî Eğitime sızabilirdi ne Diyanete ne de başka kurumlara.  Adamlar boşluğu buldular, daldılar; imamı da, öğretmeni de, hâkimi de, subayı da, polisi de o biçim işlediler. Nihayetinde 15 Temmuz rezaletini yaşadık. Aynı olayın tekrarlanmaması için herkes öncelikle ve özellikle eğitime eğilmeli; eğitim için seferber olmalı. Doğaldır ki bu yazının ilk muhatabı teşkilatlar. Teşkilatlarda eğitim uzmanları olmalı; eğitim sürecinde kendilerini kabul ettirenler yer almalı.

Bilim ve fazileti iç içe birleştirmiş, yerel ve ulusal konulara hâkim, sağduyulu, hoşgörülü, eski ile yeniyi birleştirebilen, uyumun ta kendisi olan Başkan ve ekipleri görevde kalmalıdır. Bunu sadece Ak Parti teşkilatı için ifade etmiyoruz, tüm partiler için. Ülkemizin refahı bunu gerektiriyor. Muhalefetteki teşkilatlar yapısalcı eleştirileriyle iktidara yön verecekler. “Biz gelince ne yapacağımızı görürsünüz.”  hiç de hoş bir ifade değil. Çözümünüzü söyleyin, ülke kazansın nihayetinde siz de kazanırsınız.

Dileğimiz bütün parti teşkilâtlarının eğitimi öne alan anlayışla örgütlerini oluşturmaları böylece ülkemizin siyasi yapısını dünya siyasi ortamına öncü hâle getirmeleridir.