Warning: getimagesize(/home/gunebakiscom/public_html/images/banner/aaa.jpg): failed to open stream: No such file or directory in /home/gunebakiscom/public_html/amp/functions.php on line 0
İki portre iki yorum

İki portre iki yorum

68 kuşağı sosyalistler “Bağımsız Türkiye” inancıyla Amerikan 6. FİLO’su İstanbul’a girdiğinde FİLO’yu kovmak için… Milliyetçi muhafazakar gençlik ise sosyalistleri kovalamak için harekete geçmişti. Şimdi ise hayatın gerçeği tam tersini yaşatıyor. Milliyetçi muhafazakar ve dindar nesil Bağımsız Türkiye inancıyla ABD’nin bölgedeki varlığı ve Türkiye üzerindeki emellerine direnirken… Türkiye’nin bağımsız politika üretme iradesini desteklerken… 68 kuşağı ve sonraki nesil sosyalistler ise emperyalizmin Türkiye’yi terbiye etmesini istiyor. ABD ve Almanya’nın Türkiye’yi kuşatıp halkın seçtiği iktidarı devirmelerini bekliyor. Türkiye’ye karşı emperyal güçlerle işbirliğinde hiçbir beis görmüyorlar. İhanetlerinin ödüllendirilmesi için yaşıyorlar. Türkiye’yi ABD ve Almanya’nın kucağına oturtmak istiyorlar. Demek ki ‘Bağımsız Türkiye’ söylemleri yalnızca sloganikti.

Sosyalistlerin gurur duyduğu Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu dün Giresun’da konuştu. ABD’nin Zerrap üzerinden Türkiye’yi döveceğini anlattı. Eski bir bakanın yargılanmasından üzüntü duyduğunu söyledi... ABD’ye tek laf etmedi. 17-25 Aralık’ın FETÖ’nün ve ABD’nin hukuk darbesi olduğunu söyleyemedi. Türkiye’nin para cezasına çarptırılabileceğini söyledi ama ABD’nin bunu siyaseten ve mevcut iktidarı terbiye etmek için yapacağını da söyleyemedi. Türkiye Barolar Birliği’nin Başkanı aslında ABD’ye ‘Keşke daha fazlasını yapsanız’ mesajı verdi. Bakın bizim sosyalistler veya onların yeni nesilleri ne hale geldi?

***

Bir arkadaş, gazeteci arkadaşımız Osman Diyadin’in Recep Tayyip Erdoğan’la fotoğrafını attı. Osman Bey facebook’tan paylaşmış. Fotoğrafa bakınca aklımıza 28 Şubat sürecinde dönemin darbeci generali Yaşar Büyükanıt’la verdiği poz geldi. Bir kitap yazmıştı. Tayyip Bey üzerinden!.. Güya Tayyip Bey şehitlere hain(!) demişti…Diyadin de o dönemin Ergenekoncularının söylemlerini bayraklaştırarak ‘Ben Şehit miyim yoksa hain miyim?’ kapaklı bir kitap yazmıştı. Tayyip Bey’e gönderme yaparak...

28 Şubatçı, Ergenekon yapılanmasını savunan ve AK Parti’ye oy veren bayan çalışanını ‘On yıl sonra çarşaf giyince görürsünüz’ diye tehdit eden sevgili Diyadin’in bugün Tayyip Bey’in elini sıkması ve Külliye’ye çağrılması büyük bir evrilmedir!..

Son zamanlarda güzellemelerle öne çıkan Diyadin, hayatının hiçbir aşamasında AK Parti’nin değerlerini savunmamıştır. Ne başörtü, ne din ve vicdan özgürlüğü ve demokrasi… Bilakis karşılarında olmuştur. Bugün yine bu değerleri savunmuyor. Bazı AK Partililere güzellemeler yazıyor. Birileri ayarlıyor. Külliye’ye çıkıyor. Muhtemelen birileri Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan üzerinden devreye girdi ve davet ettirdi. Olabilir ve olsun. Osman Diyadin’e tavsiyemiz, samimi olmasıdır. Trabzon’a yüzünü dönüp kendini farklı tanıtmamasıdır. Ankara’da yeni bir dünya kurdu!.. Kolay gelsin. İnsan elbette fikir de yer de değiştirebilir. Ama bu değişim kendini sorgulamayla olmalı. Diyadin geçmişini hiç sorgulamadı.
Hepsinden ve her şeyden önce samimi olmalı.

Tayyip Bey’in elini sıkmadan önce o kitabı ve o yılları reddetmeliydi.

Bir kez olsun o dönemlerde yanlış düşündüğünü yazıp çizmeliydi.

Yoksa yarın kimin elini sıkacağı belli olmaz.