Warning: getimagesize(/home/gunebakiscom/public_html/images/banner/aaa.jpg): failed to open stream: No such file or directory in /home/gunebakiscom/public_html/amp/functions.php on line 0
Maraş Caddesi ve trafik

Maraş Caddesi ve trafik

DEDİ: Maraş Caddesi’nin Meydan Parkı’yla birleşen 384 metrelik kısmının trafiğe kapatılması hangi açıdan önemli? Trafik daha fazla sıkışmayacak mı?

Dedim: Maraş Caddesi’nin Meydan ile buluşan kısmı, Meydan’ın ve hattâ Trabzon’un nefes borusudur. Uzunsokak ve Maraş Caddesi’nin ilgili kısmı bir bütün olarak ele alınmalıdır. Şayet bir turizm kenti olmuşsak, bakış açısı değişmelidir.

Dedi: Maraş Caddesi’ndeki trafiği Pakistan caddelerine benzetiyorsunuz. Bu ne anlama geliyor?

Dedim: Pakistan, Bangladeş, vb. ülkelerin caddeleri böylesine karışık ve düzensiz. Hindistan’dan değil, Pakistan’dan örnek verdik.

Dedi: Maraş Caddesi’nde ve topu topu 384 metrelik bir alan. Bu kadar önemli mi?

Dedim: Önemi kentin nefes borusu oluşundan ve ‘ayna’ konumundan kaynaklanıyor. Kent merkezleri şehirlerin aynalarıdır. Maraş Caddesi ve Meydan bütünü de Trabzon’un aynası mesabesindedir. Meydan 3. etap başlıyor. Maraş buna eklenmelidir.

Dedi: Lakin Büyükşehir Belediye Sayın Başkanı Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu buna katılmıyor. Aksine Maraş’ın Meydan ile birleşen kısmının trafiğe kapanmasını savunanları akla ziyan düşünce ileri sürmekle eleştiriyor. Matematiğe aykırı olduğunu ifade ederek “Bunu trafik mühendisleri iyi bilir.”  diyor.

Dedim: Evet, ne yazık ki Sayın Başkan, kentin kahır ekseriyetinin bu düşüncesine direniyor. ‘Direniyor’ ifadesini şundan kullanıyoruz: Başkan Gümrükçüoğlu bu konuda üniversitenin görüşünü almış mı ki aykırı olduğunu iddia ediyor. Bir kentin üstelik Büyükşehir Belediye Başkanı, kent konseylerine, STK’lara ve basına böyle söyleyebilir mi? Başvurursunuz KTÜ’ye… İlgili birimler yani trafik mühendisleri hazırlar raporu, alır çıkarsınız kamuoyu önüne… Ve dersiniz ki işte bilimsel rapor. Maraş’ın 384 metrelik kısmını şu şu sebeplerden ötürü kapatamıyoruz. Bu tartışmayı bitirirsiniz. Maraş’ın kapanmasını isteyenler yolda spor yapmak için istemiyor. Onlar da bu kentin daha yaşanılır olmasını istiyor.

Dedi: Size göre neden o yöntemi yapmıyor?

Dedim: Bu bir bakış açısı… Birincisi, Sayın Başkan bu tür küçük dokunuşları önemsemiyor. İkincisi, ortak akılla karar vermeyi sevmiyor. Üçüncüsü de dolmuşların hukukunu kamu hukukundan fazla önemsiyor.

Dedi: “Dolmuşların hukukunu kamu hukukundan fazla önemsiyor.” ne demektir? Bir örneği var mı?

Dedim: Evet, somut örneği var. UKOME’den karar çıktı. Öğrencilerin dolmuş ücretleri 1,5 lira, sivil 2 lira. Ama uygulanmıyor. Büyükşehir Belediye Başkanı kendi kararının uygulanmamasını önemsemiyor. Hâlbuki olay bu şehirde misafir olan 50 bin öğrenciyi ilgilendiriyor. Bu çocuklar, kendilerini öğrenci saymayan Trabzon’u yarın nasıl hatırlayacak?

Dedi: Başkan Maraş ile ilgili “ ‘B’ ve ‘C’ planlarım var.” diyor. Sizce ne olabilir?

Dedim: Maraş’ın Meydan’la birleşen kısmını Taşbaşı-Meydan arası gibi tek araçlık geçiş yaparak trafikten arındırıp  turizme açmadığı müddetçe ‘B’ veya ‘C’ planının bir önemi yok. Zaten ‘Maraş trafiğe kapatılamaz’ diyerek konuyu kapatmak istiyor. Belli ki tartışma devam edecek ve diğer siyasi partilerin belediye başkan adayları 2019 seçimlerinde halkın bu talebini seçim malzemesi yapacak. Diğer adaylar, “Biz gelirsek Maraş’ı trafiğe kapatıp turizme açacağız.” diye propaganda yapacak.

Dedi: O zaman bu tartışma devam edecek demektir.

Dedim: Evet, edecek. Sayın Başkan’ın önerilere ve taleplere ‘akla ziyan’ diye bakmasının bir karşılığı yok. Trabzon istiyorsa Maraş Caddesi’nin o bölümü bir gün trafiğe kapanacak. Tıpkı Uzunsokak’ın bir kısmının trafiğe kapatılması gibi. Tıpkı Taşbaşı Meydan arası gibi. Çözümsüz hiçbir şey yok. Bir çözüm bulunacak.

Dedi: Tartışma kapanmayacak.

Dedim: Üniversitelerden bilimsel bir rapor alınıp toplum önüne çıkmadığı müddetçe kapanmayacak. Sıkıntı ister özel araçlardan ister dolmuşlardan kaynaklansın. Sayın başkan ‘Mühendislik felsefesine aykırı’ diyor ya!.. O zaman KTÜ’nün ilgili mühendislik fakültesi ele alsın. Biz de olmayacağına inanalım.