Warning: getimagesize(/home/gunebakiscom/public_html/images/banner/aaa.jpg): failed to open stream: No such file or directory in /home/gunebakiscom/public_html/amp/functions.php on line 0
Küskünler partisi

Küskünler partisi

Siyasi partiler demokrasinin vazgeçilmez unsurlarıdır. Aynı siyasi görüşü paylaşan insanlar bir araya gelip ideallerini geçekleştirmek için birtakım oluşturup siyasi bir parti kurabilirler. Tıpkı Demokrat Partiyi kuran Celal Bayar, Adnan Menderes ve arkadaşları, 1960 Askeri Darbesinden sonra Süleyman Demirel’in kurduğu Adalet Partisi, Doğruyol Partisi,1980 İhtilalinden sonra Turgut Özal’ın kurduğu Anavatan Partisi ve daha sonra Recep Tayyip Erdoğan’ın kurduğu, on altı yıldan beri halkın desteğini alarak iktidarını sürdüren Adalet ve Kalkınma Partisi gibi partilerin hepsi bir ihtiyaçtan doğan, siyasi bir boşluğu doldurmak amacına matuf siyasi oluşumlardır. Hepsinin arkasında halk kitleleri vardı. Bu arada isimlerini yazmadığımız daha birçok siyasi partiler kurulmuştur. Ama bir ihtiyaçtan doğmayıp kızarak, küserek, hırsa dayalı partiler olmuşlardır. Adları bile hafızalardan silinmiş, unutulmuş, hırsla kalkıp zararla oturan partilerdir. Arkalarında halk kitleleri yoktu. Kurulduğu andan itibaren destek görmeyip dağılmışlardır. Liderleri de aynı akıbete uğramışlardır. Türk siyasi tarihi bunun örnekleriyle doludur. Demokrat Parti’den ayrılan 147’ler, Koca Reisler, CHP’den ayrı parti kuran Necdet Calp’lar, nihayet AKP’den ayrılan Abdüllatif Şener’ler bunların bariz örnekleridir.

Siyasi bir parti içinde bulunup faaliyet gösterirken liderine kızıp, seçimde sırasını beğenmeyen, kabinede bakanlık alamadığı için partisine ve liderine kızıp partisinden ayrılıp ayrı bir parti kuranların tamamının sonu hüsranla bitmiştir. Atalarımızın dediği gibi: “Sürüden ayrılan koyunu kurtlar yer.” sözü bunun içinde geçerlidir. Bir başka deyişle “Hırsla kalkan, daima zararla oturur.”

Milliyetçi Hareket Partisi ortalama %10-15 arasında değişen oy potansiyelinin daha küçük parçalara ayrılması partinin gücünü azaltır. Ama azaltana bir şey kalmaz. Hayrı dokunmaz. Sadece intikam arzularını tatmin etmiş olur. Bu hareket sonucunda parti de ülke de fayda görmez. Bu gün Türkiye’de kurulu 20’nin üzerinde parti vardır. Dört beş parti dışında olanlar tabela partisi görünümündedir.

MHP Genel Başkanı Sayın Bahçeli’nin 15 Temmuz Darbe girişimi sonrası sergilediği tutum halkımız tarafından büyük takdir görmüştür. Söz konusu “Vatan” ve “Millet” olunca gerisinin teferruattan ibaret olduğunu herkese örnek olacak şekilde ispatlamıştır. Partisinin kurucusu Alparslan Türkeş’in milliyetçi çizgisinden taviz vermediğini göstermiştir. Tarih bu tutumunu minnet ve saygı ile kaydedecektir.

Türkiye’nin bugün her şeyden ziyade millî birlik ve beraberliğe ihtiyacı vardır. Çok yönlü bir saldırı karşısındadır. Avrupa Birliği ve bilhassa gözü dönmüş Almanya’nın sergilediği ihanet her şeyi açıkça ortaya sermektedir. Büyüyen ve gelişen Türkiye onların işine gelmemektedir. Artık Türkiye’nin eski Türkiye olmadığını anladıkça endişeleri büsbütün artmaktadır. Onun için inadına birlik, inadına beraberlik şarttır.