Warning: getimagesize(/home/gunebakiscom/public_html/images/banner/aaa.jpg): failed to open stream: No such file or directory in /home/gunebakiscom/public_html/amp/functions.php on line 0
Maçka saldırısı analizi….

Maçka saldırısı analizi….

DEDİ: PKK’lı teröristlerin Maçka kırsalında sürdürdükleri saldırı nasıl yorumlanmalı?

Dedim: Olayın üç ana kategoride yansıması var.

1-  Toplumsal yansıma…

2- İçişleri Bakanlığı açısından

3- İstihbarat zafiyeti açısından.

Türk toplumu, Maçka kırsalındaki orman örtüsünü bilmiyor. Öylesine geniş yapraklı ağaçlar var ki, 5 metre ötesi gözükmüyor. Üstelik yaz-kış böyle. Yani yapraklar dökülmüyor. Dolayısıyla o ormanda teröristi arayarak bulmak ve etkisiz hale getirmek kolay değil. Geriye, teröristin açık alana çıkmasını beklemek kalıyor. Aç kalacak ve yiyecek arayacak. Toplum hadisenin bu boyutunu bilmeyince teröristlerin Trabzon kırsalında bu kadar nasıl barınabildiğini anlayamıyor. Hal böyle olunca da Trabzon imajı yara alıyor. Trabzon ile terörün yan yana konulması kötü bir keyfiyet.

Dışarıdaki algı böyle seyrederken, Trabzon sokakları ise farklı tepki veriyor. Gençler, “Silahlanalım ve tek sıra dizilip bin kişi aramaya çıkalım. Birimiz, bir kaçımız şehit düşse bile o kafirleri yakalayalım. Sırtımızda bu kamburu taşımayalım” diyor.

Dedi: Diğer yansımalar nedir? Diğer boyutları alabilir miyiz?

Dedim: Süleyman Soylu’nun bakanlık imajı da yara alıyor. Hakkari’de, Bingöl’de, Şırnak’ta teröristleri mağaralarında bulup çıkartan ‘Adalet Balyozu’, Maçka kırsalında ağaç yapraklarının arkasına  gizlenen 4 çakalın vur-kaç taktiğinin yarattığı propagandayı izlemek zorunda bırakılıyor. Teröristler de bunun farkında. Güneydoğu’daki ağır yenilgi karşısında ‘Varlık gösterisi’ yapıyorlar.

Dedi: Üçüncü yansıması Eren Bülbül’ün şehadeti ve istihbarat zafiyeti.

Dedim: Eren Bülbül, Karadeniz Bölgesi’nin cesur yüreklerinin bir örneği. Bizim çocukların hepsi birer Eren Bülbül. İmam Hatip Lisesi öğrencisi ve Allah-Peygamber-Vatan-Millet düşmanı PKK’ya düşman. Yiyecek ve giyecek çalan teröristleri hırsız olarak ihbar ediyor. Bu bir şuur meselesi. Her İmam Hatiplinin şuuruyla hareket ediyor. Sonra da gelen asker ve polise aynı şuurla ve gönüllü olarak mihmandarlık yapıyor. Vatan ve millet sevgisi O’nu daha 15 yaşında şehit yapıyor. Hayalini kurduğu dünyaya kanat çırpıyor.

***

Bu noktada önümüze iki sorun çıkıyor. Birincisi zafiyet... İstihbarat zafiyeti… Bu mevsimde yiyecek ve giyeceği kim çalabilir? Üstelik, PKK’lı grubun Maçka kırsalında olduğu bilinirken… Üstelik, açlıktan bir gün yiyecek için evlere girecekleri beklenirken… Asker ve polis Eren Bülbül’ü önlerine katıp çatışmaya gitmiyor ki… Evi göstermesini istiyorlar. İhbar eden ve gönüllü olarak önde giden kahraman… Ama istihbaratçılar,  tedbirsizler. Stratejiden uzaklar. Böyle bir saldırıyı hiç beklemeyecek kadar plansızlar.

Diğer sorun ise ‘Eren Bülbül’ üzerinden PKK’yı değil devleti kınayanlar… Sanki Eren Bülbül çatışmaya götürülmüş gibi. Sanki şehit Başçavuş Ferhat Gedik ve gazi polis Namık Öztel saldırı endişesi altındaymış gibi. HDP’liler, Liberal solcular ve hainler… Terörist hırsızların girdiği evi göstermeye giden çocuğu çatışmaya götürülmüş gibi sundular.

Maçka saldırısı PKK terörünün saldırısının kalleşliği ve sefilliği kadar Anadolu’nun bağrındaki Eren Bülbüllerin vatan sevgisini gösterdi.

Eren Bülbül’ün büyüklüğü PKK teröristlerinin küçüklüğünü gözler önüne serdi.