Warning: getimagesize(/home/gunebakiscom/public_html/images/banner/aaa.jpg): failed to open stream: No such file or directory in /home/gunebakiscom/public_html/amp/functions.php on line 0
Rızık

Rızık

Yüce Yaratanımız Cenab-ı  Allah (CC) Buyuruyor ki: “Ben sizin rızkınızı vermişim” Dikkat ederseniz vermişim diyor, vereceğim demiyor. Yani,ezelde ne takdir edilmişse o. Ne artar ve ne de eksilir.

Ama gel gör ki, bazı kimseler çalışmakla veya azimle rızkının artacağını sanarak alış-veriş yaparken müşteriyi celbetmek için yalan söylemekten çekinmez. Böylelikle helal malını haram yapar da haberi bile olmaz. Oysa belki malı artar ama rızkı artmaz…

Zamanın birinde çok zengin, varyemez diye tabir ettiğimiz bir  adam varmış. Arkadaşları bunun öküzünü çalarak keser ve kavurma yaparlar. Haliyle öküzünü çaldıkları adamı da davet ederler. Adam çok memnun olmuş. Fakat bir lokma alınca der  ki: “Bu benim malımdır.” Arkadaşları : Şimdi sen de nereden çıkartıyorsun bunu? Yemene bak sen.” Derler. Bunun üzerine o adam der ki: “ Benim malım boğazımdan aşağı gitmez. Bu da benim boğazıma tıkandığına göre benim malımdır.”

Yani her kimse kendi rızkını yer. Ne kadar takdir edilmişse o kadar!

Şimdi bazı işyerlerinde “Rızkı veren Allahtır”tabelaların asıldığını görürsünüz. Ama o işyeri sahibi alış-veriş yapmabilmek için her türlü yalanı söylemekten çekinmez! Belki böylelikle malını artırır ama rızkını değil. Yan tarafında bir komşusu aynı işyerinden açacak olsa küplere biner, rızkıma mani oluyor diye.

Oysa tabelasında “rızkı veren Allah’tır” diye yazılıdır. Bir yerde bu ayeti inkar anlamına gelir ki, çok tehlikelidir!.. Bir yerde imandan çıkma tehlikesi var ki, ne kıldığı namazdan ve ne de tuttuğu oruçtan bir yarar sağlar.

Bugün Rize’de öyle zanaatkarlar var ki, bir iş alır, pazarlığını yapar ve 10 gün sonra teslim edeceğini söyler. İşi yarım yaptıktan sonra başka biriyle pazarlık yapar ve ona da 10 gün sonra işi teslim edeceğini söyler. Hatta ve hatta üç ay geçtiği halde teslim etmez. Bu bir yerde o iş sahibinin müşterisiyle alay ettiği anlamına gelir. Ki, bunun insanlıkla bile alakası yok demektir.  Yani yalan söyleyerek daha çok kazanacağını sanır!

İşte bu münafıklığın iki alametini yerine getirmiş diğerini ise bilemiyoruz. Birincisi yalan söyler. İkincisi ise, sözünde durmaz! İkisi de bunda var demektir. Üçüncüsü emanete hıyanetlik eder. Ki, bu gibi kimselerde var veya yok olduğunu bilemeyiz.

Sanki böylelikle rızkını artıracak. Yanlış yaptığını bilmediğinden tövbe yapmayı bile aklına getirmez ki, asıl tehlike buradadır!

Sanıyorum doğru çalışacak olsalar daha  çok kazanacaklar ama nedense yalandan medet umuyorlar. Sonra çok pişman olacaklar ama iş işten geçmiş olacak!

Dünya malı kötülenmemiştir. Sen kazan da ister düşmana kalsın. Ama helal ve haramı bilmek şartıyla. 10 günde teslim ederim dediğin işi bir ayda yapamıyorsan bir daha durup düşünmen gerek… Acaba bu para bana helal mı diye. Yalan söylemenin kazancı helal olmaz!

Onun için Rize’de zanaatkar yok diyoruz. Olan bir-iki kişiyi de biz bilmiyoruz.

En ufak bir tamiratta fahiş fiyat istiyorsa, sözünde durmuyorsa biz böylelerine nasıl zanaatkar diyeceğiz?

En ufak bir iş yaptırmak isteyenlerin akın akın komşu ile gitmesi sizce neyin göstergesi olabilir?