Warning: getimagesize(/home/gunebakiscom/public_html/images/banner/aaa.jpg): failed to open stream: No such file or directory in /home/gunebakiscom/public_html/amp/functions.php on line 0
Akaç’ın hakareti ve Prof. Dr. Bektaş’ın günahsız kum kosterleri!..

Akaç’ın hakareti ve Prof. Dr. Bektaş’ın günahsız kum kosterleri!..

CHP Trabzon İl Başkan Vekili Celal Akaç’ın, Baro’yu eleştirdiği için ‘Alçak’ diyerek hakaret ettiği Diyanet Sen Şube Başkanı Metin Aydın beraberinde sendika yöneticileriyle ziyaretimize geldi. Aydın, Akaç’ın kullandığı üslubun Diyanet camiasında infial yarattığını söyledi. Ziyaret sırasında sohbetten anladığımız kadarıyla camia, hakareti başkanın şahsında camianın tümüne yapılmış bir hakaret olarak algıladı. Bu konuyu mahkemeye taşıyacaklarını söylediler. Ziyarete Başkan Aydın’ın yanı sıra yöneticiler Mehmet Yaşar, Metin Öztürk, Hamdi Yazıcı ve Zeki Okumuş da katıldı.

Sohbet sırasında Trabzon Baro yönetiminin tavrı yine eleştiri konusu oldu. Özellikle CHP İl Başkan Vekili’nin Baro Başkanını savunma gereği duyması Baro’yu CHP’nin arka bahçesi konumuna düşürdü. Ziyarete gelen sendika yöneticilerinden birisi, “Baro yönetiminde yalnız CHP’li avukatlar yok. AK Partili çok sayıda avukat da bu yönetime destek verdi. Acaba onlar Baro’nun müftülere karşı bu tavrından rahatsız olmadı mı?” sorusunu yöneltti. Bu arada biz de merakımızı paylaştık. Eski Saadet Partisi İl Başkanlarından Selçuk Özderya da bu yönetimi destekledi ve Sibel Suiçmez’in yönetimine girdi. Acaba Özderya bu açıklamayla ilgili ne düşünüyor?

***

Trabzon’un doğu yakasından ve havalimanı mevkisinden Yomra arasında kalan deniz kısmında her yıl 7-8 boğulma vakası yaşanıyor. Aynı bölgede yıllardır kum kosterleri denizden kum boşaltıyor. Günlük kaç ton… Aylık ve yıllık kaç ton kum boşaltıldığını bilmiyoruz. Bize göre Devlet de bilmiyor. Aslında bu rapor açıklansa olayın vahameti daha iyi anlaşılacak. Verilen izin kaç mil öteyi kapsarsa kapsasın, koster 1 mil ötede bile çalışıyor. Denizdeki kumu boşaltıp derin kuyular açıyor.

Kuyular ne kadar kısa sürede doluyor onu da bilmiyoruz. Ama mühendislik hesabı yapmadan sıradan bir akılla, kıyıdaki kumun kosterin boşalttığı kuyuları doldurduğunu ve kıyılarda derin deniz derinlikleri oluştuğunu söyleyebiliriz.

Daha kıyıda birden bire derinleşen denizin nasıl bir tehlike yarattığını yüzmeyi seven ve yüzen bir gazeteci olarak kaydedebiliriz. Sırf bu yüzden 1 kişi bile hayatını yitiriyorsa bunun hakkının o kosterlere izin verenlerde olduğunu da kaydetmeliyiz.

***

Kosterlerin boşalttığı deniz kumundan oluşan derinliklerin  yüzen insanlar için tehdit oluşturduğunu defalarca haber yaptık. Buna rağmen Valilik Yatırım Ofisi hiç tınmadı. Yeniden deniz kumunu ihaleye çıkarttı. Geçen gün yaşanan boğulmanın ardından bir kez daha gündeme taşıdık. Yard.Doç.Dr. Coşkun Erüz’ün ağzından haber yapınca, Profesör Dr. Osman Bektaş da cevap vermiş. ‘Boğulmaların bununla ilgisi yok’ demiş. ‘Kosterlerin günahı ne?’ diye de eklemiş!..

Hoca hakikaten böyle düşünüyorsa!.. Yani söylemlerini gazeteci manüple etmedi de kendisi böyle beyanat veriyorsa!.. Ve eğer bir tek can bile alınan o kumdan dolayı hayatını yitiriyorsa!.. Kendilerine derin teessüflerimizi iletiyoruz..

“Hakikaten denizde kumu boşaltan kosterler günahsız ise ve boğulmalar hep aynı bölgede farklı sebeplerden meydana geliyorsa oralara daha çok koster gönderilsin (!) ve bilim adamlarımız kıyıdan seyretsin” diyoruz. Sahi başka ne diyebiliriz ki?

Günahsız kosterler öyle mi? Peki günah kimde? Yüzenlerde mi?