Warning: getimagesize(/home/gunebakiscom/public_html/images/banner/aaa.jpg): failed to open stream: No such file or directory in /home/gunebakiscom/public_html/amp/functions.php on line 0
Hasan Melek’in basın toplantısı ve Köy Enstitüleri  

Hasan Melek’in basın toplantısı ve Köy Enstitüleri  

Eski Trabzon Belediye Başkanlarından ve TEV Trabzon Şube Başkanı, emektar başkanlarımızdan Hasan Melek bir basın toplantısı düzenleyerek hem kamu eğitiminin önemini vurguladı hem de kentin sorunlarından bahsetti.

Sayın Melek, esasen bir kanaat önderi olarak bu tür toplantılar yaparak görüşlerini zaman zaman toplumla paylaşmalıdır. Zira kendileri eski bir belediye başkanı olduğu kadar takdire layık bir eğitim gönüllüsüdür.

***

Trabzon Belediyesi eski başkanlarından Hasan Melek’in iddiaları söyleyene bağlı olarak önemlidir. Önemsediğimiz içindir ki garipsedik ve yoruma gerek gördük. Birincisi, bir dönem kendilerinin de sorumlu olduğu kent imarıyla ilgili söylemleri… İkincisi, eğitim hassasiyetini Köy Enstitüleri örneği ile dile getirmesi…

Sayın Melek diyor ki: “Trabzon Belediye Başkanlığı yaptığım 1980-84 döneminden sonra Trabzon’da imar planlarına uyulmadı. Hâlbuki herkes görevini yapmış olsaydı bugün Trabzon’un hiçbir sorunu olmaz, bu çirkinlikleri görmezdik.”

Çok garibimize gitti. Trabzon’da bugün kentsel dönüşüm uygulanan Zağnos, Tabakhane Vadileri ile Çömlekçi Mahallesi 1980 döneminden öncesinin eseri. Yani şehirde gecekondulaşma ve imar rantı olayları 80 öncesinde zirve yapmış. Gecekondulaşma tam aksine 12 Eylül 1980’den önce yaşanmış.

Gülbaharhatun ve Pazarkapı Mahalleleri de bugün kentsel dönüşümün eşiğinde. Bu mahallelerdeki çarpık yapılaşmaya Hasan Bey sonrası başkanlık yapan Sayın Orhan Karakullukçu, Sayın Atay Aktuğ ve Sayın Asım Aykan mı onay vermiş? Yoksa Volkan Canalioğlu mu onay vermiş? Yoksa mevcut Başkan Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu mu? Bu mahalleler de 1980 öncesi belediye yönetimlerinin eseri...

Sayın Melek bize göre yanlış yorumlamış, kendinden öncekiler yerine sonrakileri suçlamış.

***

Peki ya Köy Enstitüleri yorumuna ne demeli? Melek “Köy Enstitüleri devam etseydi bugün Türkiye’nin pek çok sorunu olmazdı.” diyor. Enstitülerin adeta ülkenin ruh hamurunu iğdiş etmekle görevli bir nesil yaratma (!) iddiaları nasıl bu kadar masumane sunulabilir? Sayın Melek, “John F. Kenedy’in başkan seçildikten sonra kurduğu barış gönüllüleri ekipleri bizim kapatılan köy enstitüleri ile aynı görevi üstleniyordu. Bunlar dilden tarıma, tarımdan ev ekonomisine kadar pek çok alanda insanları eğitiyorlardı.” demiş. Amerika’daki barış gönüllüleri ile bizdeki köy enstitüleri bilim ve teknik olarak aynı fonksiyonu icra ediyor olabilir!.. Ama bizdeki Köy Enstitülerinin bir başka görevi daha vardı! Kendi halkına karşı misyonerlik! Tek parti rejimini oturtmak ve topluma kabullendirmek! Evet, Köy Enstitüleri ile köylüye iş-beceri eğitimi verilmesi hedeflendi. Ama bunun yanında ruh yapıları iğdiş edilecekti.

Bakın Necip Fazıl, Köy Enstitülerini nasıl anlatıyor: “Köy Enstitüleri Anadolu çocuğunun ruh mezbahasıdır. Enstitüler, Anadolu çocuğunun doğal özelliklerinin yok edilerek yerine misyonerlik, maddecilik ve komünist anlayışın oturtulması için girişilen bir harekettir. Köy Enstitüleri ‘politeknik’ bir yöntemin uygulanış sahası olarak değil, resmi ideolojinin işlevsel bir mekanizması olarak değerlendirilebilir.”

Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz: Köy enstitüleri yaşasaydı Avrupa düzeyinde bir devlet değil, Kuzey Kore, Küba bağlamında bir devlette yaşıyor olabilirdik…

Olmadı en iyimser hâliyle Gürcistan tipi bir dünyanın fertleriydik.

Sayın Hasan Melek ülkenin durumundan bu kadar mı şikâyetçi?