Warning: getimagesize(/home/gunebakiscom/public_html/images/banner/aaa.jpg): failed to open stream: No such file or directory in /home/gunebakiscom/public_html/amp/functions.php on line 0
Ramazan Bayramınız kutlu ve mübarek olsun

Ramazan Bayramınız kutlu ve mübarek olsun

Bayramların yaklaştığı her defada eski bayramların özlemi ile yüreğimizin burkulduğu hissi ruh dünyamızı işgal eder. Bayramın ismi değişmese bile geçmişe göre bizlere yaşattığı duygu derinliği ne kadar da farklılaşmıştır günümüzde.

Eski bayramlarda arife gününde bütün çocuklar anneleri tarafından banyo yaptırılır, özellikle kızların saçları örülür ve taranırdı. Yatağımızın başucunda bayramda giymek için alınan yeni elbise, yeni ayakkabılar dururdu. Gece uyanıp bir kaç defa kontrol ederek sabahı zor ettiğimiz o eski bayramın özlemi ile giriyoruz ramazan bayramına. Kız çocuklarının ellerine arife günü yakılan kınanın mutluğunun tarifi imkânsızdı.

O eski bayramları beklerken sevinç ve heyecandan vücut kimyamız nasılda değişiverirdi mutluluğa doğru.

Bayramda toplayacağımız harçlık ve şeker için ne hayaller kurardık çocuk yüreğimizle.

Bir hafta öncesinden annelerimiz ev temizliğine başlardı, kapılar pencereler açılır evin her köşesi elden geçerdi. Bayram baklavaları bir gün öncesinden hazırlanır, zengin bayram sofrası için bütün eksiklikler tamamlanırdı eski bayramlarda.

Küçük erkek çocuklarının da eşlik ettiği babalarımız, dedelerimiz bayram namazından gelirdi, sıraya girerdik önde annemiz ve arkada çocuklar el öpmek için. Sonrasında ailece oturulurdu özenle hazırlanan kahvaltı sofrasına.  Bu sevinç bütün bayram süresince küçük yüreğimizden ayrılmazdı.

Kaybedilen yakınlarımızın mezarlarını ziyaret etmek, mezarların etrafını temizleyip çiçeklerle donatıp sulamak sanki onu bize geri getirecekmiş hissini saklardı küçük dünyamızda.

Büyüklerin elini öpmek için çocuklar yarışırdı. Yaşlıların kapıları çalınır, bütün mahalle birbiriyle bayramlaşmak için fırsat kollardı. Kapı kapı bütün komşular, akrabalar,nineler, dedeler, ziyaret edilir, elleri öpülür, gönülleri alınırdı. Büyükler de çocuklara harçlık, şeker, mendil verirdi. Hatta bol harçlık ve şeker veren komşu diğer çocuklara bildirilir, o komşunun kapısından bayram süresince çocuklar eksi olmazdı. Çocuklar topladığı harçlıkla en yakın bakkaldan horoz şekeri, tipitip sakızı, çatapat, mantar, maytap, torpil, leblebi tozu alarak bayram harçlıklarını mutluluğa tahvil ederdi.

Bu bayramlarda en çok çocuklar sevinirdi. Bilgisayar başında tek başına oynanan oyunlar yerine sokakta akranları ile çelik çomak, misket, kuyu kazmaca, saklambaç, dokuz kiremit ve top oynanırdı.

Bayramlarda gurbetçiler dünyanın öbür ucunda da olsa ulaşırlardı sılalarına, annelerine, babalarına, akrabalarına. Bu büyük bir öğreti ve toplumsal vazifeydi..  Özlemler son bulur, hasretler dinerdi eski bayramlarda.

Sevgi saygı ne de anlam bulurdu eski bayramlarda. Küsmeler, dargınlıklar son bulurdu. Büyüklerin duası kazanılacak en önemli ganimet görülürdü.

Şimdiki bayramlar artık dinlenme ve tatili olarak görülüyor. Anne, baba, kardeşler, akrabalar, sevdiklerimiz telefon ya da mesajla hatırlanıyor. Apartman dairelerindeki yaşamın sonlandırdığı komşuluk ilişkileri maalesef kapı komşumuzu bile bayramlaşmada bizi engellemektedir.

Eski bayramlarda uzaktaki sevdiklerimize göndereceğimiz kartpostal kartlarını seçmek için hususi gün ayırırdık. Hatta gönderinin içine kendi resimlerimizi de koyarak ona ne çok değer verdiğimizi de ifade ederdik.

Kapıların zilleri artık çalmıyor, kapıya gelen komşu çocukları diye bir kavram artık yok. Dört gözle beklenen sevdiklerimize hasret bayramlar geçiyor.

Anlamını yitirerek ellerimizden kayıp gidiyor bu dönemde bayramlar.

Kalmadı eski heyecan bu bayramlarda. Eski bayramları ararken toplum olarak kayboluyoruz çağın karanlığında.

Böyle bir kaybolmanın toplumsal sevgiyi de yok ettiğini, bunun sonucu olarak karamsarlık, nefret, uyuşmazlık, duygularının tavan yaptığını görüyoruz.

Eski bayramların tadıyla Ramazan Bayramınız kutlu ve mübarek olsun...