Warning: getimagesize(/home/gunebakiscom/public_html/images/banner/aaa.jpg): failed to open stream: No such file or directory in /home/gunebakiscom/public_html/amp/functions.php on line 0
Birileri nefreti tırmandırıyor Birileri ise GAZ alıyor!..

Birileri nefreti tırmandırıyor Birileri ise GAZ alıyor!..

TÜRKİYE’DE haber almak veya öğrenmek de artık zorlaştı. Gazeteler arasındaki saflaşma öyle noktalara savruldu ki, habere ulaşabilmek için 3-4 gazete okumak zorunda kalıyorsunuz. Hükümet yanlısı basın, hükümeti üzecek hiçbir habere yer vermiyor. Bu bağlamdaki gazeteleri okuduğunuzda kendinizi gülistanda yaşıyor hissedebilirsiniz. İnsanı gerçeklikten koparacak kadar hayal dünyası…

Hükümet karşıtı basın ise hükümeti sevindirecek hiçbir habere yer vermiyor. Onlar da haberleri gizliyor. Bu bağlamdaki gazeteleri okuduğunuzda ise karamsar bir tabloda ve uzun vadede hasta olabilirsiniz. Ya da ülkeyi terk etmeyi çare olarak görebilirsiniz. İnsanı gerçeklikten koparan böylesi bir kin nefret dünyası…

***

Cumhuriyet Gazetesi’nde bir haber… “Mehmet bir Meş’aledir unutmayacağız!...”

Mehmet Ayvalıtaş isimli 20-22 yaşlarındaki genç, 4 yıl önce GEZİ eylemleri sırasında Ümraniye’de bir aracın çarpması sonucu hayatını yitirmiş. Mehmet adına Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nde tören düzenlenmiş, yemekler verilmiş. Sonra da ‘GEZİ ŞEHİTLERİ ÖLÜMSÜZDÜR’ pankartları taşınmış, sloganlar atılmış. Çocuk GEZİ’de polisin veya başkalarının saldırısı sonrası ölmemiş. Ümraniye’de eylem yaparken araç çarpıp ölmüş. Haber de Cumhuriyet Gazetesi’nin 1. sayfasından verilmiş.

Aslında Cumhuriyet yanlış yapmış. Aynı gün İstanbul’da araç çarpması sonucu hayatını yitiren 50 yaş altı tüm insanları bulup GEZİ Şehidi diye sunabilirdi! Hem de GEZİ 4-5 kişiyle sınırlı kalmaz onlarca şehidi olan bir direniş olarak anılırdı!.. Tabi önce kazada ölen insanların ailelerini de razı ederek. Araç çarpması sonucu ölen çocuğunu GEZİ ŞEHDİ diye anacak aileyi de bulmak şartıyla!.. Gazetedeki kin ve nefretin seviyesini ölçebiliyor musunuz?

***

Evrensel Gazetesi’nde bir haber…

“CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, HDP Genel Merkezi’ni ziyaret etmiş.” Savrulma yalnız yayın organlarında değil.

Öfke ve nefret, siyasette de derin bir savrulma meydana getirmiş. Türkiye’nin

PKK ile ölüm-kalım mücadelesi verdiği bir süreçte CHP Genel Başkanı’nın PKK’ya açık destek veren HDP’yi ziyareti acaba ne anlama geliyor?

Ziyareti daha da anlamlaştıran HDP’lilerin Kılıçdaroğlu’ndan talepleri…

“HDP’liler Kılıçdaroğlu’ndan cezaevindeki Selahattin Demirtaş’ı ziyaret etmelerini istemiş. Kılıçdaroğlu ise, ‘Arkadaşlarımı gönderiyorum ya!’ demiş. HDP’liler ise ‘Evet ama sizin ziyaret etmeniz daha anlamlı olur” cevabı vermiş. Bize göre de ziyaret etmeli!.. Hatta Demirtaş’la görüştükten sonra Demirtaş’ın başka ziyaret talepleri varsa onları da yerine getirmeli!..

***

Türkiye Gazetesi’nde bir haber… “Bakan Mehmet Özhaseki imar rantından dert yanmış!....” Hoppala… 15 yıllık AK Parti hükümetinin Çevre ve Şehircilik Bakanı’na bakın. Belediyeler halka hizmet aracı olmaktan çıkıp rant aracına dönmüş. Yüzlerce belediyeden 1 tanesini bile görevden almamışsınız. Bırakınız görevden almayı vatandaşın yolsuzluk şikayetlerini müfettişler eliyle kapatmışsınız. Sonra da ‘İmar rantı’ndan rahatsız olmuşsunuz. Bunun adına ‘GAZ ALMAK’ denir. Biraz samimiyet lütfen…

HHH

Karar Gazetesi’nde bir haber… “Eşini sekreterliğe atayan Rektörü eleştirdi”

Pamukkale Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Bağ, eşini enstitü sekreteri olarak atamış. Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz da Rektör’ü eleştirmiş. Sevsinler sizin eleştirinizi!.. Cesareti nereden aldığı önemli. Bugün eşini sekreter olarak atayan rektör, yarın rektör yardımcısı olarak atayacak. Eleştirmek anlamsız. İstifasını isteseydiniz ya Sayın Bakan!.. Sonra da istifa etmezse Sayın Cumhurbaşkanı’ndan görevden almasını talep etseydiniz. O zaman yaklaşımınıza ‘GAZ ALMA’ demezdik. Şunu bilmelisiniz…

MİLLET GAZ ALDIĞINIZIN FARKINDA.