Warning: getimagesize(/home/gunebakiscom/public_html/images/banner/aaa.jpg): failed to open stream: No such file or directory in /home/gunebakiscom/public_html/amp/functions.php on line 0
 Hz. Peygamberimizin İrtihali

 Hz. Peygamberimizin İrtihali

“Ey gönüller derdinin dermanı Sen,

Ey yaratılmışların Sultanı Sen.”

Hz. İsa (AS)’nın, " Ey İsrailoğulları! Şüphesiz ki ben  Allah’ın size gönderdiği, benden önce gelen Tevrat’ı  doğrulayan  ve ben-den sonra gelecek  Ahmed  adında bir peygamberi  müjdeleyen bir peygamberim…” ( Saf sûresi 6, s.553 ) şeklinde müjdelediği, son  elçi Hz.Muhammed, din  adlı yüce binanın bağlayıcı son  tuğlası olduğunu söylüyordu. El- Emin sıfatıyla kendisini tanıtan genç Muhammed (SAS), var oluş sebebini “Âlemlere rahmet olarak gönderildim.” sözle-riyle açıklamıştı. Resullüğünü bilhassa adaletiyle  tescil ettirmişti. Mülkün temeli adalet kavramını insanlık âlemine şu olayla bah-şetmişti: Müşriklerden Osman İbn-i Talha, Kâbe’nin anahtarını taşırdı. Hz. Peygamber’in Kâbe’ye girmesine "Peygamber olduğunu ispatla-madıkça, izin vermem." dedi. Hz. Ali (RA) gidip zorla anahtarı alıp getirdi. Hz. Peygamber, içeri girdi ibadetini yaptı, çıktıktan sonra amcası Abbas, anahtarın kendisine verilmesini istedi. Peygamberimiz ise, Cebrail’in gelmesiyle kararını verdi:

 “Allah size emânetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz vakit adaletle hükmetmenizi emrediyor. Şüphe-siz  Allah, her şeyi bilen ve görendir.”( Nisa sûresi 58, s. 88). Resul, Ali’ye Talha’dan özür dileyerek,anahtarı gerekçesini ileterek vermesini söyledi. Olay karşısında Osman İbni Talha  o anda Müslüman oldu. Dünyaya,  Rabbinden aldığı en güzel nizamı  tevatüren getiren son elçi, 61 yaşına geldiğinde görevini tamamladığını öğren-mişti. Yaşayarak yaşattığı dinin ana prensiplerini vurguladı. Gayet dokunaklı okuduğu veda hutbesinde, kadın haklarını birinci sıra-da ele aldı. Müminlerin kardeşliğine değindi. Hak hukuk mevzuuna, “Bir kimseye kardeşinin malı helal olmaz. Meğer ki, hüsn-i  rızasıyla vermiş ola.” şeklinde yer verdi.

Dünyadan ayrılmasına birkaç gün kalmıştı, akşam üstü, “Bugün sizin dininizi ikmal ettim.” deyiverdi; bu sözleri, ilk  önce Hz. Ebu Bekir çözümledi. Resul ayrılıyordu. Çok müteessir oldu.  Güneşin doğduğu yerde bulunan Müslümanın ayağına batan diken, güneşin battığı yerdeki Müslümanın ayağını sızlatmalıydı mesajını sürekli veren Peygamber,  Mina’da okuduğu hutbede bugün, içinde bulunduğumuz durum için uyarıyordu: “Her birinizin kanı ve malı diğerine haramdır… Sakın benden sonra küffar gibi fırka fırka olup da birbirinizin boynuna vurmayasınız!”

Âlemlere rahmet olarak gönderilen, muhabbetten hasıl olan(sevgiden var edilen), Rabbimizin son elçisi Hz. Muhammed’i vefatının 1385.yıl dönümünde rahmetle yâd ediyoruz.

“Ümmetinden râzı olsun ol muîn

Rahmetüllâhi  aleyhim  ecmeîn”