Warning: getimagesize(/home/gunebakiscom/public_html/images/banner/aaa.jpg): failed to open stream: No such file or directory in /home/gunebakiscom/public_html/amp/functions.php on line 0
Polislere sahip çıkamadık…

Polislere sahip çıkamadık…

Zamanı geldi de geçiyor bile… Trabzon’da 4 ay önce emniyet teşkilatında yaşanan tayin skandalını yakından takip eden biri olarak bir kentin 5 polise neden sahip çıkmadığını gerekçeleriyle sizlere eksiksiz aktaracağım. “Neden bu zamana kadar bekledin?” diyecekseniz. Her şeyin zamanı olduğunu hatırlatmak isterim.

Türkiye için milat olan 17/25 Aralık tarihleri sonrasında tüm yurtta olduğu gibi Trabzon’da da FETÖ/PDY üyelerine yönelik bir dizi operasyon başlatıldı. Trabzon’da operasyonların temelini oluşturan istihbarat şube, KTÜ’deki paralel yapıyla ilgili bir dosya oluşturur ve operasyon için dosyayı terörle mücadele şube müdürlüğüne gönderir. Alınan ifadeler sonrasında (Kimine göre KTÜ’den ihale alamayanların ifadesi) operasyonu yürütün terörle mücadele şube müdürlüğü ekibi, dönemin savcısına giderek dosya üzerinde inceleme izni talep eder. Dosyada adı geçen fakat örgütle yakından uzaktan ilgisi bulunmayanların ayıklanma talebi savcı tarafından kabul görmez. Bu talebe müsaade etmeyen savcı, dosyayı soruşturma izni için YÖK’e gönderir. Kısacası dönemin savcısı topu üzerinden YÖK’e atar.

YÖK, kendisine ulaşan dosyaya soruşturma izni vermez. Fakat YÖK’e giden dosya şehirde elden ele dolaşır bir hal alır. “Polis bizi FETÖ’cü yaptı.” diye yaygara koparanlar, oğlundan destek alarak dosyayı polis müdüründen isteyen babalar,  “Ben istemedim, bana getirdiler.” der. Dosyayı babaya gönderen üst düzey müdür ise haberi olmadığını söyler. Tabii komplocular olarak iş terör şubesinin üstüne kalır. Her biri başka bir kente tayin edilirler. Yaşananları ise kimse anlamadı, anlamak istemedi. Çünkü herkes kendi hırsızını koruma güdüsüyle hareket ediyordu.

Ya içerideki hain…

Yalanlar üzerine kurulmuş bir döngünün içerisinde 5 polisi kurban ettiler. Kırmızı deftere terör örgütü olarak geçen bu yapıyı çökermekten başka hiçbir amacı olmayan bu polislerin dürüstlüğünü geçen hafta ortaya çıkan ByLockçu amirinin ifadelerinde bir kez daha görmüş ve anlamış olduk. El ele vererek dağıttığımız bu ekibin başını ve çalışanlarının ismini örgüte veren amir, “Dikkat edin!” diye uyarıda bulunmuş. Bu amirin iki yıl önce babasının örgütle bağlantısı olabileceğini iddia ettiğimiz kız arkadaşını şubeye aldırdığı yönündeki haber karşısında herkes üç maymunu oynamıştı.

Cevap istiyorlar…

En kritik birimde çalışıp, örgüte bilgi sızdıran ve iş adamlarını kaçırdığı ortaya çıkan bu amirin koruma meleği kimdi? Biz bu soruya cevap ararken, emniyet içerisinden bizlere ulaşan iddialar ise korkunç boyutta. Birçok polis, ByLockçu amire gözaltı öncesinde neden mehil izni verildiğini, gözaltı öncesinde şubeden ilçeye neden tayin edildiğini, üzerindeki mal varlığının ne olduğunu soruyor. Ya dinlenen polisler… Şimdilik onlara dokunmuyorum… Kısacası içeride huzursuzluk had safhada, yaşananlar ise ortada.

Trabzon’da emniyet içerisinde yaşananları çözme görevi Emniyet Genel Müdürü Selami Altınok’a düşer. İddiaların doğru olup olmadığını araştırmak için görevlendirmeyi Ankara’dan yapmalı. Eğer gelen bu bilgiler doğruysa, içeride çok büyük sorun var demektir. Bu soruna kayıtsız kalmak demek, bu ülkeye sırt çevirmek demektir.

Gelelim o sürgün edilen 5 polise…  

Bu şehirde ülke adına, millet adına büyük işler yaptınız. Bizim sizde hakkımız olmadığını düşünüyorum. Ama sizin bu şehirde hakkınız olduğunu biliyorum. Onun için sizler bizlere hakkınızı helal edin.