Warning: getimagesize(/home/gunebakiscom/public_html/images/banner/aaa.jpg): failed to open stream: No such file or directory in /home/gunebakiscom/public_html/amp/functions.php on line 0
Seni kim gazeteci kabul ediyor ki…

Seni kim gazeteci kabul ediyor ki…

Gazetecilikte bir duruş vardır. Ama ondaki duruş dönemseldir. Menfaati yoksa kurumun karşısında olur, küfür eder, aşağılar. Meslektaşlarını hor görür, burnu Kaf Dağı’ndadır. Kendini en büyük gazeteci sanır! O aklıyla akıl vermeye kalkar. Seni kim gazeteci kabul ediyor ki çakma müdür…

Geçen hafta Büyükşehir Belediye Başkanı Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu’nun 3 yılını değerlendirdiği basın toplantısına katıldım. Toplantıda Başkan’ın dersine oldukça iyi çalıştığını gözlemledim. Şehrin sorunlarını çözmek adına projeler ürettiğini,  özellikle trafik sorununu ortadan kaldırmak için akla gelmeyen yöntemleri bile masaya yatırdığını öğrendim. Toplantıya katılan iki gazeteci(!), “Büyükşehir Belediye Başkanı Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu ile Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç’i nasıl kavga ettirebiliriz?” hesabını güderek sordular sorularını. Sorularını dik soramayıp evirip çevirdiler. “Siz iki başkan kavgalı mısınız?” sorusu yerine, etrafında dolanıp durdular.

Ahmet Bey şöyle dedi: “Siz ne yapacaksınız? Ahmet Bey böyle yaptı, siz bozacak mısınız?” şeklindeki sorulara Başkan, “Bu şehirde kanunlar kimi nerede sorumlu gösteriyorsa o görevini yerine getirmekle yükümlüdür.” diyerek noktayı koydu.

Öfkeli ya, iki başkanı kavga ettiremedi ya. Orhan Bey’in gazetecilere yönelik “Trabzon basınını yakından tanıyorum. Türkiye’nin önde gelen basın merkezlerinden birine sahibiz. Trabzon basını liyakat sahibi gazetecilerle dolu.” şeklinde sarf ettiği sözlere,  “Oradan bakınca öyle mi görüyor?” diye alaycı bir tavırla karşılık verdi. Yanındaki eski gazeteciler cemiyeti başkanı bile bu sözleri yedi, yuttu. Ne de olsa aynı kafa.

Görüşmediğim, konuşmadığım ve ilkelerimin hiçbir zaman örtüşmediği bu kafanın bulunduğu toplantıda kalmanın ve aynı havayı solumanın zül geleceği için gereğini yaptım. Toplantıyı terk ettim. Çeşitli ayak oyunlarıyla kazandıkları gazeteciler cemiyeti yönetiminde yer alan bu zihniyet, oy aldığı meslektaşlarını belediye başkanının huzurunda böyle harcadı. Şimdi sormak lazım bu zata oy verenlere: “Siz bu adamı tanımıyor muydunuz? Bunlara oy verirken, geçmişte yaptıklarını unuttunuz mu?” Evet, unutmuşa benziyorsunuz. Ben size sadece bir kez daha hatırlatmak istedim. Kendinizi nerede görüyorsanız, oraya layıksınız.

Cemiyet üyeliğinden istifamın ne kadar doğru olduğunu yaşanan her olaydan sonra bir kez daha anlıyorum. Küçük hesaplar peşinde koşan insanlar, geçen hafta yine ortaya çıktı. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun gazetecilere vereceği yemeği sahiplendiler. Valilik veya Bakanlık basın bürolarının yapması gerekeni üstlendiler. Amaçları, ödül törenine gelmeyen bakanın kendilerine yemek verdiğini topluma anlatma gayretini içine düştüler. Kısacası yemeği veren Bakanlık ve Valilik basın bürolarının beceriksizliğinden yararlandılar. Ama yemeği veren bakan, yemekte onlara söz hakkı bile vermedi.

Bu hafta iki konu üzerine değerlendirmelerimi sizlere aktardım. Haftaya basın tribününde yaşanan skandalı sizlere anlatacağım. Yaverinin yaptığı çekimi duyuran zatı sizlere tanıtmaya devam edeceğim. Trabzonspor’dan nemalanma dönemi bitince, takıma ve yönetime nasıl zarar verilir derdine düşenlerin bu takımı ne kadar sevdiklerini anlayacaksınız.