Warning: getimagesize(/home/gunebakiscom/public_html/images/banner/aaa.jpg): failed to open stream: No such file or directory in /home/gunebakiscom/public_html/amp/functions.php on line 0
Sükut ikrardan gelir

Sükut ikrardan gelir

Biz MHP ile uzlaştık, o PKK ile uzlaştı.
PKK’nın değirmenine neden can suyu taşıyorsun.
Niçin kol kola beraber yürüyorsun?
 
Bu sözler PKK terör örgütünün hedefinde olan bir siyasetçiye ait. Terörün üzerine yılmadan giden bu siyasetçi İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’dan başkası değildir. Terörle mücadele konusunda izlediği yol, onu tüm ülkenin güvenilen ve sevilen bir siyasetçisi yapmıştır.
 
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun referandum öncesi sarf ettiği bu sözler kime yönelikti. Tabi ki, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na... Bakan Soylu, bu sözleri hem de Trabzon’un göbeğinde sarf etti.  Ne kadar doğru olduğunu siz değerli okuyucularım takdirine bırakıyorum. Benim fikrimi sorarsanız, altına imzamı gözüm kapalı atarım.
 
Peki, CHP Trabzon teşkilatı bu sözler karşısında neden sessizliğe büründü. Gazetemizde attığımız, ‘CHP davet etti, PKK ayaklandı’ başlıklı manşetten rahatsız olan CHP teşkilatı, referandum öncesi Süleyman Soylu’nun söylemleri karşısında neden üç maymunu oynamayı tercih etti. Öyle ya Süleyman Soylu’nun CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na ve vekillerine yönelik söylemleri yenilir, yutulur cinsten değildi. Ama yiyip, yuttular. Kim mi? Teşkilat üyelerine mesaj atıp Günebakış’a yaptırım uygulayın deme cesaretini kendinde bulan zihniyet.
 
Gazeteciler hakkında suç duyurusu yapmak, sosyal medya üzerinden gazeteciye ve gazeteye küfür ettirmek, teşkilat mensuplarına mesaj atmak işin kolayı olsa gerek. Süleyman Soylu’nun söylemleri karşısında sessiz kalıp, yerel gazetede yer alan bir haberle ortaya çıkmak, çokta akıl karı bir davranış olmasa gerek. Bunun için şüphelerimiz her geçen gün arttı. Arayan CHP’li dostların söylemleri ile şüphelerimiz kesişti. Duyulan rahatsızlık dile getirildi. Süleyman Soylu’nun söylemleri karşısında sessizliğe bürünmenin altında yatan gerçeğin partililer tarafından bilindiği bizlere aktarıldı.
 
Artık parti içerisinde sessizliğin sebebinin kulaktan kulağa dedikodu şeklinde dolaştığını öğrendik. AK Partili bir siyasetçiyle kurulan ortaklık ve yapılan işler sonucunda hak edişlerin alınamayacağı korkusu var şeklindeki CHP’li dostların anlatımlarından çıkardığımız sonuç oldukça vahim. Tüccar gazeteci olarak bizleri suçlayanlar, cenaze namazında bile yan yana saf tutmayacakları kişilerle menfaatleri doğrultusunda yakın arkadaş ve ortaklık kurmuşlar. Yoksa Süleyman Soylu’nun söylemlerinin doğruluğunu mu kabul etmişler. Tabi sükut ikrardan gelir.

İstihbarat raporlarına dayalı bir haber hakkında yapılan suç duyurusuna ait dilekçeyi görünce, insanlarla nasıl dalga geçtiklerini, insanları nasıl kandırdıklarını anladım.  Yaptıkları suç duyurusunda haberin içeriğine yer vermeden gazetenin manşetini dilekçeye oturtarak, suçlamaları sıralamışlar. Çalakalem yazdıkları dilekçede ise iftira, halkı kin ve düşmanlığa, tahrik ve aşağılama, suç uydurma şeklinde mesnetsiz suçlar yüklemişler. Bir tek terörist dememişler! Onu da diyin olsun bitsin. 

Son sözüm, sokağa davet çağrısından vazgeçmenin altında yatan gerçeği sorgulamayan küfürbazlara,  yarın mahkemede yazdıklarınıza sahip çıkın. Çıkmayan namerttir.