Warning: getimagesize(/home/gunebakiscom/public_html/images/banner/aaa.jpg): failed to open stream: No such file or directory in /home/gunebakiscom/public_html/amp/functions.php on line 0
Sevgililer devgilisi

Sevgililer devgilisi

Hz.Muhammed'in insanlığa getirdiği değerleri  insanlığa  ulaştırmak amacıyla Diyanet İşleri tarafından  20 Nisan 1989’dan beri   Kutlu Doğum Haftası  programları düzenlenmeye başlandı. Bu faaliyetlerin İlk olarak 12.asırda Muzafferüddin Gök Börü tarafından gerçekleştirildiği bilinmektedir.İlmî tartışmaların tertip edildiği, özellikle yoksullara pek çok ziyafetin verildiği, kurbanların kesildiği bu törenler şehir dışına kurulan otağlarda yapılırdı.

Ahmed Yesevi, Peygamber hasreti, ona kavuşma arzusunun ilk tipik örneğidir.Tekkesinin önüne kazdırdığı kabir çukuruna onun vefat yaşı olan altmış üç yaşından sonra günün belli saatlerinde girer ve orada zamanını zikir, tesbih, salevat  ile geçirirdi.

 Mevlâna,  rubailerinde “Resülün ayağının tozuyum.”  derken,  Aşık Yunus da aynı duygularla şunları söylemekteydi:

                       Canım kurban olsun senin yoluna

                      Adı güzel, kendi güzel Muhammed.

En büyük aşk hikâyesi Leylâ İle Mecnun’un şairi Fuzuli ise  “Su Kasidesi”nde şöyle seslenir:

                      Dest-bûsı ârzûsuyla ölürsem dostlar,

                      Kûze eylen toprağım sunun anınla yâre su.

 Shakespeare’e ilham veren Fuzüli burada, mezar toprağından yapılan testiyle peygambere su verilmesini bu vesileyle resülün su içerken  onu öpmüş olacağını anlatır.

Allah’ın son elçisinin, El-emin sıfatının yanında ümitvar oluşunu da zikretmek gerek. Şöyle ki, Ebu Cehl'in bile imanından ümidini kaybetmemiş, karşılaştığı her defasında  ona İslam'ı tebliğ etmişti. Neticede Ebü Cehl, Hazreti Peygamber'in bu gayretini tescil edecek şu sözleri söylemişti:

"Muhammed! Bizimle uğraşıp durmaktan vazgeçmeyecek misin? Şayet davanı tebliğ ettiğine bizi şahit tutmak istiyorsan, tamam, biz buna şahitleriz!"

Kötüyü yasaklarken genel konuşur ve şahısları hedef almazdı. Meselâ biri hoşuna gitmeyen bir şey yapsa, “Sen niye böyle yaptın?” demez, sanki yapan şahsı tanımıyormuş gibi davranarak sadece  “Neden bazıları böyle yapıyor?'' demekle yetinirdi.

 Âlemlerin Rabbi olan Allah, sevgili Peygamberimizi   âlemlere rahmet olarak göndermiştir.( Enbiya, 107 s.333)

 Uhud’da tepesine kılıçlar yağarken bile; "Ya Rabbi! Bu insanları affet, çünkü onlar ne yaptıklarını bilmiyorlar" diye dua ediyordu.

Devlet başkanı olarak toplumun bütün kesimlerinin derdi, onun ciğerini sızlatıyordu; güneşin doğduğu yerde bulunan Müslümanın ayağına batan diken güneşin battığı yerdeki Müslümanın ayağını sızlatmalıydı.

Mekke, Medine, Taif ve civarını, “millî park” hâline getirip  buralarda ağaçların kesilmesini, kuşların ve her türlü hayvanların avlanmasını yasaklamıştı.

Doğumunun 1446.yılında Sevgililer sevgilisi Peygamberimize selâtü selâm olsun.