Warning: getimagesize(/home/gunebakiscom/public_html/images/banner/aaa.jpg): failed to open stream: No such file or directory in /home/gunebakiscom/public_html/amp/functions.php on line 0
Hikayeyi millet yazacak

Hikayeyi millet yazacak

16 Nisan Referandumu yaklaşırken ‘Evet’ ve ‘Hayır’ cephelerinde farklı ve yeni söylemlerle karşılaşıyoruz. Kendisini aydın zanneden bir yazar, “Hayır, hareketi millidir” gibi ilginç bir yaklaşımla içindeki rahatsızlığı dile getirdi!.. Halbuki bu ülkede ‘Hayır’ın milli olmadığını kimse söylemedi.

‘Evet’ veya ‘Hayır’ cephelerinin milliliği tartışılmaz. Lakin bir tartışma açılacaksa Avrupa’nın duruşuna bakılarak konuşulmalıdır. Sanırım yazarın rahatsızlığı da bundan kaynaklanıyor. Türkiye’deki referandum Avrupa’yı niçin bu kadar ilgilendiriyor? Yahut Avrupa Türkiye’deki referandumdan niçin ‘hayır’ çıkmasını bu kadar istiyor? Avrupa Türkiye’nin mücadele ettiği terör örgütlerinin ikisini kucağına almış hamilik yapıyor. FETÖ ve PKK’ya her türlü imkânı sunan Avrupa sıra yasal bir partinin çalışmasına gelince ifade özgürlüğünü unutuyor. FETÖ darbesine ikna olmadıklarını dillendirip SİSİ’nin ayaklarının altına kırmızı halı seren Avrupa’nın demokratlığı... Dememiz o ki, Avrupa’nın ‘Hayır’ desteği Türkiye’nin daha fazla demokratikleşmesi için değil. Kendilerini dinlemeyen veya söz geçiremedikleri Recep Tayyip Erdoğan’ın elinin zayıflamasını istiyorlar. Dışardan müdahale ile yön verdikleri eski Türkiye’yi özlüyorlar. Dolayısıyla Türkiye’nin referandumuna müdahale, Türkiye’nin çıkarları öncelikli değil… Avrupa’nın çıkarlarına endeksli. Hal böyle olsa ve Avrupa, Türklerin referandumuna ‘Hayır’dan yana müdahil olsa bile oy verenler Türk olduğu müddetçe tarafların hiçbirine milli/gayri milli denemez. En başında da kaydettik. Evet veya Hayır… Amaç milli/gayri milli tartışması çıkartarak gerginlik yaratmak. Bilakis böyle bir iddiayı ortaya atan o aydın kınanmalı.

‘Hayır’ın da ‘Evet’ kadar kıymetli ve kutsal olduğuna… ‘Evet’inde ‘Hayır’ kadar bu ülkenin iradesini yansıttığına ve geleceği için oy kullandığına yürekten inananlardanız.

**************

En çok neyden muzdaripiz? Gerginlikten… Gerginliği kim oluşturursa oluştursun millet prim vermiyor. AK Parti kurmayları referandum başlangıcında “Hayır’ diyenler de teröristtir”  biçiminde algılanacak söylemlerde bulunmuşlardı. Anketler ortaya çıkınca yapılan yanlış anlaşıldı.  Bazı söylemler yalnız gerginlik yaratmıyor. Dönüyor bumerang vazifesi görüyor. Şimdi bir benzerini CHP Konya Milletvekili Hüsnü Bozkurt’un söylemlerinde görüyoruz. Önce şu ifadelere bakalım: “"16 Nisan'da yüzde 60-65 hayır çıkacak. Diyelim ki evet çıktı. Ama hiç heveslenmeyin, biz yine Samsun'dan yola çıkarız, Amasya'ya gideriz, Sivas'a gideriz, Ankara'ya geliriz buradan İnönü'ye, Dumlupınar'a... Ulan sizi İzmir'e kadar kovalamazsak, anana, Anamızdan emdiğimiz süt helal olmasın. Sizi de sizin yedi göbek sülalenizi de yine İzmir'den denize dökeriz. Ama bu memleketi sizin gibi haramzadelere terk etmeyiz. Ortalığı yıkarız ama yine de devleti yönetmenize izin vermeyiz!"

‘Evet’ diyenleri denize dökecek ve ülkeyi yönettirmeyecek olan CHP’li vekil acaba hangi aklın ürünü? İzmir’den denize dökmek… Atatürk İzmir’den kimleri denize döktü? “Yüzde 55 evet çıksa bile!..” diyen bir kafanın FETÖ’den ne farkı var?

15 Temmuz gecesi gövdesini tanklara siper eden ve ABD eksenli, siyonizm projesi darbeyi engelleyen bir milleti mi denize dökeceksiniz? FETÖ’nün başaramadığını deneyip ülkeyi  ABD/AB emperyalizmine mi teslim edeceksiniz? Yoksa bu bir ihale mi? 15 Temmuz ihalesinin yeni versiyonu mu?

Önce ‘evet’, ‘hayır’ arasında milli / gayri milli absürtlüğü, ardından denize dökme hikayesi… Hikayeyi 16 Nisan’da millet yazacak… Üstelik gerçeğini…