Warning: getimagesize(/home/gunebakiscom/public_html/images/banner/aaa.jpg): failed to open stream: No such file or directory in /home/gunebakiscom/public_html/amp/functions.php on line 0
‘Evet’ ile ‘Hayır’ın yarışı…

‘Evet’ ile ‘Hayır’ın yarışı…

DEDİ: 16 Nisan referandum öncesi ‘Evet’le ‘Hayır’ın yarışını yorumlayabilir misiniz?

Dedim: Ortada yarış yok. ‘Evet’lerin yürüyüşü,’Hayır’ların şikâyeti var.

Dedi: Nasıl yani? Hayır diyenler çalışmıyor mu?

Dedim: Çalışıyorlar ama salonlarda. Alanlarda yoklar. Köylerde, ilçelerde yoklar. Çarşılarda yoklar. Yerel veya genel seçimlerdeki sahiplenme refleksinden çok uzaklar.

Dedi: Ama ‘Evet’ çıkarsa neredeyse ülkenin elden gideceğini söylüyorlar. Bu kadar önemsedikleri bir referandum için 53 milyon seçmenin elini sıkmaları gerekmez mi?

Dedim: Söylemlere göre öyle. Ama eylemlerde kendi parti seçimleri kadar bile önem vermiyorlar.

Dedi: Belki baskı vardır!.. Belki engelleniyorlardır!..

Dedim: ‘Evet’ pankartlarıyla ‘Hayır’ pankartlarının farkını gördünüz. Ortada asacak ‘hayır’ pankartı yok.  Asamadınız üst geçitlere, asarsınız apartmanlara… Evlerin balkonlarına… Niyet ettikten sonra giydirilecek nice alanlar bulunur. Yerel veya genel seçimlerde nasıl yer buluyorlardı?.. Şimdi ise baskıdan şikâyet ediliyor.

Dedi: Yani baskı meselesi size göre suni bir mesele mi?

Dedim: Kesinlikle suni… ‘Evet’lerin duyduğı heyecan ve sorumluluğu ‘Hayır’cılar duymadıkça bir yarıştan bahsedilemez. Zaten ‘Evet’ iradesiyle yarışamayınca ‘baskı’ kullanılıyor. “Ben yapmıyorum, sen de yapma!..” cinsinden… Böyle denemediği için baskıdan bahsediliyor.

Dedi: Demekki ekonomik olarak yarış mümkün değil.

Dedim: Evet bu iş bir fedakârlık meselesi… Herkes dilde söylüyor ama sıra cebe gelince ilgilenmiyor. İşler cebe dayanınca ‘Bana ne?’ deniyor. Her şey ‘Buraya kadar’ oluyor.

Dedi: Bir taraf fakir diğer taraf zengin…

Dedim: Mesele fakirlik meselesi değil. Kentin her yerine asılan afişler olsa olsa 100 bin lira tutar. 100 tane ‘Hayır’ diyen işadamı bir araya gelse bu parayı toplar. Ama önce inanmak lazım. Kaldı ki mesele yalnızca afiş, pankart meselesi de değil. Evetler ilçe ilçe, köy köy, ev ev dolaşıyor. Gece 21.00’de Bakan Süleyman Soylu Çayırbağı’nda… Trabzon’da ‘evet’lerin yüzde 70’in üzerinde olduğunu bilmesine rağmen gece yarılarına rağmen koşturuyor. Vekiller hergün bir ilçenin köylerinde. Büyükşehir Belediye Başkanı, Ortahisar ve diğer ilçe Belediye Başkanları… Neredeyse Trabzon’da 400 bin elle temas hedefleniyor. Bunları yapmak için sadece benzin parasına ihtiyaç var. Ama  “Hayır”lar köylere, evlere gitmiyor. “Baskı altındayız” diyerek propaganda yolunu seçiyor.

Dedi: Başlangıçla bugün arasında ‘süreç’ nasıl ilerliyor?

Dedim: Bunca analizden sonra sen söyle… Başlangıçta Hayır’ların psikolojik üstünlüğü vardı. Bugün psikolojik üstünlük ‘Evet’lere geçti. Tek başına Hollanda, Almanya, İsviçre katkı vermedi. Tam inanmış bir  ‘Evet’ anlayışına karşı  inandığını hayata geçiremeyen, iradesi zayıf bir ‘Hayır’ cephesi var. Ortada yarış yok. Koşturan, koşuşturanla… ‘Koşarak bana baskı kuruyor’ deyip koşandan şikayet eden anlayışın şikâyeti var. Hakem millet… İzliyor ve kararını 16 Nisan’da verecek. ‘Evet’le ‘Hayır’ın yarışı bana göre böyle…