Warning: getimagesize(/home/gunebakiscom/public_html/images/banner/aaa.jpg): failed to open stream: No such file or directory in /home/gunebakiscom/public_html/amp/functions.php on line 0
Cumhurbaşkanı’nın davetine icabet ettik

Cumhurbaşkanı’nın davetine icabet ettik

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan dün Anadolu Basınını davet etti. Yöneticileri daha çok televizyonculardan oluşan Anadolu Yayıncılar Derneği’nin randevu talebine onay verdi. Anadolu Yayıncılar Derneği ise sadece görsel basını değil illerdeki yazılı basını da davet etti. Bu çerçevede Trabzon’daki yazılı basın da Cumhurbaşkanlığı’nın daveti ile ilgili bilgilendirildi. Yazılı basından günebakış gazetesi olarak 4 arkadaşla katıldık. Ben, arkadaşlarımız Aydın Gelleci, Enis Yıldırım ve Alihan Telatar. İlkhaber gazetesi Gökhan Saral ve Tekin Atay’la iştirak ederken Taka gazetesi Yusuf Turgut’u görevlendirdi.

Toplantının açılış konuşmasını Anadolu Yayıncılar Derneği Genel Başkanı Sinan Burhan yaptı. Daha çok görsel medyanın sorunlarını dile getirdi. Uydu kirasının yüksek oluşu, telif hakları konusu ve son olarak da görsel basının resmi ilanlardan yararlandırılmasını konularını talep etti. Belli ki zor durumda olan görsel medyanın mensupları bu talepleri alkışlarla destekledi.
Kürsüye ikinci olarak Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş geldi. Usta hitabet tarzı, ikna edici vizyonist konuşmasıyla davete icabet eden basın mensuplarına teşekkür etti. Daha sonra talep edilen her üç konuya da eğileceklerini söyledi. Kurtulmuş, Türkiye’nin içinde bulunduğu durumu, Anadolu Basınının ülke ve millet olarak önemini vurguladıktan sonra Avrupa Birliği’nin sahteci yüzünü eleştirdi. 16 Nisan Referandumunun bir dönüm noktası olacağını kaydederek yerel medyanın sorumluluk üstlenmesi gerektiğini dile getirdi.

Kürsüye son olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan davet edildi. Cumhurbaşkanı kürsüye çıkarken salon ayağa kalkarak alkışlamaya başladı. Cumhurbaşkanı kürsüdeki yerini aldıktan sonra da alkışlar kesilmedi. Ayakta alkış şiddetlenerek devam etti. Cumhurbaşkanı’nın elleriyle ‘Yeter’ işareti vermesine rağmen ayakta alkış yine kesilmedi. Şiddet tonu artarak sürünce Cumhurbaşkanı mikrofondan ‘Lütfen buyurun’ sözleriyle medya mensuplarının oturmasını istedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anadolu medyasının ülke ve millet için tarihten bugüne üstlendiği fonksiyonuna dikkat çekti. Toplantının başında üç sorun dile getiren Anadolu Yayıncılar Derneği’nin beklentilerine cevap verileceğini ifade etti.

İstanbul Büyükşehir Belediyesinden bu yana manşetlerle mücadele ederek geldiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, siyasi hayatında basının kendini hep birinci kuvvet yerine koyarak halk iradesine direnmesini örneklerle dile getirdi.  Nitekim Cumhurbaşkanı Erdoğan siyasi yürüyüşünde basını hep karşısında bulan bir siyasetçi. Özellikle merkez medya Cumhurbaşkanı’na öylesine çektirdi ki, bıraktığı izler her cümlesinin içinde gizliydi. Cumhurbaşkanı bunları dile getirirken ne kadar incindiğini kelimelerle ve vücut diliyle ifade etti.

Daha sonra hapisteki terörist gazetecilerle ilgili önemli ve ayrıntılı bilgiler verdi.

***

Cumhurbaşkanı’nın Anadolu Basını ile toplantısında iki noktada analiz yapmak istiyoruz. Birincisi: salonun Cumhurbaşkanına karşı gösterdiği sevgi tek kelimeyle muhteşemdi. Sayın Cumhurbaşkanı ise konuşmasında daha çok yazılı basın üzerinden örneklemeler yaptı. Halbuki salonun kahır ekseriyeti Anadolu’daki yerel televizyonculardı. Bizim gibi yazılı basın mensubu son derece azdı. Gelmek istediğimiz nokta şurası; böyle bir toplantıyı yazılı basın mensuplarının üyesi olduğu Gazeteciler Federasyonu da gerçekleştirebilir mi? Türkiye’de yazılı medyanın iki federasyon var. Ve üstelik Basın İlan Kurumu üzerinden her ikisi de destekleniyor. Hatta şunu söyleyebiliriz; BİK Genel Müdürlüğü ödeneklerini kesse bu federasyonlar ayakta duramaz. Gelmek istediğimiz nokta şurası; Evet Anadolu’daki görsel medya Tayyip Bey’in arkasında. Ülke ve millet meselelerine bakışı siyasi değil gerçekçi. Aynısını yazılı medya için söyleyemiyoruz. Bizim de içinde bulunduğumuz yazılı medyanın bir federasyon toplantısına katılmıştık. Orada tanıklık ettik ki, Tayyip Bey ve icraatları adeta düşmanca bakış ve tezahürlere kurban ediliyor. Bunu görmek için geçmişe gitmeye gerek yok. İddia ediyoruz, Gazeteciler Federasyonlarının iki yada üç yılda bir yapılan toplantılarına gidin ve izleyin. Bu tabloyu göreceksiniz. Yazılı medyanın geçmişi görsel medya ile örtüşmüyor. Çok eskiye dayanıyor. Ve yazılı medya büyük oranda sol ideolojinin elinde adeta esiri olmuş. Üstelik marjinalleşmiş bir konumda. Dün Külliyede Tayyip Bey’i dinlerken ve salonu gözlemlerken işte bu ayrımı seyrettik. Türkiye’de görsel medya ile yazılı medyanın genlerinin ne kadar farklı olduğunu izledik. 2000’lerde kurulup gelişen görsel medya daha çok yeni nesilden oluşuyor. Daha çok 78 kuşağı… Yazılı basının temsil ettiği 68 kuşağı ise daha farklı. Birinde Erdoğan ayakta alkışlanırken, diğerinde Erdoğan’ın adından nefret ediliyor.

***

Dünkü toplantıdan not etmek istediğimiz ikinci husus ise; yazılı basına verilen resmi ilanlara görsel basının da talip olması. Gerek Başbakan Yardımcısı Sayın Numan Kurtulmuş ve gerekse Sayın Cumhurbaşkanı televizyonlar için de düzenleme sözü verdi. Toplantı bittiğinde Numan Bey’in yanına giderek, ‘Şayet bir düzenleme yapacaksanız toplantılara yazılı medyayı da davet etmelisiniz, aksi takdirde ülke çapında büyük bir kaos oluşur. Ve yerel medya geliştirilmek istenirken bitirilebilir.” endişemizi ilettik. Dikkat edeceklerini söylediler.

İnşallah Anadolu medyasını kaosa sürüklemeyen bir orta yol bulunur.