Warning: getimagesize(/home/gunebakiscom/public_html/images/banner/aaa.jpg): failed to open stream: No such file or directory in /home/gunebakiscom/public_html/amp/functions.php on line 0
Suriye politikası, Kurtulmuş ve aydınlarımız…

Suriye politikası, Kurtulmuş ve aydınlarımız…

15 yıllık AK Parti iktidarının en yumuşak karnı artık Suriye politikasıdır. Kendi içinde tartışma yaratabilecek dinamikleri içinde barındıran Suriye politikası belki de gelecekte önemli ayrışmalar için milât oluşturacaktır.

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş’un bu bağlamda yaptığı kişisel tespitine gösterilen tepkilerden biz bunu çıkardık: “SURİYE POLİTİKASI BAŞTAN YANLIŞTI…”

Bu sütunun yazarı en başından beri Suriye politikasının bir zaruretten ve ilkesellikten kaynaklandığına inananlardan biridir. Suriyelilerin özgür iradelerine ve iktidar için mecbur kaldıkları ayaklanmaya Türkiye karşı çıkamazdı. “Bana ne!” deyip sırtına da dönemezdi. Özellikle “Hama”, “Humus” katliamlarını gözü yaşlı okuyup Hasan El Benna’nın mücadelesini ibret vesikası olarak ezberleyen bir nesil,  Suriye halk ayaklanmasını görmezden gelemezdi. Görmezden gelmedi. Bugün geriye dönüp baktığımızda zalim bir diktatörün katlettiği 200 bin şehit milyonlarca aç ve göç… Yakılıp yıkılan bir ülke… En başında destek verdiğimiz halk iradesi başarılı olamadıysa “Bir yerde yanlış yapıldı” demektir.

Suriye’de iç savaşın ne anlama geldiğini biz dışarıdan izleyenler yeterince kavrayamayabiliriz. Biz hissî davranıp halktan yana tavır koyabiliriz. Lâkin devleti yönetenler bizim gibi bakamaz. Her ihtimali düşünmek ve ona göre karar vermek zorundadır. Demek ki bir yerde yanlış yapılmıştır.  Evet, böyle bir tabloda ortaya çıkmıştır ki baştan yanlış yapılmıştır.

***

Tarihe baktığımızda Şam orduları hiç yenilgi tatmamış bir ordudur. Tarihe baktığımızda Suriye Arap dünyasının en önemli kapısıdır. Tarihe baktığımızda Suriye’de etkili olan güç Arap dünyasını da etkiler. Türkiye olarak biz sanki hiç analiz yapmadan ve ABD’nin de gizli planlarını anlayamadan en baştan yanlış bir Suriye politikası oluşturduk. Esasta etkimiz olmasa da usulde yanlış yaptık. Şimdi bu yanlışı konuşmayacak mıyız? Savaşın iki galibi Rusya ve ABD… Öyleyse biz nerede yanlış yaptık? ABD’nin amacı Suriye’de bir üs oluşturmak idiyse amacına ulaşmıştı. Bizi yarı yolda bıraktı. Üstelik orada ortaya çıkan durumu aleyhimize çevirdi. Şimdi biz yola birlikte çıktığımız stratejik ortağımızın tuzağını konuşmayalım mı?

***

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş “Suriye politikası baştan yanlıştır.” ifadelerini ilk kez kullanmıyor. O dönemde HAS Parti Genel Başkanı olarak Trabzon’a geldiğinde benzer görüşleri seslendirmiş ve ABD ile iş birliğini hep eleştirmişti. Bu işten en çok İsrail’in kârlı çıkacağını hep söylemişti.

Biz o basın toplantısında Sayın Kurtulmuş’a karşı çıkmıştık. Hatta “İsrail için Esat Müslüman Kardeşlerden daha mı fazla tehdittir?” sorusunu yönelttik. Kurtulmuş “Müslüman Kardeşlerin iktidarına izin vermezler.” cevabını vermiş ve sürecin en iyi döneminde bile böyle gitmeyeceğini söylemişti. Biz ise hep itiraz etmiştik. Bugün geldiğimiz noktada Numan Bey’i savunmak adına yazmıyoruz. Numan Bey’i savunmak bize düşmez. Böyle bir savunma refleksimiz de niyetmiz de  yok. (Zaten başbakan yardımcılığını başarılı bulmayanlardanız.) Lâkin doğru söyleyene ‘doğru’ diyeceğiz. Yanlış yapana, söyleyene de ‘yanlış’ diyeceğiz. Evet… Suriye politikası baştan yanlıştı ve yanlışa yanlış diyebilmeliyiz.

Mesele bir yanlışı söylerken kimin rahatsız olacağı meselesi değildir. Ahmet Davutoğlu veya başkaları… Önce Suriye politikasının baştan yanlış olduğunu kabul edeceğiz. Farklı görüşlere tahammül edeceğiz. Yoksa derin ayrışmalarla yüzleşiriz.

***

Bizi şaşırtanlardan biri de Sevgili Ahmet Taşgetiren… Sorular sorup cevap arıyor. Cevabını Trabzon’dan vermek istiyoruz. Ve o sorulara Anadolu’nun her kentinden benzer cevaplar alabileceğini bilmesini istiyoruz.

Taşgetiren diyor ki: 1- Suriye politikasının neresi yanlıştı?

günebakış diyor ki: “ABD ile iş birliği hevesi ve hesapsız, kitapsız zafer beklentisi” yanlıştı. Bak hocam ortada kalıp adeta Rusya’ya sığındık.

Taşgetiren diyor ki: Meselâ ÖSO’nun desteklenmesi yanlış mıydı?

günebakış diyor ki: ÖSO’ya böyle destek yerine makuliyet tavsiye edilebilirdi. Tıpkı Mısır’da Müslüman Kardeşlere yaptığımız tavsiye gibi.

Taşgetiren diyor ki: Eğer yanlışsa şu anda Türkiye o işin neresini düzeltmektedir?

günebakış diyor ki: ÖSO’yu iktidar ortağı yaparak vaziyeti kurtarmak istiyoruz. Ta en başın bile gerisine düştük.

Taşgetiren diyor ki: Suriye’de süreç henüz bitmiş de sayılmaz. Şu an yürütülen politikanın doğruluğu da test edilmiş değildir.

 

günebakış diyor ki: Sahadaki mağlûbiyetin masada galibiyete dönüşmesini bekleyenlerden değiliz. Kötünün iyisine bile razıyız. Her şeyin Allah’tan olduğuna inananlardanız. Kaldı ki o politikanın önüne PYD-PKK terörünü getirdiği kısmına hiç değinmedik. Aydınımız yanlışların üzerini örterek topluma mesaj veremez. Hiçbir aydın yanlışları gizleyerek aydın vasfını sürdüremez. Her şey toplumun gözü önünde gelişti ve bugün Suriye üzerinden kuşatılır duruma düştük.