Warning: getimagesize(/home/gunebakiscom/public_html/images/banner/aaa.jpg): failed to open stream: No such file or directory in /home/gunebakiscom/public_html/amp/functions.php on line 0
Postmodern Haçlı seferiyle karşı karşıyayız

Postmodern Haçlı seferiyle karşı karşıyayız

ALMANYA’DA yaşayan Şalpazarlı bir hemşehrimiz ziyaretimize geldi. Sohbet, muhabetten sonra Meydan Parkı’nda şike protestosu için açlık eylemine oturmak istediğini söyledi. “CAS’ta şike davasının görüldüğü bu sıralar tam zamanı olduğunu düşünüyorum” dedi.

Eylem yerinin yanlış olduğunu belirterek; “Şayet açlık grevi yapacaksanız İsviçre’de CAS’ın önünde yapın. Tam sırası ve yeri” dedik. Cevabı, “PKK orada eyleme izin vermez” oldu. İsviçre’deki eylemde PKK’nın müdahalesinden çekinmek garibimize gitti. “Oralarda bize karşı yani Türklere karşı hem polis, hem gruplar PKK’lıları kullanıyorlar” dedi ve ekledi.. “Türkiye’de polis ve asker vuran her PKK’lıya sığınma hakkı veriyorlar. Ödül gibi bir şey. Güneydoğu’dan gelenlere yumuşak davranıyorlar. Bize karşı acımasızlar.”

Avrupa’nın ve ABD’nin bu ülkede önce GEZİ’yi, ardından 17/25 Aralık’ı, sonra 15 Temmuz’u ve son olarak Ekonomik Taarruz’u nasıl planladığını Avrupa’da yaşayan Türkler bizden daha iyi hissediyor. Hissetmek az gelir yaşıyorlar…

++++

Avrupa Birliği’nin, PKK’nın hendekler kazıp ilçeleri işgal etmeye kalkıştığı bir dönemde ‘Terörle Mücadele Yasası’nı değiştir’ demesi ve ‘Bu yasa değişmeden vize muafiyeti olmaz’ dayatması demokrasi talebiyle alakalı değildi. AB demokrasi önceliğinde samimi olsaydı 15 Temmuz  FETÖ darbesinde darbecilerin değil Türkiye’nin yanında olurdu. Askeri darbeyi destekledi ve bugün FETÖ’cüleri bağrına basıyor. AB, demokrasi maskesi altında Terörle Mücadele Yasası’nı değiştirterek PKK’nın önünü açmak istiyordu. PKK’nın hendek eylemlerinde yenilmesi AB’nin yenilgisiydi. Bu yenilgiye 15 Temmuz eklendi. Ardından bırakın silahlı PKK’lıları korumayı silahsızları da birer birer içeri alınınca AB çıldırdı. Frenleyemedikleri düşmanlıkları bundandı…

++++

Avrupa Birliği, AB üyesi olmayan iki ülkeye vize muafiyeti getiriyor. Gürcistan ve Ukrayna… Hani Türkiye’deki uygulamaları antidemokratik bulmuşlardı ya!... Daha demokrat (!) iki ülkeye vize muafiyeti getiriyorlar. AB’nin bu yaklaşımı bize yeniden ümmet olmanın şuurunu ve şükrünü hatırlattı.

“Onların dinine uymadıkça ne Yahudiler, ne Hristiyanlar senden razı olmazlar” (Bakara Suresi 120)

“Yahudileri ve Hristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirinin dostudur.” (Maide 51)

Ve rahmetli Erbakan’ı hatırladık. Hayırla yadederek…

“Bunlar Hristiyan kulübüdür” teşhisini 1970’lerde koymuştu.

++++++

Almanya Meclisi’nin Ermeni kararını hatırlayınız. Kararı savunan ve Türkiye’yi mahkum eden Türk kökenli Alman vekilleri nasıl da baş üstünde tutuyorlardı. Çünkü Türk vekiller de onlardan olmuşlardı. Alman olmadılar, başka şey oldular.

Türkiye aleyhinde olmayan Alman asıllı parlamenteri ise ilk seçimde dışlayıp tasfiye ettiler. Halbuki hem Almandı hem Hristiyan… Lakin Türkiye’ye düşman değildi!... Yani onlar gibi düşünmemesi bile yeterliydi. Düşmanlıktan beslenmeyenlerdendi.

+++

Türkiye bir büyüme ve yeniden var olma sürecine girmese… ABD ve AB’nin boyunduruğunu reddetmese bu gerçeklerle yüzleşmeyecektik. Lakin kontrol edemedikleri Türkiye karşısında gerçek yüzlerini gizleyemiyorlar.

Sürekli bir savaş halindeler ve düşmanlıktan besleniyorlar.

Mülteci Müslümansa istemiyorlar.

Türk ve Müslüman düşmanı PKK’ya kol kanat geriyorlar.

Darbe yapan, Müslüman kimlikli FETÖ de olsa destekliyorlar.

Türkiye’ye düşmanlık etmeyenler Hristiyan da olsa kabullenmiyorlar. Ancak ve ancak Türkiye ve Müslüman Türk düşmanlığını dostluk kabul ediyorlar.

 

 Post modern Haçlı seferleriyle karşı karşıyayız.