Warning: getimagesize(/home/gunebakiscom/public_html/images/banner/aaa.jpg): failed to open stream: No such file or directory in /home/gunebakiscom/public_html/amp/functions.php on line 0
Trabzonspor-CAS davası ve Mosturoğlu'nun aradığı samimiyet!..

Trabzonspor-CAS davası ve Mosturoğlu'nun aradığı samimiyet!..

FENERBAHÇELİ Şekip Mosturoğlu üstü kapatılan ve CAS’ta devam eden şike davasından rahatsız. Bu rahatsızlığıyla Trabzonspor’u samimiyetsizlikle suçlayabiliyor! Mosturoğlu’nun rahatsızlığına geçmeden önce sürecin doğru anlaşılabilmesi için mini bir değerlendirme yapacağız.

CAS’ta görülen bu dava muhtemelen 2 ay içinde sonuçlanacak. Lakin bu her şeyin bittiği anlamına gelmiyor. CAS’ın ele aldığı dava, şikenin varlığı veya yokluğu ile ilgili değil. Görülen davada gerek UEFA gerekse TFF şikeyi onayladı. UEFA da TFF de “Şike var.” diyor. Sorun, varlığını kabul ettikleri şikenin gereğini yerine getirmemeleri... Yönetmeliğinde yazılı;  kulübe ceza vermek, küme düşürmek, şampiyon takımın hakkını tescil etmek gibi hususların yerine getirilmemesi… Trabzonspor, UEFA’dan sonra CAS’a bunun için gitti. Ve Mosturoğlu, kesinleşen şikeyi hiç konuşmuyor.

***

Trabzonspor bu taleplerini önce TFF’ye iletti. TFF yerine getirmeyince UEFA’ya gitti. TFF “Ben birkaç kişiye ceza verdim.” diyerek şikenin üzerini örttü. UEFA ise “Ben ülkelerin federasyonlarına müdahale edemem. Ben şikenin gereği olarak Fenerbahçe’ye 3 yıl men cezası verdim.” diyerek geçiştirdi.

İşte CAS’a taşınan dava süreci böyle işledi. Trabzonspor, “Madem şike kesin. Şike yapan takım niçin ceza almadı? Şampiyon takım niçin hakkını alamadı? CAS adaleti sağlasın.” diye CAS’a gitti.

***

CAS, vereceği kararda, “UEFA, şampiyonu belirlemeye ve şike yapanı küme düşürmeye yetkili değildir.” de diyebilir. Trabzonspor avukatlarına göre böylesi bir ihtimal %50 gibidir. (Bilindiği gibi UEFA daha önce ‘Ben yapacağımı yaptım. Fenerbahçe’yi 3 yıl Avrupa’dan men ettim. Türk Federasyonunun vereceği kararlara müdahale hakkım yok.’ demişti.) Lakin, CAS’taki son duruşmada biri İsviçreli bir profesör olmak üzere 3 bilirkişiden alınan mütalaalarda UEFA’nın müdahaleye yetkili olduğu ancak bu yetkisini kullanmadığı ayrıntılarıyla anlatıldı. ŞEKİP Mosturoğlu’nun “Trabzonspor’un şahitleri dinlenmedi.” sözleri bu bilirkişiler dinlendiği için bir anlam ifade etmiyor. Mosturoğlu işte bu noktada gerçekte mosmor oldu.

CAS şayet bilirkişilere rağmen UEFA’nın yetkisizliği yönünde karar verirse konu bu kez FIFA’ya gidecek. Varlığı kesin olan şikenin gereklerinin yerine getirilmesi FIFA’dan istenecek. Bir diğer ifadeyle süreç 1-2 yıl daha bitmeyecek

***

Gelelim Mosturoğlu’nun şike gerçeğinden hiç bahsetmemesine... Mosturoğlu, Trabzonspor’u kendince şöyle eleştiriyor: “Trabzonspor’un CAS’a sunumunun içinde en önemli kısım. ‘Türkiye’de TFF ve Tahkim Kurulu bağımsız davranamıyor. Siyasi baskı altındadır ve bağımsız karar alamıyor. Aldığı kararları siyasi yönlendirmelerle alıyor.’ biçimindeki yaklaşımıdır. Tabii bu bize göre doğru değildir. Şayet Trabzonspor’un böyle bir iddiası varsa Türkiye’de de dillendirmesi gerekir. Çıkıp açıklamalarında ‘Siyasetin Federasyon ve kurulları üzerinde etkisi var.’ desin. O zaman biz de samimiler deriz.”

Trabzonspor’u 2010-11 sezonunda şampiyon yapan başkan Sadri Şener bunu bir iki kez dillendirdi. Ama hemen susturuldu. Şikeyi siyasetin örttüğü gerçeği üzerine onlarca makale ve bilmem kaç kitap yazıldı. Bütün Türkiye bu gerçeğe zaten inanıyor. Mosturoğlu’nun samimiyet aramasına gerek yok. Aziz Yıldırım’ı ve kendisini cezaevinden hangi iradenin çıkarttığını söylesin yeter. Tapeler delil sayılmaktan nasıl çıkartıldı? Söylesin yeter. Dileriz CAS bu gerçeklere dikkat eder.

***

Şike davası bu kentin ve camianın onur meselesiydi. Onuru rencide edildi. Hukuku önce FETÖ kendi pis çıkarlarına alet etti. Sonra tapeler delil sayılmayarak hukuk iğfal edildi. Adalet tersinden işlemeye başlayınca da bütün umut Avrupa mahkemelerine yöneldi.

Şike kesin olmasın­a rağmen gereği yerine getirilmedi. Hukuk güce boyun eğdi. Her yönüyle güçlü olan şikeci Fenerbahçe, ortaya yeterince güç koyamayan Trabzonspor’un hakkını gasbetti. Hakkını  sonuna kadar aramak Trabzonspor’un hakkı. Zira bugün düştüğü bu durumun müsebbipleri de hakkı teslim etmeyen veya engelleyenlerdir. Dileriz bizimkilerin sağlamadığı adaleti elin gâvuru sağlar. Sağlar da bu yara kapanır. Aksi hâlde şike yarası ömür boyu kapanmayan nesilden nesile aktarılan bir adalet yarası olarak kalacak. Şike bu kentte hiç unutulmayacak.